15 Temmuz Sol Edebiyatın Bitiş Tarihidir!

15 Temmuz Sol Edebiyatın Bitiş Tarihidir!
RÖPORTAJ: FATMA GÜLŞEN KOÇAK

Bu yıl sekizincisi düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük edebiyat organizasyonu olarak kabul edilen İstanbul Edebiyat Festivali’ni organize eden TYB İstanbul Başkanı Mahmut Bıyıklı ile Darbelerin edebiyatımıza yansımasını, Sol Edebiyatçıların 15 Temmuz’daki iki yüzlülüğünü, Aydın Doğan ekibi tarafından Diriliş Ertuğrul dizine yapılan saygısızlığı ve Kültürel iktidar meselesini konuştuk:

RÖPORTAJ: FATMA GÜLŞEN KOÇAK

8. İstanbul Edebiyat Festivali’nde Darbeler Ve Edebiyat temasını hangi saiklerle belirlediniz?

Her yıl Edebiyat Festivali’nde bir tema belirliyoruz. Aslında uzun bir hazırlık aşaması içerisinde farklı bir tema üzerinde çalışıyorduk. Lakin ülke olarak yaşadığımız meşum işgal girişimi sonrası Edebiyat ve Darbeler konusunu işlemeye karar verdik. Bugüne kadar darbeler üzerine bu kapsamda bir program olmadı. ‘Edebiyat ve Darbeler’ her yönüyle ele alınacak.

Yaklaşık 100 şair yazar ve akademisyenin  konuşmacı olarak katılacağı festivalde söyleşiler  müzik dinletileri, belgesel gösterimleri ve şiir akşamları imza günleri okuma atölyeleri sergiler ve film gösterimleri de yer alacak. Ayrıca festivalin son gününde düzenlenecek törenle Festival Özel Ödüllleri verilecek.

Festivalde kültürümüze sanatımıza hayatı boyunca katkıda bulunmuş olan kıymetli yazarımız Üstün İnanç Şeref Konuğu olarak katılacak

Edebiyatımızda darbeler yeteri kadar yer almış mı?

Edebiyatımız darbeleri yeterince konu edinmedi ne yazık ki. Türkiye’nin siyasî rejimi darbelerle sürekli kırılmaya uğradı.  1876’da Sultan Abdulaziz’e yapılan kanlı darbeden sonra, 2. Meclis’e yapılan gizli darbe, 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve nihayet 15 Temmuz kanlı darbeleri… Biz bu festivalde bir anlamda neden darbeler yeterince işlenmedi ya da işlenmiyor sorusunun cevabını da arayacağız. Günümüz Edebiyatçılarına büyük görevler düşüyor Yazar olmak sorumlu olmaktır. Milletlerin mücadelesinde şairler yazarlar hep en önde olmuş, yazdıklarıyla mücadeleleri anıtlaştırmışlardır. Türklerin mücadelesini Akif, Pakistan halkının mücadelesini İkbal, Hintlilerin kavgasını Tagore, Macar halkının mücadelesini Petöfi bayraklaştırmıştır.  Büyük milletlerin büyük edebiyatçıları vardır. Ve o büyük edebiyatçılar milletlere bir ruh bir heyecan bir şuur katar. Milet edebiyatı olan topluluktur.

Mesela Fetöcü katiller edebiyat ortamları oluşturamadılar içlerinden büyük edebiyatçılar çıkmadı. Sağdan soldan satın aldıkları kalemlerle varolmaya çalıştılar. Satılık kalemler beyinleri dumura uğramış zihnini ve kalbini kiraya vermiş yazarlarla bir çabaya girseler de asla bu millet üzerinde bir karşılık bulamadılar. Ve kaybettiler.

İslami kesim de darbeleri yeteri kadar işlemedi mi?

Toplumun tamamını etkileyen Darbelerin edebiyata aktarılması hususunda bu topraklarını değerlerini dert edinen edebiyatçılarımızın daha duyarlı olması gerekiyor. Maalesef edebiyatçılarımız sosyal meselelerde istenilen düzeyde üretimde bulunamıyor. 12 Eylül darbesinde sağ kesimin de büyük mağduriyetleri olmasına rağmen Darbenin edebiyatını Sol edebiyatçılar yapmışlar edebi değeri yüksek ürünler ortaya çıkarmışlardır.

Yine 28 Şubat Darbesi tamamen Müslümanlara inançlı insanlara yönelik bir darbe olmasına rağmen o dönemi hakkıyla bizim edebiyatçılarımız işleyememiştir. Kıymetli Cumhurbaşkanımızın sıkça tekrarladığı Afrika Atasözünü hatırlatmakta fayda var: Aslanlar kendi tarihlerini yazana kadar av hikayeleri hep avcıları övecektir. İnançlı Kalemler 12 Eylülü 28 Şubat’ı 15 Temmuz’u yazmazsa gelecek nesiller bu dönemleri avcılardan ya da avcıları destekleyen şakşakçılardan öğrenmek durumunda kalır. Bu sebeple edebiyatçılarımıza büyük sorumluluk düşmektedir.

Bakınız Gezi olayları gibi bir oyun kuruldu. Bu masum isteklerle yola çıkılmış gibi gösterilen kirli bir kalkışmaya millet olarak şahitlik ettik. Bu gezi oyunu üzerinde adamlar o kadar çok çalışma yaptılar ki. Onlarca farklı türlerde eserler ortaya koydular. Eğer bizim çocuklarımız Gezi olayları sürecini o eserlerden okurlar ya da izlerlerse aslanları değil avcıları haklı görecekler.

Sol Edebiyatçılar 15 Temmuz ve sonrası nasıl bir duruş sergilediler?

Sol Edebiyatçılar 15 Temmuz’da resmen çuvalladılar. Erdemli bir duruş sergileyemediler. Tayyip Erdoğan hakikati karşısındaki eziklik kompleksiyle milletin iradesini canıyla korumaya çalışan Bir Cumhurbaşkanının yanında asil bir duruş sergilemeleri gerekirken Erdoğan düşmanlığı nedeniyle tanklara neredeyse selam durdular. Çıkarmış oldukları dergilerde darbecileri lanetlemek yerine darbe sonrası süreçte oluşan OHAL’i eleştirerek ucuz özgürlükçü rollerini kaybetmeme çabasına girdiler. 15 Temmuz Sol Edebiyatın bitiş tarihidir. Bu ülke üzerine bu millet üzerine kalem oynatma haklarını darbeye karşı gelemeyerek kaybetmişlerdir. Solcuların da Kemalistlerin de artık bu topraklar üzerinde söz söyleme durumları kalmamıştır.

Diriliş Ertuğrul dizisine ödül töreninde yapılan saygısızlıkla ilgili ne dersiniz? Kültürel iktidar hala onlarda mı?

Bu milletin inançlarına düşman ülkesini yaşanmaz bulan, sevmeyen, ilk fırsatta kendi vatanını kompleks yaşadıkları ve hayranlık duydukları batılı ülkelere şikayet eden, Halkı kendilerine hizmet etmesi gerek aşağılık insanımsılar olarak gören kesimler var.

Kendi oyuyla bir çobanın oyunun bir olamayacağına inanan seçkinci, sorunlu, ideolojik saplantılı hegomonik bu kesimler son 15 yılda bütün iktidar alanlarını kaybedip hor gördükleri kesimlere teslim etmek zorunda kaldılar. Ellerinde kalan son iktidar alanları olan Kültürel iktidarı da kaybetmek istemiyorlar. Diriliş Ertuğrul dizine karşı giriştikleri çirkin tutum bunun bir göstergesidir. Hem kalitenin önünde boyun eğip ödül vermek zorunda kalmışlar hem de dizinin ve yapımcılarını sahip oldukları değerlerden dolayı dışlamaya çalışmak çabasına girmişlerdir. 90 yıldan beri baskıyla zulümle unutturmaya çalıştıkları Osmanlının gürül gürül canlanmasından korkuya kapılıp çıldırmışlardır. Ama yenildiler ve artık hep yenilecekler. Kültürel iktidarlarını da devireceğiz. Gözü olana gün ışımıştır.

15 Temmuz bize neyi tam olarak öğretti?

15 Temmuz birçok konuda bize öğretmenlik yaptı. Hepimiz için bir dönüm noktası oldu. Bir milletin yeniden dirilişinin, kendine gelişinin tarihi olarak kayıtlara geçecek. Şerden de hayır doğuran Rabbimiz bize, bir silkinme imkânı daha sundu. Kahramanları hiçbir zaman eksik olmamış bu aziz milletin bundan sonra da kahramansız kalmayacağını göstermiş oldu.

Kahramanların ve kahramanlıkların Malazgirt'te, Çanakkale'de diğer meydan muharebelerinde donup kalmadığını vatan millet memleket aşkının her asırda devam ettiğini bu aziz millet bir kere daha ortaya koydu. 15 Temmuz tarihimize şanlı bir destan olarak kaydedilmiştir. Bu işgal girişiminden bizler çok ders çıkardık.  Ders çıkarmakla birlikte unutulmaz dersler de verdik. Menderesi darağacında astıranlar Turgut Özal'a kan kusturanlar, Erbakan'ı konuşmadan susturanlar yine bir kurban istediler. Onlara yeni bir kurban vermeyeceğimizi net bir şekilde göstermiş olduk. 15 Temmuz ruhu şunu gösterdi ki bu milleti asla köleleştiremeyecekler.  Bu aziz milleti yenemeyecekler. Bu devlete asla diz çöktüremeyecekler.

TYB olarak siz o süreçte neler yaptınız?

Biz, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi olarak 15 Temmuz sonrasında kısa süre içerisinde Şahitlik Bildirisi yayınlayarak darbecilere karşı milletimizin yanında olduğumuzu dosta düşmana ilan ettik. Şahitlik Bildirisi bin yazarın imzasıyla yayınlandı ve büyük yankı uyandırdı. Bu şahitliğin tarihe geçmesi, kayıtlara girmesi niyetiyle ve gelecek nesillerin bugünleri derli toplu okuması açısından elli yazarımızın yazısını kitaplaştırma kararı alarak şahitliğimizi ebedileştirdik. Meydanlardan Üniversitelere kadar her zeminde Fetullahçı katillere karşı eylem alanımızı genişleterek panel ve söyleşilere katıldık

Yeni Akit, 21 Kasım 2016 

Bu haber toplam 302 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim