"Başkenti Kudüs olan Filistin Devleti Kurulmalı"

"Başkenti Kudüs olan Filistin Devleti Kurulmalı"
Dr.  Kaan Dilek TYB Ankara Şubesinin toplantısında konuştu. Ortadoğu’da Başkenti Kudüs Olan Filistin Devleti Kurulmalıdır. “Ortadoğu Denkleminde Filistin” konulu konferansta önemli tespitlerde bulunan Dr.
Dr.  Kaan Dilek TYB Ankara Şubesinin toplantısında konuştu.

Ortadoğu’da Başkenti Kudüs Olan Filistin Devleti Kurulmalıdır.

“Ortadoğu Denkleminde Filistin” konulu konferansta önemli tespitlerde bulunan Dr. Kaan Dilek sorunları daha iyi tahlil edebilmek için bu bölgede öncelikle İsrail’in konuşulması gerektiğini belirterek, İsrail devletinin kurulmasının hemen ardından Filistin devletinin kurulduğuna dikkat çekerek konuşmasına özetle şöyle devam etti;

Bunda kuşkusuz İngiltere’nin etkisi yadsınamaz. Çünkü İngiltere 1917 yılında Balfor planıyla bu bölgede bir Yahudi devletinin kurulacağını deklere etmişti.

İsrail devleti kurulduğunda ise ABD’den sonra İsrail’i tanıyan ikinci ülkeyiz. İki devletin kurulmasıyla bölge de uzun süre sessizlik hâkim olmuş ancak Arap-İsrail savaşı sonrasında bugüne değin uzanan anlaşmazlıklar, çatışmalar artarak devam etmiştir. Savaşın galibi İsrail bu bölgede tek söz sahibi olduğunu iddia ederek radikal örgütlenmelerin karşısında durmuş sınır tanımaksızın operasyonlar yapmaktan geri durmamıştır.

1970’li yıllardan sonra Arap dünyası pes ediyor ve İsrail’le uğraşmak vazgeçiyor. Filistin tamamen yalnızlaşıyor. Aslında Filistin meselesine en büyük ihaneti Suudiarabistan ve Mısır yapmıştır. 1978 İran devriminin ardından yeniden Filistin konusunda kıpırdanmalar ortaya çıkıyor. Fakat Arap devletleri İsrail’i kabulleniyor. İran ise bu bölgede cemaatler üzerinden mücadelesini sürdürüyor. Burada güçler savaşının olduğu bir gerçek. Büyük enerji rezervlerinin bulunduğu Ortadoğu üzerinde bu kadar hesapların yapılması aslında işin gerçek yüzünü ortaya koymaya yetiyor. Çünkü Ortadoğu’da 2 milyar metre küp doğalgaz rezervi bulunmaktadır.

Türkiye’nin Ortadoğu politikalarına da değinen Dr. Kaan Dilek, Filistin konusunda Türkiye’nin ciddi çabalarının olduğunu, özellikle bunun 2000’li yıllardan sonra hız kazandığını söyleyerek günümüzde sınırlarına sığmayan bir Türkiye var, dedi. Türkiye’nin savunma hattının aslında Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerden başladığını buna uygun stratejilerin geliştirilememesi durumunda bu bölgelerden başlayarak ülkemize de doğrudan nüfus eden sorunlarla da karşı karşıya kalınacağını belirterek hükümetin bu konudaki tutumunu da haklı gördüğünü söyledi. Özellikle Mavi Marmara gemisine İsrail’in müdahale ettiği saatlerde PKK’nın İskenderun’da bulunan donanmamıza roketli saldırıda bulunmasının tesadüf olmadığının da altını çizdi. Özellikle ekonomik nedenler İsrail’i Türkiye’nin gücü karşısında tedirginliğe itmektedir.

Bölgede güçlü devlet imajını sürdüren İsrail son olarak 2006 Lübnan’da 33 gün savaşları olarak da tanımlanan savaşta ağır bir yenilgi alması, radikal örgütleri İsrail’e karşı cesaretlendirdiğine dikkat çekerek, Türkiye için de psikolojik eşiğin kırıldığı bu savaş aslında İsrail’in korkulduğu gibi büyük bir askeri güce sahip olmadığını ortaya koyduğunu belirtti.

Dr. Kaan Dilek, aslında Türkiye’nin Ortadoğu ve Filistin konusunda hatta İran konusunda izlemiş olduğu politikalarını batıyla da entegre ederek icra ettiğini, radikal yapılanmaların karşısında demokratik ve diplomasiye dayalı savaşsız çözümler üretilmesi konusunda takdir edilmesi gereken çabalar ortaya koyduğunu söyledi.

Gerek Ortadoğu’da, gerek Irak’ta ve gerekse Pakistan, Afganistan bölgelerinde haritaların yeniden şekillenmeye başladığını, Türkiye’nin süratle bu bölgelere yönelik yeni stratejiler üretmesinin kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.

Hükümetin İsrail ve Ortadoğu konusunda son çıkışlarının ardından başlayan eksen tartışmalarının yersiz olduğunu söyleyen Dr. Kaan Dilek, Türkiye’nin zaten var olan  ve halihazırda uygulamakta olduğu kendi çıkarlarını batıyla entegre ederek sürdürmesi gerektiğini söyleyerek bu anlayış üzerine Türkiye’nin kendi eksenin güçlendirmesi gerektiğine vurgu yaptı. Başbakanın bu hususta görüşlerini desteklediğini belirterek, ‘Gazze’nin kaderi, Konya’nın kaderiyle aynıdır’ tezinin son derece önemli ve yerinde bir politika olduğunu ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin son çıkışlarıyla İran’ın Doğu Akdeniz üzerindeki etkisinin 6 yılda Dicle ve Fırat kıyılarına kadar çekildiğini söyledi. Özellikle Türkiye’nin İran ve Hamas’la yürüttüğü diplomasi trafiği, kurduğu diyalogların batıya ters düşmediğini, Suriye ile başlatılan ‘Model Komşuluk Konsepti’nin’ batıya da örnek olduğunu söyledi. Zira bu teşebbüsten sonra Almanya ve Fransa benzer bir anlaşmayı kendi aralarında başlatmışlardır.

Filistin’de başkenti Doğu Kudüs olan tek devletli bir modelin kabul edilmesi gerektiğini savunan Dr. Kaan Dilek, bölgede İsrail’in ciddi nüfus sıkıntısı yaşadığını tersine göçlerin hızlandığını savaşın devam etmesi durumunda bunun daha da endişe verici boyutlara ulaşacağını söyleyerek bu durumun hızla artan nüfusu olan Filistin açısından büyük bir avantaj oluşturduğunu belirtti.

Ortadoğu’da İsrail’in sadece kendisi için değil, ABD ve batı için de savaştığını konunun uluslar arası platformlarda çözülememesinin temelinde bunu da yattığını belirten Dr. Kaan Dilek bu konuda Arap dünyasının ilkeli bir duruş ortaya koymasının şart olduğunu söyledi.

Zira Birleşmiş Milletler yaptırım metinlerinde İsrail’in işlediği suçlara ilişkin çeşitli kararlar bulunmakta ancak bunlar uygulanamamaktadır.  Bunların 29’unu ABD reddetmiş, 69 tanesini de İsrail yok saymış dikkate bile almamıştır. Bu şekilde BM’nin almış olduğu toplam 98 karar metni bulunmaktadır.

Bu durum artık BM’nin de güvenilirliğini tartışılır hale getirmiş Ortadoğu’da insanları çaresizliğe ve radikalizme itmiştir. Bu noktada Türkiye’nin izlediği diplomasi, bölgede uzlaşmanın olabileceği tezini kuvvetlendirmiştir. Fakat bu çabanın gerek ABD, gerek AB ve Arap ülkeleri tarafından da desteklenmesi gerektiğini belirten Dr. Kaan Dilek bu konuda Türkiye’nin son derece başarılı bir diplomasi yürüttüğünü ve bunun kamuoyunda da desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Haber: Talip Işık



Bu haber toplam 888 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim