• İstanbul 16 °C
  • Ankara 16 °C

2. Felsefe Şurası Başladı

2. Felsefe Şurası Başladı
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Türkiye Yazarlar Birliği ve Türk Felsefe Derneği iş birliğinde "Düşünce Geleneğimiz ve Günümüz Sosyal Bilimleri" başlığıyla 2'ncisi düzenlenen "Felsefe Şurası", AYBÜ'nün Esenboğa Külliyesi'nde başladı.

2 Kasım 2018 tarihinde başlayan ve iki gün sürecek şurada, akademisyenler, bilim adamları ve felsefe konusunda araştırma yapanlar bildirilerini sunacaklar.

Felsefe İlk İnsanla başlar

Şuranın açılış konuşmasını yapan Türk Felsefe Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Murtaza Korlaelçi, Felsefe nedir? Nerede başlar? Antik Yunan’da mı? Felsefenin menşei Yunan değil, ilk insandır. Antik Yunan bu halkanın bir parçasıdır. İnsan zihni felsefenin başladığı yerdir. İlk insan Peygamber olduğu için, felsefe dinin dışında değil içerisindedir. Kuran’da 1000’e yakın ayet var, 1 saat düşünmenin 60 yıl karşılığı var. Antik Yunan’ın ahlak filozofu Sokrates’in başarısı inandığı gibi yaşamaktır. Türkiye’de felsefe geleneğinde felsefenin asıl ağırlığı Fatih Sultan Mehmet dönemidir.” dedi.

45210346_2234160966616434_3352712073246146560_n.jpg

Disiplinler arasındaki mesafeler de kayboldu

TYB Genel Başkanı ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcısı  Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da yaptığı konuşmada, Bugün AYBÜ Felsefe Bölümü, TFD ve TYB iş birliği ile ilkini 2015’te başlattığımız Felsefe Şurası’nın ikincisini başlatıyoruz. Gelenekselleşen bir felsefe şurasını yapmayı düşündük, belli temalarda. Bizim bir düşünce geleneğimiz, ilim geleneğimiz var. Bir tarafta da modern disiplinler geleneği var. Bu ikisi arasında nasıl bir uzlaşım yapıyoruz, yapabiliyor muyuz? Tüm bunları konuşacağız.” diye konuştu.

Arıcan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne hakim olan modern disiplinlerin akışına bizde ayak uyduruyor muyuz? Disiplinler arasındaki mesafeler de kayboldu. Yapay zeka meselesi var, bu sadece teknik bir mesele mi, yoksa din ve ahlakın da ilgilenmesi gereken hakim olması gereken bir alan mı? Hadis, Fıkıh, Tefsir, bunlar otonom alanlar mı? Birbirinden bağımsız alanlar mı? Ezcümle belki de sonunda kendi yolumuzu, kendi düşüncemizi, teklifimizi önermemiz gerekecek. Bu şura çok önemli bir başlangıç, ülkemiz için hayırlı olacağına inanıyorum.”

TYB’nin 40.yılı dolayısıyla yurt içinde ve yurt dışında birçok faaliyet düzenlediklerini ifade eden Arıcan, tüm bu faaliyetleri geleceğe taşıma adına kitaplaştırdıklarını söyledi.

45182213_2234162723282925_5578091369840246784_n.jpg

 

 

Kendi dilimiz olmazsa, kendi felsefemiz de olmaz

Şûra’nın açılışında konuşan TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan üniversitelerimizde 60’tan fazla felsefe bölümü, yüzden fazla felsefe profesörü, 300 kadar da öğretim üyesi olduğunu, bu durumda felsefe alanında ciddi çalışmaların olması gerektiğini söyledi.

20'nci yüzyılın başında felsefe dili kurma, felsefe terminolojisi oluşturma çalışmalarının başladığını aktaran Mehmet Doğan, şöyle konuştu:

"Dün de galiba yıl dönümüydü, Türkiye harf inkılabı, sonra da dil devrimini yaşadı. Bu zihnimize ciddi bir müdahale anlamına geliyor. Bu müdahale aynı zamanda düşünceye müdahaledir. Sizin düşünce aletlerinizi elinizden alıyorlar ve yepyeni başka aletler veriyorlar, 'siz bununla düşünmelisiniz' diyorlar ve birçok kelime de bu arada kayboluyor."

Yirminci yüzyılın başında felsefe terimleri encümeninde bulunan Babanzada Ahmed Naim Efendi “Bir felsefe geleneğimiz olmasa idi, yeni terimler yapmak kolay olurdu” demişti. O zamanki Encümen geleneği sürdüren bir terminoloji oluşturmaya çalışmıştı. Gramer ve felsefe terimlerinin oluşturulmasına ilişkin 1940’larda yürütülen çalışmalarda tersi yapıldı. Bugün ekseriyetle bu tepeden inme yapılan terimler kullanılıyor.

Doğan, bir sonraki Felsefe Şurası'nda terim meselesinin, dil konusunun özellikle ele alınması gerektiğini kaydetti.

Üniversitelerde fen bilimleri alanında artık sadece Latince terminolojinin kullanıldığına ve sosyal bilimlerin de geçiş aşamasında olduğuna dikkati çeken Dr. Mehmet Doğan, "Terminoloji meselesi önemlidir. Eğer kendi felsefe dilimiz, terminolojimiz olmazsa, kendi felsefemiz de olmaz." diye konuştu.

45170172_2234171479948716_6213404070430900224_o.jpg

Olaylara Milli Bir Bakış Açısıyla Bakmamız Gerekir

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Metin Doğan yaptığı konuşmada, üniversitelerinin olaylara milli bir bakış açısıyla bakabilme sorumluluğu ile kurulduğunu söyledi

Doğan, konuşmasında:  “Bizim böyle bir sorumluluğumuz olmalıydı. Kültürel geleneğimizde yüz yıllık bir boşluk var. Günümüzdeki bilim disiplinlerine kendi kültür geleneğimizle bir şeyler üretebilmeme gayesindeyiz. Milli kültürle yola çıkan bir felsefe bilim politikası haline gelmesi gerekiyor.” dedi.

45198391_2234177173281480_1625140351209570304_n.jpg

Müslümanların kaybolan farzı, düşünce ibadetidir.

Diyanet İşleri  eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de yaptığı konuşmada, İlahiyatın felsefesiz olmayacağını, ama felsefenin de  ilahiyatız olamayacağını söyledi.

Görmez, "Akıl, tefekkür, düşünce her yerde bize lazım. İslam dünyasında 'kaybolan farzımız' diye pek çok kitap yazılıyor. Bence biz Müslümanların en kaybolan farzı, düşünce ibadetidir. Düşünmek ibadetidir. Tefekkür etme ibadetidir." şeklinde konuştu.

"İlahiyat felsefesiz olmaz ama felsefe ilahiyatız olur mu?" diye soran Görmez, ilahiyata vakıf olmanın, tüm bu unsurları bir bütün olarak ele almanın son derece önemli olduğunu söyledi.

Konuşmalardan sonra şuranın açılış oturumu başladı.

45235658_2234367666595764_8198037569477279744_n.jpg

Prof. Dr. Mehmet Görmez’in başkanlığını yaptığı oturumda, Prof. Arif Ersoy: “Düşünce Geleneğimizin Dayandığı Dünya Görüşü: Farklılıkta Birliğin Fikri temelleri”, Prof. Dr. Ahmet İnam: “Gelen İz” ve Prof. Dr. Mehmet S. Aydı da “ Niçin Fazilet Ahlâkı” konularında bildiri sundular.

Öğleden sonra yapılacak iki oturumla şura devam edecek.

3 Kasım 2018 tarihinde yapılacak oturumlar ise Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin Etlik Doğu Yerleşkesi Menekşe salonunda devam edecek.

Şuraya, Sakarya Milletvekili Mustafa İsen, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Metin Doğan, Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Türk Felsefe Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Murtaza Korlaelçi, TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, TYB Genel Başkanı ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Genel Sekreter Muhammet Enes Kala, TYB Vakfı 2. Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, başkan danışmanı Ferhat Koç, yönetim kurulu üyeleri Hacı Mahmut Erdemir, Yunus Emre Aydınbaş ve çok sayıda öğrenci katıldı.

45265684_2234161033283094_4020779959667654656_n.jpg

Bu haber toplam 341 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim