• İstanbul 23 °C
  • Ankara 16 °C

Ali Eyi, Türk Romanında Bir Köşe Taşı-Peyami Safa

Ali Eyi, Türk Romanında Bir Köşe Taşı-Peyami Safa

“türk romanı” diye bir yapıdan, bir binadan söz edeceksek eğer bunun en önemli taşlarından biri elbette ki peyami safa tarafından yerine konmuştur. zorlu bir hayat geçirmiş, mektebe gitmekten mahrum kalmış ama buna rağmen kendi kendine okumuş, her daim kendini geliştirmiş, hastalanmış ama hastalığı yüzünden ah vah etmemiş, hastalığını, azimli olmak için bir araç olarak kullanmış, küçük vücuduna kocaman gelen kafasıyla sayısı bilinmeyecek kadar çok yazı yazmış yazar, muharrir, mütefekkir.

peyami safa, batıyı her zaman sorun etmiş bir adamdır. ama bu sorunlaştırma, tu-kaka etmek, ötekileştirmek için değil bilakis anlamlandırabilmek ve batının doğru yaptığını düşündüğü şeyleri alıp, burada kendi özümüzle yoğurarak ona yeni bir soluk getirmek içindir. doğulu olduğunun idrakindedir. fakat doğulu olduğu için doğuyu yermekten kaçacak değildir. gerektiğinde batıyı över, gerektiğinde doğuyu yerer. doğru bildiğini söylemekten hiçbir zaman çekinmemiştir. bu sebeple de başı pek çok kez kalemi ve dili yüzünden belaya girmiştir.

peyami safa, 2 nisan 1899 tarihinde istanbul’un gedikpaşa semtinde dünyaya gelmiştir. asıl adı osman peyami safa’dır. bu isim ona, babasının da yakın dostu olan, dönemin önemli şairi tevfik fikret tarafından verilmiştir.[1]

peyami safa, edebi bir geçmişi bulunan bir aileden gelmekteydi. annesi server bedia hanım, babası şair-i mader-zad (anadan doğma şair) olarak bilenen ismail safa ve dedesi, şair trabzonlu mehmet behçet efendi’dir. aynı zamanda iki amcası ali kemal akyüz ve ahmet vefa da dönemin bilinen şairlerindendir. kardeşi ilhami safa da gazeteci ve yazardır.

sultan II. abdülhamit’e karşı sergilediği muhalif tutumlardan dolayı sivas’a sürülen ismail safa sürgün psikolojisi ve kızlarının erken yaşta ölümü sebebiyle sürgün edildikten yaklaşık bir yıl sonra hayata gözlerini yumar. iki yıl içersinde ailesinden üç ferdi yitiren server bedia hanım çareyi istanbul’a dönmekte bulur ve gedikpaşa’da küçük bir eve, iki oğluyla beraber yerleşir. peyami safa’nın 10 yaşına kadarki çocukluğu ise burada, gedikpaşa’da geçer.[2]

Devamı: http://www.izdiham.com/ali-eyi-turk-romaninda-bir-kose-tasi-peyami-safa/

Bu haber toplam 280 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Osmanlı Arşivi İslam’ın arşividir11 Eylül 2018 Salı 14:59
  • TYB Usta ve Genç Yazarları Buluşturdu11 Eylül 2018 Salı 09:38
  • Kağıt Üreten Lise Öğrencilerimiz De Var05 Eylül 2018 Çarşamba 13:43
  • Osmancık ve Tarık Buğra'nın roman anlayışı05 Eylül 2018 Çarşamba 13:40
  • İzdiham Akademi İzmir’de Eğitimlere Başlıyor03 Eylül 2018 Pazartesi 15:18
  • İsmail Kara için kim, ne demiş?03 Eylül 2018 Pazartesi 15:16
  • Cahit Zarifoğlu'nun roman çevirisi03 Eylül 2018 Pazartesi 13:30
  • Culpa in Contrahendo01 Eylül 2018 Cumartesi 14:52
  • Franz Kafka’nın Dönüşüm Adlı Eseri İzdiham Etiketiyle Yayımlandı01 Eylül 2018 Cumartesi 14:49
  • İbn Haldun ve tarih metodolojisi01 Eylül 2018 Cumartesi 14:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim