• İstanbul 28 °C
  • Ankara 29 °C

Alaattin Diker: Neo-Kozmopolitler kimler?

Alaattin Diker: Neo-Kozmopolitler kimler?
Açıkca belirtelim. Türkiye'de Aydınlanma meşalesini ilk taşıyanlar 'kozmopolit' aydınlardı. Şair Tevfik Fikret'i (1867-1915) bu yönüyle hemen hatırlatalım:

Alman müzik topluluğu Jeans Team, 'Otağ' isimli ünlü parçasında aynı cümleyi birkaç kez tekrarlar ancak onlar 'para' işine de karşı çıkar. Yalnızca vatan ve millet değil para gerçeğini de hayatlarından çıkarmak isterler. Günümüz 'kozmopolit' aydınlarının da vatansız ve milliyetsiz oldukları konusunda hiç şüphe yok! Ama herbirinin iyi bir işi ve dolgun bir kazancı olduğunu hepimiz biliyoruz! Özellikle sol eğilimli aydınların gözü Özal devrinde açıldı. Burjuva bir hayatın yeni müdavimleri olarak kariyer merdivenini hızla tırmandılar. Her muhafazakar iktidar onları baştacı etti. İsimlerini sırayla anmamız gerekmez; herbirini kamuoyu iyi tanıyor zaten. Tek alamet-i farikaları her devrin adamı kalarak dünya nimetlerine doymuş olmalarıdır...

Psikolog Carlo Strenger "Şu Lanet Olası Liberal Elitler"(Mayıs 2019) kitabında bizden onları anlamamızı talep ediyor! Bu kitap bana Fransız sosyolog Didier Eribon'un 2016 yılında yayınlanan "Sılaya Dönüş" romanını hatırlattı nedense. Her iki eser de aynı konuyu ele alıyor: Nasıl oldu da işçi sınıfı, küçük insanlar, yani "avam" sol ve liberal fikirlerden uzaklaştı? İki yazar da aşağı yukarı aynı cevabı veriyor: Çünkü akademisyenler, sanatçılar, yazarlar ve gazeteciler havaya girdiler, kısaca "havas"ın burnu çok büyüdü...

Akademisyen Eribon, birgün kendini bu konuda sınamak ister ve Paris'i terk edip taşrada yaşayan annesinin yanına yerleşir. Kaleme aldığı gözlemler Fransa solunu adeta çılgına çevirir: Eribon'a göre; gururu kırılan işçi sınıfına artık sağcı partiler değer vermektedir. Ona göre; işçi sınıfı arasında kesin birşeyler olmuştu! Ama ne olmuştu? Sorun doğru algılanmış olsa da, çözüm bulmak hiçte öyle kolay değildi...

İki yazar birbirlerinden habersiz „anywhere“ ve „somewheres“ olarak tanımladıkları yeni oluşumlara dikkat çekiyor. Bu kavram çifti ilkin İngiliz sosyolog David Goodhart (The Road to Somewhere 2017) tarafından geliştirildi. Goodhart, "anywhere" küreselleşmenin gerçek kazananıdır ve yeryüzünün her yerinde kendini mutlu hisseder, diyordu. Onların karşısına şehirlerin kenar mahallesinden ya da ıssız taşradan gelen, dolayısıyla finans ve kültür merkezlerine uzak "somewheres" çıkmıştı bu kez. Bu topluluk ülkesine bağlı, geleneğe saygılıdır üstelik. Bu gelişmeyi yurtseverlerin küreselcilere, şehirlilerin köylülüğe karşı tepkisi olarak görenler bile çıktı.

Lakin popülizm çağında entelektüel, dünyanın gidişatı ile olan irtibatını neredeyse kesmiş gibidir. Trump ve Putin Batı'da ilerlemeci düşüncenin yeni krizini tetiklemiştir. Örneğin Fransa'da bir tarafta solcu aydınlar (Bohem + Burjuvazisomewheres, öbür tarafta sarı yelekliler, yani anywheres durmaktadır. Paris'in banliyölerine sıkışıp kalanlar aslında evlerini terk etmek istemiyorlardı ama yapamadılar çünkü ya baskı ya da umutsuzluk yüzünden metropole kaçtılar. Göç ise kozmopolit aydınların umursadıkları bir olay değildi.

Devamı: http://www.fikircografyasi.com/makale/neo-kozmopolitler-kimler

Bu haber toplam 90 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim