• İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Altan Çetin: Kara Fatma-Nurettin Topçu Yahut İstiklalin İki Cephesi

Altan Çetin: Kara Fatma-Nurettin Topçu Yahut İstiklalin İki Cephesi

Nurettin Topçu, Büyük adam, eseriyle hayatını birleştiren adamdır, der. İstikamet üzerinde olarak tasavvurlarla eylemlerin birleştiği bir hayat, kavramının nesnesiyle mutabık olduğu hakiki bir çizgi, feragat, fedakârlık, izzet-i nefis ve haysiyet gibi kavramlarla birleşince vatanseverliğin abideleştiği manzaralar milliyetçiliğin gerçek mefhumu olarak bu büyük insanların hayatlarında karşımıza dikilir. Bu insanlar için vatan namus, devlet izzet, millet şereftir. Bu yolda, Alparslan Türkeş'in, Efendi Barutçu'dan naklen, Türk milletine hizmet edebilmek için hayatını feda edebilecek kadar cesur olmak yetmez, alçakça iftiralara, şeref ve haysiyetlere karşı işlenen suikastlere karşı da cesur ve dayanıklı olmak gerekir sözünü kavlen değil hayatıyla, şahsiyetiyle ateşlerin içinde geçerek gösterirler. İşte Erzurum'un kahraman iki evladı, Temmuz'da uçmaya varan, hayatlarıyla davalarının birleşimi birer mefkûre abidesi olan Kara Fatma lakaplı Üsteğmen Fatma Seher Hanım ve Nurettin Topçu bu Temmuz günlerinde aklımıza ve kalbimize irtihalleri vesilesiyle dokunuverdiler.

1888'de Erzurum'da dünyaya gelen Fatma Seher Hanım, Balkan Harbi yıllarında asker olan eşiyle Edirne'ye yerleşti. Sarkamış'ta eşi şehit olunca ilerleyen zamanda İstanbul'da görülür, Atatürk ile görüşerek iştirak ettiği Milli Mücadelede eli tetikte cephede savaşır. Yunan'a esir düşer, işkence görür. I. ve II. İnönü Muharebeleri'nden Dumlupınar Savaşı'na ve Sakarya Savaşı'na kadar pek çok muharebeye katılır.  Savaş bittikten sonra Fatma Seher'in gerçek vatanseverlerin çoğu gibi hikâyesi sessizliktir. Haysiyet duygusu onlara beklemeyi değil vermeyi ve ardına bile bakmadan vatan için yaşamayı öğretmiştir. Feragat, fedakârlık, ıstıraplarla şahsiyeti teşekkül eden bu kişileri vefasızlıklar, kadri kıymet bilinmemesi gibi arızalar asla sarsmaz. Vatan sağolsun sözü onların baş düsturudur. Savaşın sona ermesinden sonra İstanbul'a yerleşen Fatma Seher Hanım, devletin kendisine bağladığı maaşın tek bir kuruşuna bile dokunmadan Kızılay'a bağışlamasıyla bahsedilen şahsiyeti tarihe kazır; Vatanımın büyük kurtarıcısı Ebedi Şef'in layık olmadığım büyük iltifatı beni son derecede sevindirmişti. Esasen bütün emel ve arzumla yapmış olduğum hizmetten hiç bir menfaat beklemiyordum. Bu itibarla, taltif edilmiş olduğum rütbenin mukabilinde verilecek maaşımı Kızılay'a terk etmekle son vazifemi yaptım.", diyen kocaman bir ruhtur Kara Fatma. 1933'te bir zamanlar savaştığı Rusların manastırına fakir ve perişan halde düşmesi, orada zorluklar içinde çöpçülüğe razı halde kalmasından belki O itirazcı olmadı, belki kırıldı ama bu durum bizim milli ihmallerimizden biri! olarak tarihe de geçti. Fatma Seher, 2 Temmuz 1955'te 67 yaşında İstanbul Darülaceze'de hayata gözlerini yumdu. Milli Mücadelenin bu kahraman kadını bir vatansever olarak yaşadı ve öldü. Cephedeki harbi kazanan bu büyük kadının başka bir hemşerisi de yine karşılıksız sever bu vatanı ve cephelerde kazanılan zaferin kültür cephesindeki temsilcisi olarak ömrünü bu vatana sunar.

Devamı: http://www.yenisoz.com.tr/kara-fatma-nurettin-topcu-yahut-istiklalin-iki-cephesi-makale-40376

Bu haber toplam 100 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim