• İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

Akif Emre’nin Adamları Kimlerdi?

Akif Emre’nin Adamları Kimlerdi?
Geçtiğimiz günlerde Kayseri'de düzenlenen ''Akif Emre & Zaman-Mekân-Düşünce'' sempozyumunda Hüseyin Su, Dursun Çiçek, Mustafa Şahin, Hasanali Yıldırım, Yücel Bulut, Alev Erkilet, Semih Kaplanoğlu ve Faruk Karaarslan konuştu.

Fatih Pala etkinlikten notlarını aktarıyor. 

23 Mayıs 2017 Salı… Türkiyeli Müslümanların içinde özüyle, sözüyle, düşünceleri ve duruşuyla farklı bir yer bulan Akif Emre; tam 60 yaşının sınırları içerisindeyken kalbinin azizliğine uğramasıyla hepimizin şüphesiz bir şekilde gideceği asıl yurdumuza bizden önce gidenlerden olmuştu.O kadar çok seveni, takdir ve takip edeni varmış ki Akif Emre’nin; bunu, çoğu kez ve çoğu kimsede olduğu gibi vefatının akabinde öğrendik. Sağlığında da sevildiğini bilirdik ama bu denli olduğunu vefatı öğretti bize.
 
Kayseri’deki kadirşinas dostları, aslında hiç unutmadılar da, vefatının birinci yılında, onu ciddi bir sempozyumla gündeme getirerek düşüncelerini, anlayışını ve duruşunu tekrar hatırlama yoluna gittiler. Bu saikle Kayseri Büyükşehir Belediyesi Strateji Araştırma Merkezi (BÜSAM) bünyesinde kültürel faaliyetler serdeden Şehir Akademi birimi, 26 Mayıs 2018 Cumartesi günü, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda söz konusu sempozyumu gerçekleştirdi. Akif Emre, BÜSAM’ın çabalarıyla çıkan aylık “Şehir” ve üç aylık “Düşünen Şehir” dergilerinin yayın danışmanı idi aynı zamanda. Kayseri için onu değerli kılan yalnızca Kayserili oluşu değildi tabi ki.
 
Ana başlığı “Akif Emre & Zaman-Mekân-Düşünce” olan sempozyumun konuşmacıları; İbrahim Çelik (nam-ı diğer Hüseyin Su), Dursun Çiçek, Mustafa Şahin, Hasanali Yıldırım, Yücel Bulut, Alev Erkilet, Semih Kaplanoğlu ve Faruk Karaarslan oldu.
 
İki oturum şeklinde dinleyenlerin istifadesine sunulan programın açılış konuşma görevi, BÜSAM genel koordinatörü Yusuf Yerli’de idi. Rahmetli Akif Emre’nin karşısındaki kişiye müthiş şekilde güven verdiğini söyleyen Yerli, bu güvenin oluşma sebebini ise şu cümleleriyle aktardı: “O, bir işi, düşünceyi önerirken, dile getirirken ya da eleştirirken, bir gizli gündemi bir yere kanalize etme uyanıklığının, bir çıkar elde etme aç gözlülüğünün olmadığından emin olmanın getirdiği bir itimat duygusundan olduğunu sanıyorum. O da bu konuda kendisinden emin olduğu için ki ‘kim ne der’, ‘kim küser’, ‘kim darılır’ endişesine kapılmadan ama nezaket ve şefkat ölçüleriyle sözünü söylemekten, tavrını izhar etmekten geri durmuyordu. İşte biz, Akif’in bu hesapsız, bu çıkarsız tavrına hayran olmuştuk.”
 
Bu haber toplam 247 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim