Ahilik teşkilatından Müslüman burjuvaziye uzun ince bir yol

Ahilik teşkilatından Müslüman burjuvaziye uzun ince bir yol
26 Eylül’de gerçekleşen İstanbul depremi sonrasındaki tartışmalar ve Elazığ’da yaşanan deprem faciası sebebiyle imar, dikey-yatay yapılaşma gibi konulara ülkece kafa yoruyoruz.

Bu tartışmalarda ön plana çıkan önemli bir ayrım da var: Kent ve şehir.
Bu iki kavramın farkını sadece modernleşmeyle izah etmek mümkün mü? Kentin tarihi kapitalist dünya düzeniyle mi başladı? Bir beldeyi şehir ya da kent yapan özellikler nelerdir? Kent ve şehir kavramları hangi dünya tasavvurlarından besleniyor? Hangi kurumlar üzerinde yükseliyor? Kent ve şehrin iktidar, mülkiyet, hürriyet, hak ve adalet, sınıfsal yapılanma açısından farklılıkları nelerdir? Semih Akşeker’in Karakum Yayınlarından çıkan “Barbar Kentler Dost Şehirler” kitabı bu soruların cevaplarını doyurucu ve ikna edici bir şekilde veriyor.

Semih Akşeker kitabını kent-şehir ayrımı üzerine inşa etmiş. Bu ayrımın ne kadar keskin olduğunun anlaşılması adına kitaptan birkaç alıntı yapalım:
“Kent/uygarlık İslam dışıdır.”
“Müslümanlar İslam’dan çıkmadıkça kent/uygarlık inşa edemezler.”
“Müslümanlar kent/uygarlık içinde kaldığı müddetçe felaha erişemez.”

Bu haber toplam 98 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim