• İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Ahmet Varol: Sabra ve Şatilla katliamı

Ahmet Varol: Sabra ve Şatilla katliamı
Yarın yani 16 Eylül tarihi Beyrut’un güneyindeki Filistin mülteci kamplarından olan Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında gerçekleştirilen korkunç katliamın yıldönümüdür.
Sabra ve Şatilla katliamı siyonist İsrail askerlerinin 1982 yılında Lübnan’ı işgal ettikleri sırada gerçekleştirilmiştir. Katliam, İsrail kuvvetlerinin başkomutanı Ariel Şaron’un gözetimi ve koruması altında Lübnanlı hıristiyan Falanjist milisler tarafından gerçekleştirildi. İşgalci siyonist askerler 16 Eylül 1982 tarihinde Filistinli mültecilerin kaldığı Sabra ve Şatilla kamplarını buralarda ikamet edenlerin herhangi bir yere kaçmalarını önleyecek şekilde kuşatmaya aldılar. Arkasından Lübnanlı hıristiyan Falanjist milisler siyonist askerlerin gözetimi altında kamplara girerek büyük bir katliam gerçekleştirdiler. Lübnan hükümetinin açıklamasına göre bu katliamda toplam 991 kişi öldürüldü. Bunlardan sadece 328 kişinin kimliği tespit edilebildi.
 
Katliamın planlanması işi o zaman Lübnan’daki işgal güçlerinin başkomutanı olan Ariel Şaron tarafından gerçekleştirildi. Bu gerçek daha sonra katliam hakkında hazırlanan BM raporlarında da dile getirildi. O yüzden Ariel Şaron bu olaydan sonra “Beyrut kasabı” olarak adlandırıldı. Ancak siyonist işgal devleti onu daha sonra başbakanlık dâhil devletin en üst kademelerinde yetkili kıldı. Gerçekleştirdiği katliamdan dolayı da herhangi bir cezalandırmaya tabi tutmadı. Çünkü işgalcilerin zihniyetine göre o bu katliamı planlamakla ve organize etmekle aslında büyük bir kahramanlık gerçekleştirmişti. 
 
Lübnan’daki Falanjist milislerin liderlerinden olan ve Sabra - Şatilla katliamındaki sorumluluğundan dolayı ağır hapis cezası alan Eli Hubeyka, olayın arka planıyla ilgili gerçekleri açıklayacağını ifade etmesi üzerine Mossad ajanları tarafından öldürüldü. 
 
Sabra ve Şatilla katliamından sonra Beyrut’u birçok kez ziyaret ettim. Bunların bazılarında katliamın gerçekleştirildiği yerleri de ziyaret etme fırsatı buldum. Bu ziyaretlerimden birinde bütün aile efradı katliamda öldürülmüş bir zatla tanıştım. Kendisi sabah erken saatte yiyecek bir şeyler satın almak için kamptan dışarı çıkmış. Döndüğünde kampı kuşatmaya alanlar içeri girmesine müsaade etmemişler. Sonra içeri girme imkânı bulduğunda eşinin ve bütün çocuklarının korkunç bir şekilde öldürülmüş halde cesetleriyle karşılaşmış. Bu manzara onu çok müthiş bir şekilde etkilemişti ve sürekli aile efradının öldürüldüğü yere giderek bekliyordu. Aradan yıllar geçmesine rağmen görmüş olduğu korkunç manzaranın tesirinden kurtulamamıştı. 
Bu haber toplam 52 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim