• İstanbul 17 °C
  • Ankara 16 °C

Alper Aksoy: Galip Erdem'in yüzdesi belirsiz ortaklığı

Alper Aksoy: Galip Erdem'in yüzdesi belirsiz ortaklığı
12 Eylül depreminin sonrasında her taraf enkaz yığınıydı: Kaçaklar, yakalananlar, mağdur aileler, işkenceler, ağlayan analar, kundaktaki çocuğuyla taze gelinler, ödenmeyen ev kiraları, akşam sofrasına alınamayan ekmekler, her tarafta diz boyu çaresizlik..

Galip Erdem Ağabey'i ilk tanıdığım 1970'den sonraki 10 yıl içinde onu hep bir kalem üstadı olarak görmüştüm. Yumuşak bakışlı, yumuşak sesli bir derviş edası vardı üstünde 13 Eylül'den itibaren başka bir Galip Erdem'in doğuşuna şahit olacaktık.

Kahramanlar zor günlerde ortaya çıkar.

Fikir hayatımızın karanlık dehlizlerini aydınlatan, yol haritamızı çizen Galip Ağabey yarım asırdır giymediği avukat cübbesini giyip Mamak duruşmalarının savunan adamı olarak çıktı ortaya. Bordo yakalı avukat cübbesi naif bedenini örttüğü için ilk görüşümde ne kadar heybetli görünmüştü gözüme...

O artık yazan adam değil savunan adamdı.

Avukatlık çabası onu ülkücülerin en acı çığlıklarının, en dayanılmaz maddi zorluklarının, çilenin, mağduriyetin toplandığı harman yerine atmıştı. Bu ise başka mes'uliyetler yükledi omuzuna; artık yavaş yavaş onu "Mamak Babası" yapacak hassasiyetler ruhunda uyanıyordu...Hayatının hiçbir döneminde paraya değer vermemiş Galip Ağabey mağduriyetlerin hallinin paradan geçtiğini fark edince elinde bir liste ile kapı kapı dolaşıp para toplama işine girmişti. Vejetaryen birinin günde iki öğün et yeme mecburiyeti gibi bir şeydi bu.

Bazı günler beni de çağırırdı, beraber gezerdik. Galip Ağabey'in önem vermediği nesneyi toplama anlarına tanıklık ettiğim o günlerde içten içe bir sıkıntı yaşadığını görürdüm. Bu sıkıntıya yıllardır katlandı.

Bir gün telefon etti Bahçeli'deki fakirhanesine çağırdı. Yel yepelek koşup gittim.

"Alper" dedi, "Kapı kapı dolaşıp Mamak için para toplamak yaralara merhem olmam açısından faydalı bir uğraş ama bazen anlık ihtiyaçlar oluyor. Buna bir çözüm bulmalıyım diye düşündüm ve bir karar aldım: Ticarete başlayacağım ve sen benim yüzdesi belirsiz ortağım olacaksın."

Şaşırmıştım... Galip Ağabey, ticaret, para, yüzdesi belirsiz ortaklık... Böyle bir ortaklığın sanırım dünyada başka örneği yoktu... Şaşkınlığımı söze dökmüştüm ister istemez.

"Ağabey, hayretler içindeyim! Siz ve ticaret?"

"Yapamaz mı zannettin? Beraber yapacağız ortak!..."

"Ortak" hitabı gönlümü gönendirmişti. Sonra yapacağımız işi anlatmaya başladı:

"Gazi Eğitimin kantinini alacağım. Vadesi, çeki senedi yok. Haftada bir uğrarım, 'kasayı aç Alper' derim... Mamak için ihtiyacım neyse onu alırım; bazen tamamını alırım, bazen yarısını... İşte bunun için yüzdesi belirsiz dedim ya..."

Galip Ağabey sözünün üstüne söz söylemeyeceğimi bilirdi. "Kabul ediyor musun?" diye sormadı o yüzden... Beraber bir taksiye atlayıp Gazi Üniversitesi Rektörü Kamil Turan'ın yanına vardık.

Devamı: http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2892/galip-erdemin-yuzdesi-belirsiz-ortakligi.html

Bu haber toplam 118 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim