Asım Gültekin ile Cafcaf Dergisi Üzerine Söyleşi

Asım Gültekin ile Cafcaf Dergisi Üzerine Söyleşi
Temiz mizah yapan dergi: Cafcaf Cafcaf Dergisi’nin doğuş  sürecini anlatır mısınız? Temiz mizah yapan bir dergi olsun istedik Biz Cafcaf'ı çıkarmadan önce dindar camia 10 yıldır hiç bir mizah dergisi çıkarmıyordu.

“Başka dergilerde yok muydu bu anlayış?” gibi bir soru akla gelebilir. Kimi çizerlerde bunu görebiliyorduk tek tük fakat genel olarak böyle bir anlayışı göremiyorduk. Ayrıca cinsellikle ilgili istismar had safhada zaten. O konuda da kaygısı olan bir anlayışla ortaya çıkmak gerekiyordu. Sizin sayfalarınızda cinsellik istismar ediliyor ama siz köşenizde hiç o işlere karışmıyorsunuz. Ben istismar etmiyorum ki, filan diyerek kendinizi kurtaramazsınız. Bir cinsel sömürü yapılıyorsa, onu bir şekilde engellemek, “Yahu kardeşim utanmıyor musun, yeter artık” diyebilmek lazım. Bunun Türk medyasında pek gösterilemediğini görüyoruz. Yani apaçık bir sapkınlık var ortada. Bununla mücadele etmeye bile gerek yok, bir şekilde etkisiz hale getirmek gerekir. Çünkü, ülke içerisinde genel bir ahlaki düşüşü getirecek bir şeydir bu duyarsızlık. Onu da yaşıyoruz zaten.

İşte tüm bunların idrakinde “temiz” mizah yapan bir dergi olsun istedik. Genç Dergi’nin 17. sayısına ek olarak başladık. Sonra 2009’un Aralık ayında Genç Dergi’den bağımsız aylık dergi olarak yola devam ettik.

İslami camianın mizaha bakışı hakkında ne düşünüyorsunuz, camiamızın mizah ile arası sizce nasıl?

Popüler kütür denen alanda hizmet veriyoruz

Mizahla aslında her insanın mutlaka alakası var. Mizahı herkes sever. Ama mizah dergiciliğiyle ilgili Türkiye’de çok fazla bir tecrübe görülmemiş. Ortaya çıkan mizah dergisi çabaları, karşılık bulmuş aslında. Ustura 10 bin dolayında bir satış yakalamıştı. Cıngar, Fit çok daha fazla satmıştı. Cafcaf’ın da 10 bine yakın bir satışı var. Bunlar az rakamlar değil. Hele hele birazcık daha insanımız haberdar olduktan sonra bunun iyice oturacağını düşünüyoruz. Bizim bir olumsuzluğumuz var, haftalık olmayışımız. Haftalıkta mizah dergisi iyice bağımlılık yapıyor. Popüler kültür denen alanda hizmet verdiğimizi biliyoruz. Hoşumuza gitmeyen bir şey ama çizerlerimizin binlerce hayranları var. Okuyucularımız bir yere bir söyleşi ya da programa gideceğimiz zaman yanımızda çok sevdiği çizerin de olmasını istiyor. Bunu özellikle rica ediyorlar. Artık çizerlerimizin hayranları tarafından oluşturulmuş hayran sayfaları filan var. Gençlerimizi Allah şaşırtacağına hayran etsin(!) Şaka bir yana, çocuklarımız, gençlerimiz, akıllı başlı insanlarla birlikte olsunlar, dillerini, kalplerini, gözlerini korusunlar. Dolayısıyla bir ilgi olduğunu rahatlıklar söyleyebilirim.

Cafcaf Dergisi sadece İslami kesime mi hitap ediyor? 

Zeki ve matrak insanların okuyacağı bir dergiyiz

İslam ile arasına bir kesim koyanlar, İslam ile arasını kesenlere de diyecek laflarımız oluyor elbet. Onlar alırlar veya almazlar, böyle bir derdimiz yok. Biz herkesin değil de daha çok zeki, matrak insanların okuyacağı tarz mizah yaparız… Sığlıktan, klişeden, müstehcenlikten, argodan, küfürden ve aşağılamadan beslenmek istemeyen bir mizah dergisi çıkarıyoruz. İsteyen herkes alsın okusun!

Cafcaf Dergisi’ne olumlu-olumsuz tepkilerden bahseder misiniz?

Timur'un fillerinden rahatsız olan Nasrettin Hocaya dönmüş gibiyiz

İkisi de oluyor. Bize Fethullahçı diyenler var, AKP'li diyenler var. İslamcı olduğumuz doğrudur sadece. Kimi cemaatlerin kitapevleri dergimizi yasaklamak da isteyebiliyor ama cemaatlerden ufku açık insanlarla konuştuğumuzda yanınızdayız diyorlar. Aslında biraz Timur'un fillerinden rahatsız olan Nasretttin Hocaya dönmüş gibiyiz. İnşallah hoca gibi köyümüzün başına yeni belalar getirmeyiz! Kimileri bu işler cinsellik olmadan olmaz diyor. Bunu derken ben cinsellik olmadan yapamıyorum dediğinin farkında değil tabii. Böylelerini ciddiye alamıyoruz. Çok sevinen genç bir kesim var. Bir de meselâ açtığımız karikatür yarışmalarına, karikatür kurslarına muazzam bir katılım var. Bu da sevindirici.

Cafcaf Dergisi nasıl  çıkıyor?

Haftada bir çizer arkadaşlarla toplanmış oluyoruz. 40 kadar isim var aramızda. Bu isimlerden 15-20 kadarıyla haftada bir, bir araya geliyoruz. İnternet bizim için önemli. İnternet ortamında iletişimimizi sağlıyoruz. Tartışmalarımızın büyük çoğunluğunu oradan yürütüyoruz.

Dergi çıkmaya yaklaştığı  zaman bütün işlerimiz editörümüzde  toplanıyor. Önce eskizler, ardından çinileme. Hem yazıların hem karikatürlerin tashihleri yapılıyor, daha sonra renklendirme aşaması geliyor. Renklendirme aşaması da zahmetli bir aşama. Onu da işin kolayına kaçarak yapmak var, bir de ustalıklı bir şekilde yapmak var. O konuda, Elif Nur Can, Ahmet Altay, Yasir Eryılmaz ve Yusuf Kot arkadaşlarımız ciddi emek sarf ediyorlar. Günlerce renklendirmeyle boğuşuyorlar. Tasarımlar bittikten sonra, ufak tefek boşluklarımızı da beraber bir mizah fırtınasıyla tamamlıyoruz. Tabii kapağımıza ne gelecek diye de yoğun bir şekilde tartışıyoruz. Bir de en keyifli tarafı, artık logo altı yazımız var. Burayı her sayı değiştiriyoruz. Logo altı yazımızı da değiştirdikten sonra 'Elhamdülillah' bitirdik diyoruz, yolluyoruz matbaaya... (Ah keşke bu anlattığım kadar kolay olsa bu süreç!!!)

Cafcaf dergisi şu an itibariyle ne durumda?

Geçtiğimiz ay iki haftalık olduk. Satışlar 10 binlerde. M. İkbal, Yavuz Selim Güneş ve M. Burak gibi gençlerimizin çabalarıyla  300’den fazla temsilcimiz ülkenin her noktasında Cafcaf için bir şeyler yapıyor. bu dergiyi artık daha çok insan biliyor. Ama yine de yeterli değil. Daha çok satmalı ve sesimizi daha çok duyurmalıyız. Hedefimiz nitelikli gençlere ulaşabilmek!


sanatalemi.net
04.05.2010
Bu haber toplam 2257 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim