Bir Erken Bahar Şükrü

Elif SÖNMEZIŞIK

İstanbul iki gündür on metre ötesini beyaza boyayan sislere uyanıyor. Sabahları çiğlenmiş yolları ürperten buğularla arşınlamak güzeldi.

Öyle ya havaya cemre düştü. Asfalt arası azıcık topraklarda bir uğultu gibi yükseliyor şimdi uyanış.

Cemre, ateş manası taşıyor. Kışı eriten bir ateş. Olduğu farz edilen ve her yıl aynı zamanda düşen üç cemre; işi, alışverişi doğrudan tabiatla olanlara ayağa kalkışın ilk müjdesini veriyor. Bahar için kurgulanmış özel bir takvim cemre aralıkları. Önce havaya, sonra suya, en sonra da toprağa düştüğü kabul ediliyor.

Tıpkı cemreler gibi zemheriler, kırlangıçlı, kuğulu, çiçekli fırtınalar, hamsinler, güllü fidanlı mevsimler, bağbozumları, yaprak dökümleri, gündönümleri, pastırma yazları, Hızır günleri, bakla zamanları, bilumum kuşların göçüşleri, geri dönüşleri ve daha nicelerinin her gün olup bittiği şehirlerden uzak mı uzak, güllü yapraklı hadiselerle dolu dolu geçen yıllar…

Bütün bunlar hayatın romantik tarafıymışçasına birer edebiyat imgesine dönüştüğü şehirlerde iş başka oysa.

Gökdelenlerin ışıklı gösterisinin birçokları tarafından “muhteşem manzara” farz edildiği bir şehirde yaşıyorsanız, baharı haber veren güllerin gamzesine hasretiniz de yağmalanmıştır çoktan... Lakin aldırış etmeden, gecelere damla damla konmaya başlayan yakamozların izini sürmek, gökyüzünü boyayan laboratuvar renklerini seyretmekten efdaldir.

Mevsimin her dönüşünde biraz daha eski, biraz daha yaşamış, biraz daha yılmış oldukça, gelenler gidenleri de aratıyor hâliyle... Yenilenmek hiç de öyle kolay değil. Her bahar yaşamışlığımızı ve aşınmışlığımızı deşiyor. Ne kadar işine geliyoruz hayatın, ne kadar işine yarıyor varlığımız başkalarının? Eskimişliğimiz ayrı, yaşamışlığımız ayrı, yılmışlığımız ayrı mesele... Konar göçer hâllerden kotardığımız kaç hâlimiz kaydolmuş mazimize?.. Kaç hâlin hayatta somutlaşmasıyla yüzleşmişiz?.. bilmek zor.

Devamı : http://www.yenisoz.com.tr/bir-erken-bahar-sukru-makale-37198

Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim