Ah Alyazmalı Aybüke Ah!...

Namık Açıkgöz

PKK teröristleri bundan önce 145 öğretmen şehit etmişlerdi; 9 Haziran 2017 Cuma günü öğleden sonra Batman’ın Kozluk ilçesinde PKK kurşunlarıyla şehit olan Şenay Aybüke Yalçın, 146. şehit öğretmen oldu.

Aybüke 23 yaşındaydı…

Ekim 2016’da tayini çıkınca “Öğretmen oldum ben” diyerek paylaşmıştı bu heyecanını…

Batman’ın Kozluk ilçesine atanmasıyla ilgili zerrece bir yakınma ve kahır yok paylaşımında…. Yazdıklarında “Ben niye büyük şehirlere ve terörden uzak yerlere tayin edilmedim?” diye düşünmenin zerrece izi yok!... 

O zorlukları, olumsuzlukları ve güçlükleri hiç düşünmeden 8 ay önce Kozluk’a koşa koşa gelmişti….

Müzik öğretmeniydi….

Kozluk’a ezgi, ezgi, ses ses gelmişti!...

Öğretmen olmuştu ve ışık ışık gelmişti!...

Yüreğinde meslek aşkı, aşk aşk gelmişti!...

Dudağında türküler, türkü türkü gelmişti!....

Heyecanlarının ve aşkının en büyük parçası olan öğrencilerine karnesini verme sevincinden hemen sonra, PKK’nın Belediye Başkanına yaptığı saldırı esnasında, isabet eden bir kurşunla yaralandı ve kaldırıldığı hastanede, sinesi, başındaki al yazmanın ve yüreğindeki al bayrağın rengine büründü.

Yazması aldı!...

Sinesi aldı!....

Bayrağı aldı!...

23 yaşında şehit oldu,

Ondan geriye türküler kaldı….

 

Mağusa limanı limandır liman

Beni vuranda yoktur din iman

 

diye söylediği Arap Ali ağıdı, şimdi onun ağıdı olmuştu ve onu vuranlarda da gerçekten ne din iman vardı, ne de insanlık!...

Yazması bayraktı, yüreği bayraktı, kendi de bayrak oldu

Onu şimdi bayrağımızla örttük….

Başındaki al yazması, tabut örtüsü oldu…

Yurdun dört bir yanından Fatihalarla örttük….

 

Çok güzel söylediği Arap Ali ağıdının bir yerini Aybüke’ye göre yeniden yazdı tarih:

 

Okulumdan çıktım yan basa basa

Hastaneye vardım kan kusa kusa

 

Çok tatlı bir şekilde söylediği,

 

                                   Pencereden bir kuş uçtu

                                   Yandı yürek tutuştu

 

türküsündeki gibi, Aybüke pencereden uçan ve yürekleri yakıp tutuşturan bir kuştur artık.

Başındaki al yazması ile türkülerdeki al yazma, artık bayrak bayrak onunla anılacak.

 

                                   Al yazmamın oyası

                                   Alnıma vurdu boyası

 

türküsünü dinlerken, Aybüke, ezgi ezgi beynimizde olacak.

 

                                   Al yazmam dalda kaldı

                                   Gözlerim yolda kaldı

 

türküsünü söylerken, artık hep Aybüke’nin yolunu gözleyeceğiz.

 

                                   Al yazmamı düreyim

                                   Aç kapıyı gireyim

 

derken, hep toprağın koynuna emanet ettiğimiz Aybüke’mizi anacağız.

O şimdi şehitler tepesinde, önceki şehitlerle beraber…  Lütfen onu şirret yularlılarla mukayese bile etmeyin ve asla ikisini bir cümlede kullanmayın.

O al yazma kültürdür, tarihtir, gelenektir ve türküdür…

O bizim al bayrağımızın rengini taşıyan “al yazmalı”mızdır. Nasıl bayrağımız kendi gök kubbemizde tek başına ve hürse, Aybüke’miz de tek başına ve hürdür.

Lütfen pınar suyu ile lağım suyunu karıştırmayalım….

Aybüke’miz, artık Sadık bey ve Zehra hamının kızı değil, bütün vatanın evladıdır… Artık Aybüke vatandır, vatan Aybüke ve Aybükelerdir.

Bu yazı toplam 203 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim