• İstanbul 32 °C
  • Ankara 29 °C

Anadolu irfanı galip gelecektir

Anadolu irfanı galip gelecektir
Prof. Kemal Sayar’a göre terör eylemlerinin asıl amacı toplumu ayrıştırmak, kutuplaştırmak.

Kanlı terör eylemleri toplum olarak psikolojimizi alt üst ediyor. Daha bir önceki saldırının yası bitmeden diğer bir saldırıyla sarsılıyoruz. İnciniyoruz, yıkılıyoruz, ümitsizliğe kapılıyoruz. Çoğu zaman da bizim gibi düşünmeyenleri suçlamaya, düşmanlaştırmaya, hatta linç etmeye başlıyoruz. Psikiyatrist Prof. Kemal Sayar buhran zamanlarında toplumun bu tepkileri vermesinin doğal ancak doğru olmadığını söylüyor. Bugün her zamankinden daha fazla birbirimize merhametle yaklaşmamız gerektiğini dile getiren Sayar, “Eğer bu toplumda iyilik kötülüğe galip gelmeseydi sokaklarda yürüyemez olurduk. Eğer bu toplumda iyiliğin sayısız hikayeleri olmasaydı bütün bu badirelere, zorluklara asla karşı koyamazdık. Anadolu irfanı hem yaşıyor hem yaşatıyor. Bu toprakların da en büyük sigortası odur” diyor.

İNSANLARDA KRONİK BİR ENDİŞE VAR

Bu linç kültürü nereden çıktı? Bu öfkenin kaynağı nedir?

Terör insanlarda kronik bir endişe ve belirsizlik duygusu yaratıyor. Terörün kaynağıyla insanlar birebir karşılaşmadıkları ve onunla yüzleşip öfkelerini gideremedikleri için, gözlerinin önünde olan ve toplumsal olarak hasım gördüklerini hedef haline getirebiliyorlar. Aslında terörün yapmak istediği tam da bu: İnsanların içindeki öfkeyi tetiklemek ve onu dizginlenemez bir taşkına dönüştürmek. Belirsizlik, umutsuzluk ve çaresizlik duygularından hareket ederek insanları birbirine düşman kılmak. İnsanlar bu belirsizlikle yaşamaktan çok bunaldıkları için öfkelerini, kızgınlıklarını birbirlerine boşaltarak rahatlamaya çalışıyor ama bu tabi ki çok yanlış bir yöntem. Öfke adalet talep ederse olumlu bir yönde dönüşüme yol açar ama 'ben adaletim' derse yakar, yıkar, yok eder. Linç kültürü görüldüğü yerde cezalandırılmalıdır. Öfkelendiğimiz için dünyayı değiştirmek isteriz. Öfke bizi kuvvetlendirir, bize bir ses ve güç verir. Ama yumruklarımızı birbirimize değil ortak düşmanımız olan teröre karşı sıkalım.

TEŞHİS FARKLI TEDAVİ AYNI

Terör saldırılarından sonra ortak bir dil oluşturamadığımızı görüyoruz. Birbirini suçlayan bir sürü taraf var. Topyekün bir tepki ortaya koyamıyoruz.

Buhran zamanlarında hepimiz taşlayacak bir şeytan ararız. Buhran zamanları insanların sıkıntılarının kaynağını cisimleşmiş bir halde görmek istedikleri zamanlardır. Parmakla göstereceğimiz bir düşman insanları rahatlattığı için, bir şeytan icat edilir ve taşlanır. Toplumun her kesimi bu tür buhran zamanlarında yaşanan gerginlikten ve endişeden etkilenir. Kolaylıkla bir söz, bir davranış insanların linç edilmesine yol açabilir. Linç psikolojisinde bir şuur yoktur zaten. Linç psikolojisinde kalabalıkların bir duygu etrafında sürüklenmeleri vardır. Orada akıl yoktur. Muhakeme yoktur. Rasyonalite yoktur. Bir barajın kapağının azıcık aralanması bile bir taşkına yol açabilir. Uygarlık dediğimiz şey de nihayetinde tahripkar duygularımızı denetleyebilmemizle ortaya çıkar. Türkiye'de toplumun her bir kesimi öteki kesim tarafından mağdur edildiği hissine kapılıyor. Bu çok tehlikeli bir şey. Bu da uzun uzun konuşmadan, birbirimizin yaralarına merhem olmaya çalışmadan iyileşmeyecek bir şey. Sessizlikle ve görmezden gelmekle, geçiştirilemeyecek bir şey. Savunmacı pozisyonlarımızdan çıkalım, kendi kusur ve hatalarımızla yüzleşelim. Özellikle güven endeksi düşük toplumlarda insanlar buhran zamanlarında şüphe adacıkları oluşturur. Her düşünce gettosu ötekine şüpheyle yaklaşmaya başlar. O zaman da paranoya, başat ruh iklimi olur çıkar.

 

Devamı için: http://www.yenisafak.com/gundem/anadolu-irfani-galip-gelecektir-2593231

Bu haber toplam 530 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim