• İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

Bakanlığın Edebiyatçıları

Bakanlığın Edebiyatçıları
Bir akademisyen, üstelik branşı edebiyat olan bir öğretim üyesi olan Millî Eğitim Bakanı bu listeyi görüp onayladı mı? Muhsin METEYazının başlığındaki Bakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı… Edebiyatçılar da“100 Türk Edebiyatçısı”.

Ayrıca, edebiyatçılar Millî Eğitim Bakanlığı’ndan ziyade, Kültür Bakanlığı’nın görev alanına girer. Edebiyatçıları doğrudan ilgilendiren telif hakları konusu ile kütüphaneler ve yayınlar Kültür Bakanlığı’na bağlı iki genel müdürlüğün işi.

Liste vefat eden edebiyatçılardan oluşturulmuş. Edebiyatçılar listesi sanırım 2009 yılında web sitesine konmuş.Fakat, 2002 yılından sonra vefat edenlere yer vermiyor. Aradaki 7 yıl zarfında vefat edenler neden yok sorusuna ne cevap verilebilir?
“100 Türk Edebiyatçısı”nın ne idüğüne gelince… Liste edebiyatçılarımızın isim, doğum-ölüm tarihleri ile fotoğraf veya tasvirlerine yer veriyor. Ayrıca, kişileri tıkladığınızda, onlarla ilgili biyografik bir radyo programını da dinleyebiliyorsunuz. Edebiyatçılar genel uygulamadan farklı olarak soyadlarına göre değil, isimlerine göre sıralanmışlar.
Şimdi listeye biraz daha yakından bakalım. İşte notlarımız:
Esasa ilişkin notlara geçmeden belirtelim, maalesef listede yazım sorunu bile var. Bu sorun listenin başlığından başlayarak isimlerle devam ediyor.
Başlık “100 Türk Edebiyatçısı” olacakken “...Edebiyatcısı” olmuş. İsimlerin yazılışındaki yanlışlıklara gelince… Yanlış yazılanlar ve doğruları şu şekilde:
Abdülhak Hamit/...Hamid, Ahmet HAŞİM/ Ahmed Haşim, Ahmet Hikmet MÜFTÜOĞLU/ Ahmed Hikmet (Müftüoğlu), Ahmet Mithat/ Ahmed Midhat, Ahmet RASİM/Ahmed Rasim, Ahmet Vefik Paşa/ Ahmed…, Aziz Efendi/ Aziz Ali Efendi, Bayburtlu Zihni/Zihni (Bayburtlu), Behcet NECATİGİL/ Behçet…, Cahit ÖZTELLİ/(Hüseyin) Cahit…, Cemal SÜREYYA/Cemal Süreya, Dertli/Âşık…, Erzurumlu Emrah/ Emrah (Erzurumlu), Evliya ÇELEBİ/ Evliya Çelebi, Halikarnas Balıkcısı /Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir KABAAĞAÇLI), Kaşgarlı Mahmut/… Mahmud, Kâtip ÇELEBİ/…,Çelebi, Kemal TAHİR/…Tahir, Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ/ (Mehmed) Fuad…, Mehmet RAUF/Mehmed Rauf, Mevlana/ Celaleddin Rumi (Mevlânâ), Namık KEMAL/…Kemal, Nazım HİKMET/Nâzım Hikmet (RAN), Oktay RİFAT/…Rifat, Orhan KEMAL/Kemal, Ömer SEYFETTİN/ Seyfeddin, Özdemir ASAF/…Asaf (ARUN), Samipaşazade SEZAİ/…Sezai, Şeyhülislam YAHYA/Yahya (Şeyhülislam, Tağrık BUĞRA/ Tarık… Tevfik FİKRET/…Fikret.

Bu düzeltmelerdeki yanlışlıklar dikkatinizi çekmiştir. Kişi ismini nasıl yazıyorsa, onu değiştirmemek gerekir. Abdülhak Hamid’te olduğu gibi. Buradaki d harfini t yapmamalısınız. Soyadı kanunu çıkmadan vefat edenlerin ikinci isimleri soyadıymış gibi büyük harfle yazılmaz. Ahmet HAŞİM gibi. Ahmet Hikmet MÜFTÜOĞLU yazılmaz. Müftüoğlu soyadı değil, (çünkü 1927’de öldü) lâkaptır. İsmin başında yada sonunda parantez içinde kullanılabilir.

Aziz Efendi değil, Aziz Ali Efendi yazılmalı. Edebiyatçı Aziz Efendi Muhayyelât adlı eseriyle tanınan Aziz Ali Efendi’dir. Bayburtlu Zihni yazılmaz, bu ünlü âşığımızın ismi Zihni olup, diğer Zihni isimli kişilerden ayırmak için, tıpkı Emrah’ta olduğu gibi memleketinin ismi ile anılmaktadır. Memleketi parantez içinde verilebilir.

Cahit ÖZTELLİ’nin ilk ismi Hüseyin’dir. Yazar ilk ismini yaygın olarak kullanmadığından parantez içinde verilmelidir. Fuad KÖPRÜLÜ’de olduğu gibi. Nitekim, AnaBritannica( ) gibi bazı ansiklopedilerde bu şekilde yazılmaktadır.

Cemal SÜREYYA yazılmaz. SÜREYYA soyadı olmadığı gibi, şairimiz tarafından Süreya şeklinde kullanılmıştır. Bilindiği üzere ünlü edebiyatçımızın asıl adı Cemalettin SEBER’dir.
Dertli’nin başına Veysel’de olduğu gibi Âşık konulmalı. Koymuyorsak, Veysel’e de koymamalı.

Halikarnas Balıkçısı’nda c,ç olmalı. Ayrıca, asıl adı Cevat Şakir KABAAĞAÇLI parantez içinde de olsa belirtilmeli. Çünkü, asıl adı ile de anılmaktadır.
Mevlana yaygın kullanım olmakla beraber, isim değil sıfattır. Asıl adı Celaleddin Rumi’nin sonunda parantez içinde verilmeli.
Oktay Rifat, Orhan Kemal, Özdemir Asaf gibi edebiyatçılarımızın ikinci isimleri soyadları olmayıp, küçük harflerle yazılmalıdırlar.
Yalnız isimler değil, bazı edebiyatçılarımızın doğum-ölüm tarihleri de sağlıklı görülmüyor. Listedeki bütün edebiyatçıları kontrol etmemekle beraber, gözüme çarpan bazı yanlışlıklar şöyle:

Aziz Ali Efendi için 18.yy yazılmış. Doğum tarihi bilinmemekle beraber, ölüm tarihi yazılabilirdi: 1798. İki yıl daha yaşasaydı 19.yy olacaktı.
Zihni’nin doğum tarihi kimi kaynaklarda 1795 değil, 1797. Dadaloğlu’nun doğum ve ölüm tarihleri verilmiş. Oysa, kaynaklarda 19. yy olarak geçmektedir.
Hele Dede Korkut’un doğum ve ölüm tarihleri hangi kaynaktan alınmış? Dede Korkut’un yaşadığı dönem tam olarak bilinmediği gibi, efsanevî bir kişiliktir.
Dertli’nin de doğum-ölüm tarihleri verilmiş. Oysa, ölüm tarihi tam olarak belirlenememiştir.
Emrah için 19.yy yazılmıştır. Ölüm tarihi bilinmektedir: 1860. Evliya Çelebi’nin de doğum ve ölüm tarihleri verilmiş olup, ölüm tarihi tartışmalıdır. Listede 1683 olup, AnaBritannica’da 1682? şeklindedir.
Karacaoğlan’da doğum-ölüm tarihleri garip bir şekilde 1606 1679-1689 şeklinde yazılmıştır. Oysa kaynaklarda 17. yüzyılda yaşadığı sanılmaktadır.
Kaşgarlı Mahmud’un doğum ve ölüm tarihleri belirtilmiş: 1008-1105. Kaynaklarda  11. yy ikinci yarısında yaşadığı yazılmaktadır.
Kâtip Çelebi’nin doğum-ölüm tarihleri 1608-1656 olarak verilmiş. Bu tarihler AnaBritannica’da1609-1657’dir.
Köroğlu 16.yy olarak yer almakta, AnaBritannica’da 16-17. yy şeklinde.
Nasreddin Hoca için 13. yy yazılmış. AnaBritannica’da yaklaşık olarak 1208-1284/85 tarihlerine yer verilmiş.
Yunus Emre için 1240-1321 tarihleri verilmiş. AnaBritannica’da yaklaşık olarak 1238-1320 tarihleri yer alıyor.
Yusuf Has Hacib’in doğum-ölüm tarihleri 1017-1077 olarak verilmiş AnaBritannica’da ü.11.yy şeklinde.

Gelelim fotoğraf ve tasvirlere…
Kimi isimler için fotoğraf ve tasvir bulunmadığından ebru üzerine isim yazma tercih edilmiş. Aziz Ali Efendi, Seydi Ali Reis ve Yahya (Şeyhülislam) bu şekilde. Bu yolla, isimler ikinci defa yazılmış oldu, anlamlı olmasa gerek.
Kimilerinin gençlik fotoğrafları kullanılmış. Cevdet KUDRET ve Reşat Nuri GÜNTEKİN bu şekilde. Fotoğrafların çekildiği dönemde bu edebiyatçılarımızın edebî kimlikleri oluşmamıştı.

Yaşadıkları dönemde fotoğraf çekimi başlamadığından, tasvir kullanılan isimlerin tasvirleri, aşina olunan tasvirler değil. Dadaloğlu, Dede Korkut, Zihni, Emrah tasvirleri böyledir.
Daha garip olanı 1772-1846 yılları arasında yaşadığı belirtilen Dertli için, kimbilir kime ait olan bir fotoğraf kullanılmıştır. Gayretkeşliğin böylesine pes doğrusu.
Halide Edip Adıvar fotoğrafı da, kendisine ait değil. Nigâr Hanım’a ait olabilir.
Köroğlu ve Pir Sultan Abdal için sazıyla başkaldıran tiplemelerine rağbet edilmiş. Devrimcilik gayreti de bu yolla listeye yansımış.

“100 Türk Edebiyatçısı” listesinin kimlerden oluştuğu hususu meselenin asıl püf noktası. Bu konuda hiçbir özen gösterilmediği, harcıâlem bir liste hazırlandığı apaçık görülüyor. Listede hiçbir kriter gözetilmemiş. Bırakın edebiyatçı seçiminde sağlıklı davranmayı, kimin edebiyatçı olup olmadığının dahi fark edilmediği anlaşılıyor. Edebiyatçı olmadıkları halde, (Hüseyin) Cahit ÖZTELLİ, Cemil MERİÇ, Kaşgarlı Mahmud, Kâtip Çelebi, (Mehmed) Fuad KÖPRÜLÜ, Mehmet KAPLAN, Naima, Nasreddin Hoca, Nihat Sami BANARLI, Reşad Ekrem Koçu, Seydi Ali Reis, Yusuf Has Hacib listede yer almaktadır. Bu isimler de olacaksa, diğer yüzlerce isim neden yok sorusu kaçınılmazdır.

Bir başka husus, listenin hangi coğrafyayı kapsaması meselesi. Anadolu coğrafyası-nın dışına çıkıp Dede Korkut, Kaşgarlı Mahmud ve Yusuf Has Hacib gibi Türk dünyasından isimlere yer verilecekse, neden sadece bu üç isim?

Asıl tartışma konusu yapılması gereken, tabir-i caizse zurnanın zırt dediği yer, seçilen edebiyatçıların neye, hangi ölçüye göre seçildiği.”100 Türk Edebiyatçısı” listesi gibi onlarca liste oluşturulabilir. Bu listeyi vefat eden edebiyatçılarımızın en iyileri kabul edemeyiz. Bu yönüyle hakkaniyet gözetildiği hiç söylenemez. Birazcık edebiyatımızı, edebiyatçılarımızı tanıyan-bilen böylesi bir listeye imza atmaz.

Listede yer almayan, soyadı a harfiyle başlayan şu isimlerin, listedeki isimlerden hiç değilse bir kısmından geri kalır yanı nedir Allah aşkına? Samet AĞAOĞLU, Yusuf AHISKALI, A. Kadir (MERİÇBOYU), Tahir ALANGU, Oktay ARAYICI, Ahmet ARİF, Ali Mümtaz AROLAT, Orhan ASENA, Nurullah ATAÇ, Yusuf ATILGAN, (Hüseyin) Nihal ATSIZ, Münevver AYAŞLI, Ece Ayhan. Sadece a harfi için ihmal edilmiş 14 isim. Elbette benim de hatırlamadığım başka isimler de vardır.

Bütün bu yazılanlardan sonra”100 Türk Edebiyatçısı” listesini savunabilecek bakanlık yetkilisi var mıdır acaba? Hesabını veremeyeceğimiz veya arkasında duramayacağımız işgüzarlıkları niye yaparız?
Sözü bitirirken bir hususu merak ediyorum. Bir akademisyen, üstelik branşı edebiyat olan bir öğretim üyesi olan Millî Eğitim Bakanı bu listeyi görüp onayladı mı? Görmediyse, bu işi kotaranlar böylesine pestenkerani bir iş yapmakla, bakanlarını zor durumda bırakacaklarını düşünmezler mi?
“Ört ki, ölem” lafı boşa söylenmemiş!


Bu haber toplam 1723 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim