Bedri Gencer Röportajı: Postmodernizm ‘hikmet’e dönüş yolunu açacak

Bedri Gencer Röportajı: Postmodernizm ‘hikmet’e dönüş yolunu açacak
Modernizmin hikmetin kaybı olduğunun altını çizen yazar Bedri Gencer, “Postmodernizmin temel işlevi kaybedilen evrensel anonim hikmeti keşif yolunu, yeniden açmak olacaktır” diyor.

Prof. Dr. Bedri Gencer’le yeni kitabı Hikmet Kavşağında Edmund Burke ile Ahmed Cevdet  üzerine konuştuk.

Hikmet Kavşağında Edmund Burke ile Ahmet Cevdet adlı yeni kitabınızda sonucu bakımından modernizmi “Hikmetin kaybı” olarak tanımlıyor, Aydınlanma devrinde hikmete akıl anlamı verilirken medeniyetin de dinin yerine geçirildiği tespitini yapıyorsunuz. İslam dünyasının bu değişimden nasıl etkilendiği konusunda neler söylersiniz?

Hikmet yerine ‘Seküler hikmet’

Zamanla Türkçe’de medeniyet olarak yerleşen civilisation, Batı’da sekülerleşme sürecinde “seküler bir hikmet” olarak kadim hikmetin yerine geçirildi. Hikmet, Allah’ın insanlara bahşettiği anonim, yitik bir kılavuz olarak bugün de İslâm dâhil hiçbir şeye izafe edilmeden mutlak olarak kullanılan bir kavramdır. Hâlbuki medeniyet, hikmet gibi önceleri mutlak olarak kullanılırken daha sonra “Avrupa medeniyeti, Hıristiyan medeniyeti, İslâm medeniyeti” gibi tamlamalara dönüştü. Bugün Türkiye dâhil İslâm dünyasında sıkça yapıldığı gibi medeniyet kavramının İslam’a izafe edilerek özselleştirilmesi girişimleri, bir din olarak İslam’ın algılanmasında yozlaşmaya yol açacaktı. Romantik bir yaklaşımla İslam gibi bir dine izafe edilerek normatif bir sistem olarak kurgulanan bir medeniyet, kastedilsin kastedilmesin, din gibi algılanmaya başlayacaktı. Böylece sonunda Batı’da olduğu gibi İslam dünyasında din ile medeniyet birbirine karıştırılmaya, İslam’ın din mi, medeniyet mi olduğu tartışılmaya başladı.

Postmodernizm, evrensel hikmeti yeniden keşif yolunu nasıl açacak?

Sonucu bakımından modernizm “Hikmetin kaybı” olarak görüldüğünde postmodernizmin en önemli işi, hikmete dönüş yolunu açmak olacaktır. Hedef, modern Batılı bilgi gibi Yahudileştirilmeye, İslâmîleştirilmeye ihtiyacın duyulmayacağı evrensel anonim hikmetin keşfidir. Modernizm, bilgi-takıntılı modern Kartezyen felsefeye, felsefe, ideoloji ve siyasetin yüceleştirildiği “büyük güzeldir” anlayışına dayanmıştır. Postmodernizm ise buna karşı “küçük güzeldir” anlayışına dönüşü başlattı. Felsefî olarak postmodernizm, bilgi-takıntılı modern, Kartezyen felsefeyi iki açıdan sarsmak suretiyle evrensel hikmeti yeniden keşif yolunu açtı. Birincisi, Heidegger, Wittgenstein, Derrida örneklerinde görüldüğü üzere, modern, Kartezyen, bilginin türevi varlık anlayışından, doğrudan veya dil yoluyla geleneksel varlığın yansıması bilgi anlayışına dönüş. İkincisi, MacIntyre ve Levinas gibi simalarda görüldüğü üzere, ilim ile amelin ayrışmasıyla ahlak krizine yol açan modern epistemoloji-yönelişli felsefeden ilim ile amelin buluştuğu ahlak felsefesine dönüş.

Edmund Burke ile Ahmet Cevdet’in mukayeseli incelemesinin “hikmetin yeniden keşfi” sürecine nasıl katkıda bulunacağını düşünüyorsunuz?

Öğretici bir mukayese

1789 Fransız İhtilali, hikmetin kaybedildiği modern dünyanın doğuşunu simgeliyordu. Bu ihtilale karşı duran İngiltere’den Edmund Burke ile Osmanlı’dan Ahmed Cevdet, hikmete dayalı bu geleneksel dünyagörüşünün son temsilcileri sayılabilirlerdi. Çağımızda “sosyal bilimin Aristo’su” sayılabilecek Weber’in gösterdiği gibi, modern çağda kaybedilen evrensel hikmetin yeniden keşfinin yolu, farklı coğrafyalarda yaşayan düşünürlerin mukayeseli incelemesinden geçmektedir. Ancak bu amaçla Batı’nın çağımızdaki rakip medeniyetleri sayılan Çin, Japonya, Hindistan ve Rusya’dan düşünürler daha ziyade Batılı düşünürlerle mukayese için alınmakta, ulus-devletleri çağında azalan siyasî önemine bağlı olarak Osmanlı düşünürleri ihmal edilmektedir. Hâlbuki Burke ile Cevdet’in mukayesesi, özellikle anlamlı ve öğretici olacaktır; zira bunlar, modern dünyayı saran tikelciliklerin evrenselcilik mücadelesinin iki ana tarafı olarak Batı ile İslâm dünyasının temsilcileridir.

9 Mayıs 2011 Star

Bu haber toplam 1044 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim