Abdülkadir Özkan: Türkiye’yi dışlayan rapora karşı tavrımız ne olacak?

Abdülkadir Özkan: Türkiye’yi dışlayan rapora karşı tavrımız ne olacak?
Avrupa Parlamentosu Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren bir raporu 109’a karşı 370 oyla kabul etmiş, 143 parlamenter ise çekimser kalmış.
Bağlayıcılığı olmasa da söz konusu raporun kabul edilmiş olması AB ülkelerinin Türkiye’ye bakışını yansıtması bakımından önemlidir. Alınan kararın bağlayıcılığı yok diyerek böyle bir kararın alınmamış olduğu gibi hava estirmenin de anlaşılır bir yanı olmaz. Çünkü bu tür kararlar Avrupa Parlamentosu’ndan ilk defa geçmiyor. Kaldı ki, Türkiye’nin 60 yıla yakın bir süreden beri kapıda bekletiliyor olması ve bir türlü içeriye alınmasını istemedikleri de bilinmeyen bir husus değil. Diyebiliriz ki, AB’nin Türkiye’ye karşı tavrı çok net. Bu ise aramıza eşit şartlarda üye olarak giremezsiniz, anlamına geliyor. Bu tavırlarını sadece kapalı kapılar ardında dile getirmiyorlar, tüm uygulamaları bu yönde. Yani, son olarak müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporun kabul edilmesi bir ilk değil, son da olmayacak. Böyle olunca artık AB ülkelerinin ne düşündüğünü, ne yapmak istediklerini sorgulamanın da bir anlamı yok. Çünkü AB bir Hıristiyan Birliği olması hasebiyle Türkiye ile birlikte olmayı içlerine sindiremiyorlar. O zaman kesin tavır belirleme Türkiye’ye düşüyor. Zaman zaman Türkiye aleyhine alınan kararlar ve uygulamalar sebebiyle sert açıklamalar yapıyor olmak gerçekçi bir yaklaşım olmaktan çok uzak.
 
Netice itibariyle aslında AB ile müzakerelerin askıya alınması ya da kesilmesi gerektiği kararını alma durumunda olan Avrupa Parlamentosu değil, Türkiye’dir. Ne var ki, geçen bunca zamana rağmen Türkiye böyle bir karar almadı, almaya yanaşmadı ya da alamadı. Nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin AB’nin bunca dışlamasına rağmen kapıda beklemeyi içimize sindiriyor olmamızın sebebinin topluma açıklanması gerekiyor. Çünkü o kapıda beklemekte ısrar edişimiz ülkemizi arsız âşık pozisyonuna düşürüyor. Bu ise sağlıklı bir yaklaşım değildir. İstenmeyen yerde durmakta ısrar etmek en azından bizim kültürel değerlerimiz açısından doğru değildir.
Bu haber toplam 46 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim