• İstanbul 25 °C
  • Ankara 19 °C

Atatürkçülük; Şeref Nâmus Meselesidir

Kerime YILDIZ

Aslına bakarsanız Ak Partili vekillerin Atatürkçü olmalarını son derece ahlâkî buluyorum. İslâmcı söylemleri bırakırlarsa daha da ahlâkî bulacağım. Neden mi?

Arkadaş, Ak Parti vekilleri seçildikleri zaman Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacaklarına yemin etmediler mi? Allah’a verdikleri söz sebebiyle saçlarının telini göstermemek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne giden tesettürlü okumuşlar, sıra vekilliğe gelince koşa koşa Atatürk ilke ve inkılapları üzerine yemin etmediler mi? Bu ne yaman çelişki böyle?

Kısacası Ak Parti vekillerinin bugüne kadar takındıkları tavır yanlıştı. Geldikleri nokta, doğru olandır. Yeminlerini tutuyorlar o kadar!

Yalnız ben de aptal değilim. Timur’a giden Nasreddin Hoca gibi ortada kalınca yine onun zekâsına sığınarak isteklerimi sıralayacağım:

Meclis’deki kadın vekillerin başlarını açmalarını istiyorum. Çünkü Atatürk döneminde böyle saçmalıklar yoktu. Hem Atatürk ilke ve inkılapları üzerine yemin et hem aykırı davran. Olmaz öyle şey!

Muhtemelen tekrar seçilecek olan İsmâil Kahraman’ın redingot giyip, papyon takmasını istiyorum. Tıpkı Atatürk gibi. Hatta şapka da takmasını istiyorum. Şapka Kânûnu’nun uygulanmasını; şapka takmayanların cezâlandırılmasını istiyorum. Karşı çıkanlar için darağaçları kurulmasını…

First leydilerimizin başının açık olmasını, resepsiyonlarda açılış dansı yapmalarını istiyorum. Mevhibe İnönü de Reşide Bayar da böyle yapmışlardı.

Ezanın Türkçe okunmasını istiyorum. Hatta klasik makamlarımızla değil, klasik batı müziğine uygun bir besteyle okunsun. Yok yok, tümden yasaklansın, olsun bitsin.

Üniversite reformu yapılmasını, üniversitelerdeki bütün yobaz akademisyenlerin atılmasını istiyorum. Akademisyenlik, ayağa düştü. Pek bir Anadolu kokuyor.

Osmanlıcanın yasaklanmasını istiyorum. Çocuklarımızın ufkunu kapatıyor.

Radyo, tv ve internette Türkçe şarkıların, türkülerin yasaklanmasını; evlerinde söyleyenlerin tespit edilip cezâlandırılmasını istiyorum.

Okullarda yeniden her gün Andımızın okunmasını istiyorum. Hem sabah hem okul çıkışı. Teneffüslere de konsa fenâ olmaz. Siyah önlük de geri gelsin.

Devletin himâyesinde güzellik yarışmaları tertip edilmesini istiyorum. Jüri üyeleri Mehmet Metiner, Sâlih Tuna gibi İslâmcı Atatürkçüler olsun. (Aman ROK olmasın! Dünden hazır.)

27 Aralık’da ve 12 Mart’da Mehmed Âkif gibi gerici bir şâirin anılmamasını istiyorum.

Daha çok şey istiyorum da hepsini yazmaya gerek yok. Bunları nereden çıkardın diyenler, 1923-1938 arasındaki Türkiye’ye baksınlar. O döneme aykırı bir şey istiyorsam Allah da benim cezâmı versin.

Mâdem artık Atatürkçüyüz, Atatürk dönemindeki bütün yeniliklerin katmerlenerek uygulanmasını istiyorum.

Neyse bu kadar latife yeter. Elbette beni ve çocuklarımı her gün ayağa dikip Andımızı okutan ve devletin okuluna, işyerine sokmayanlarla Ak Parti’yi bir tutmam. Bütün demokratik değişimler için müteşekkirim.

Sâdece, Ak Parti’nin şunu bilmesini istiyorum. Samîmi Atatürkçülerle uzlaşmanız zor değil. Hatta bunun için geç bile kaldınız. Keşki onların endişelerini en başından gözetseydiniz.

Ama Kemalistlerle, kripto Gülencilerle asla ve kat’a uzlaşamazsınız. Çünkü onlar, varlığınıza karşılar. Kimlerle yol aldığınıza çok dikkat edin. Arkanızı iyi kollayın. Daha doğrusu hiç arkanızı dönmeyin.

Bu yazı toplam 238 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim