40 yılın hatrı, 40 yılın değişimi, 40 yılın kitabı

40 yılın hatrı, 40 yılın değişimi, 40 yılın kitabı
Son birkaç senede İstanbul’un dört bir yanını saran yeni yeni kahveciler, incelenmeye değer bir olgu olarak karşımızda duruyor. Mehmet Erken kahvenin serencamına, kültürüne ve literatürüne dair yazdı.

Son birkaç senede İstanbul’un dört bir yanını saran yeni yeni kahveciler, incelenmeye değer bir olgu olarak karşımızda duruyor. Bu vesile ile kahvenin serencamına, kültürüne ve literatürüne dair bir şeyler söylemek iyi olur diye düşündük.

Türkiye’de kahvenin içerdiği manalar ve hatta genel olarak içecek kültürümüz, son 50 senede inanılmaz bir hızla değişti ve dönüştü. Fakat bugün kitap dünyası üzerinden bir bakış attığımızda edindiğimiz tek intiba; yüzyıllardır süren köklü bir geleneğin, bugün de aynen sürdüğü yönünde.

Türk kahvesi artık geçmiştekinden farklı bir mana taşıyor

1950’li yıllarda ne içersiniz sorusunun vazgeçilmez cevabı idi kahve. Bugün Türklük ile eşdeğer kabul edilen çay, o denli yaygınlaşmamıştı. Kahve dediğimiz de, bildiğimiz, cezveyle pişirilen ve bugün Türk kahvesi diye andığımız içecek...

1960’larda Yunanistan ile Türkiye'nin geriliminin artması, 70’lerde ise kopma noktasına gelmesi, ortak bir kültürü paylaştığımız Yunanlılar ile paylaştığımız ortak kültürel öğeler noktasında geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Osmanlı coğrafyasının tamamında kahve yahut Türk kahvesi diye anılan kahve, 1970’lerden itibaren Türklüğün, Rumluğun, Araplığın yoğun milliyetçi duygular taşıyan formlarının yerleşmesi ile beraber bir değişim geçirmeye başladı. Yunan kahvesi, Boşnak kahvesi, Arap kahvesi, vs. bu dönemde yavaş yavaş dillenir oldu. E haliyle “Türk kahvesi” de kendine hatrı sayılır bir yer, geçmişten de başka bir mana ediniverdi.

1980’lere kadar süren ithalatın zorlu duvarları, 24 Ocak kararları ile yıkılıp darbe ile tarumar edilince, hazır kahve diye bildiğimiz ürünler de ilk gelen ürünler oldu. Geçmişte insanlar tarafından bilinen fakat kullanımı yaygınlaşmamış bu içecek, 5-10 sene içinde, yoğun reklam ve pazarlama ile piyasada anında kendine bir yer edindi.

90’ların kahvelerden cafelere geçişe zemin hazırlayan sakin günleri, 2000’lerin başlarında, kahveleri ve kahvehaneleri Türkiye gündemine tekrardan getirdi. Kahveler cafe oldu, hatta coffee oluvermeye başladı. Her köşe başında açılan zincir kahveler insanların kahveden anladıkları şeyi hızlıca değiştirmeye başladı. Tabi ki bu hızda, insanların gündelik yaşamının da hızla değişmesinin etkisi vardır. İlk örneğini 90’ların başında gördüğümüz AVM’lerin 2000’lerde altın çağına girmesi ve sadece İstanbul’da 100’e yakın AVM açılması, her AVM'de birkaç tane zincir kahve mağazasının yer alması, insanların tüm hafta sonu aktivitelerini AVM'lere taş

Devamı: https://www.dunyabizim.com/polemik/40-yilin-hatri-40-yilin-degisimi-40-yilin-kitabi-h21348.html

Bu haber toplam 70 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim