• İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Beni Ödülle Cezalandırma

Beni Ödülle Cezalandırma
Dr. Özgür Bolat tarafından kaleme alınan “Beni Ödülle Cezalandırma”, çocuk eğitimi anlayışını değiştiren, doğru bilinen yanlışları gözler önüne seren, mutlu, özgüvenli, başarılı çocuk yetiştirmek için rehber niteliği taşıyan bir kitap.

Kitapta ödülün etkileri bilimsel araştırmalar, kanıtlar, örnek olaylar ve deneyimler temel alınarak açık, net ve anlaşılır bir dil kullanılarak anlatılıyor. Kitap, ödül çocukları nasıl etkiler? Ve ödül yerine ne yapmalı? Başlıkları altında iki kısımdan oluşuyor. Her bölümün sonunda maddeler halinde yer alan özet kısmı anlatılanları daha netleştiriyor.

Hem ödül, ceza, övgü, rekabet gibi kontrol mekanizmalarının gizli zararları, doğru olarak bilinen, alışılagelmiş, otomatikleşmiş tepkiler ve çocuk yetiştirme biçimleri anlatılıyor hem de bunların çözümleri, uygulamaları anlatılıyor. Böylelikle akıllardaki sorular detaylı ve kapsamlı olarak yanıtlanıyor. Okuyuculara bilgileri içselleştirmek ve uygulamak kalıyor. Adeta bir kılavuz, danışma niteliğindeki bu kitabın özellikle ebeveynler, öğretmenler, öğrenciler, yöneticiler, antrenörler ve ilgilenen herkes tarafından okunması yüksek fayda sağlayacaktır.

Ödül ile ceza yazılışları farklı olsa da aslında aynıdır. Her ikisi de kontrol kurmayı amaçlar. Bir işi kontrol mekanizmasıyla yapan insanlar, o mekanizma ortadan kalkınca işi yapmayı bırakırlar. Birine ödül vaat edildiğinde gizli bir şekilde ceza da vermiş olunur. Kişi ödüle ulaşamazsa cezalandırılmış hisseder. Ödül, insanları kontrol ederek iç motivasyonu düşürür. Ceza verildiği zaman ise davranışı yapmamak meşrulaşmış olur. Kişi “Bu işi de yapmam, cezamı da çekerim” diye düşünür.

21. yüzyıl becerileri içerisinde yer alan yaratıcılık kavramı ne yazık ki okullarda köreltiliyor. Yaratıcı öğrencilerden çok itaat eden, iyi ezber yapan çocuklar gözde öğrenciler arasında oluyor. Kızgınlığın, stresin, baskının olduğu ortamlarda bakış açısı daralıyor böylelikle yaratıcılık da eriyip gidiyor. Neşe, mutluluk gibi olumlu duygular içerisinde iken de bakış açısı genişliyor dolayısıyla yaratıcılık artıyor. Ödül verildiği durumlarda, kişi ödüle ulaşmaya odaklanıyor böylelikle yaratıcılığını ortaya koyamıyor.

Ödül, mekanik işlerde işe yarayabilir ancak yaratıcılık gerektiren karmaşık süreçlerde işe yaramaz. Kişiye yapacağı iş karşılığında ödül verilecekse, o kişinin amacı işi en iyi şekilde yapmaktansa en kısa sürede yapıp ödüle ulaşmak haline gelecektir. Aynı zamanda amaç yalnızca ödüle ulaşmak olduğunda, kişi etik dışı davranışlar sergilemeye yönelebilir. Bunların tümü de kişinin gelişimini durduracaktır. Gelişimi durduran başka bir durum da ödülün tavan etkisi oluşturmasıdır. Kendi seviyesinin altında performans gösterdiğinde ödül alan kişi, seviyesinin üstüne çıkma ihtiyacı duymamaya başlayacaktır.

Sonsözde yer alan bu sözler kitapta anlatılanları özetler nitelikte: “Ödülle kontrol edilen çocuk değil; birey olarak kabul gören, seçme hakkı verilen, gelişim gösteren çocuğun özgüveni yüksek olur. Özgüveni yüksek olan çocuk, mutlu ve başarılı bir çocuktur. Ama bu tür çocuklar yetiştirmek istiyorsak, çocuğu değil, kendi düşünce yapımızı değiştirmeliyiz. Çocukları kontrol edilmesi gereken küçük insanlar değil, güvenilmesi gereken iç dünyası geniş bireyler olarak görmeliyiz. Sahip olmak istediğimiz değil, sahip olduğumuz çocukları yetiştirmeliyiz. Bunu yaptığımız an, düşünce tarzımız değişecek ve zaten doğal olarak ödül, ceza, övgü veya rekabet gibi kontrol araçlarını kullanmamıza gerek kalmayacak. Çocuğumuz kendine güvenildiğini hissettiği an, çiçek gibi açmaya başlayacak.”

Kısacası ne olursa olsun çocuğun mayası iyi olsun. Mayasında sevgi, güven olsun. İlişkilerimiz yapay değil gerçek olsun. Yapay sevgi davranışları sever bizim sevgimiz bireye yönelik olsun. Çocuklarımıza iyi model olarak, içten ilişkiler kurarak, gelişmelerine izin verip katkı sağlayarak ve özgür olabilecekleri düzen içeren alanlar oluşturarak onları hayata hazırlayabiliriz.

Kitabın Adı: Beni Ödülle Cezalandırma, 1. Baskı Yılı: 2016, Doğan Kitap, Sayfa Sayısı: 247, Yazarı: Dr. Özgür Bolat  

Rabia Göktaş

Bu haber toplam 378 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Güleriz Ağlanacak Halimize04 Temmuz 2019 Perşembe 15:22
  • Beyaz Gemi04 Temmuz 2019 Perşembe 11:26
  • Sevincini Bulmak02 Temmuz 2019 Salı 14:01
  • Beni Ödülle Cezalandırma28 Haziran 2019 Cuma 13:53
  • Kur’ân-ı Kerîm’i Taklit Teşebbüsleri26 Haziran 2019 Çarşamba 10:00
  • Camdaki Kız19 Haziran 2019 Çarşamba 10:20
  • Weilci Bir Kavrayış: Sözcüklerin Hakikati11 Haziran 2019 Salı 16:58
  • ‘Balyoz’a Sinek Isırığı10 Haziran 2019 Pazartesi 14:54
  • Dokuzdolambaç10 Haziran 2019 Pazartesi 13:32
  • TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları08 Haziran 2019 Cumartesi 14:12
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim