• İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C

Bu Toprakların Tapusu Biziz

Bu Toprakların Tapusu Biziz
“Görüneni değil görünmeyeni gör gözümBundan böyle görünene kör gözüm…” Ertan Taş

TYB İzmir Şubesi Kültür Sohbetleri Programında Doç. Dr. Ertan Daş, "Namazgah Kazılarında Bulunan Mezar taşları" konulu çalışmayı sundu. Konuşmayı çok sayıda araştırmacı, akademisyen, yazar, gazeteci izledi.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertan Daş, TYB İzmir Şubesi Cumartesi Kültür Programına misafir oldu. Yıllardır üzerinde çalıştığı mezar taşları üzerinde elde ettiği birikimlerin bir kısmını dinleyiciler ile paylaştı. Ertan Daş hoca bu sohbetinde ilk defa gün yüzüne çıkmış görüntüleri de paylaştı.

Bu konu daha önce başka yerlerde paylaşılmayıp daha çok üniversitelerde veya ilgililer arasında konuşulup dolaşılmaktaydı. Artık İzmir’deki üniversiteler ve akademisyenler çalışmalarını TYB İzmir şubesinde basınla, şairlerle, yazarlarla paylaşıyorlar. Bu yüzden burası bir eğitim öğretim mekânına dönüşmüş durumda.

Doç. Dr. Ertan Daş konuşmasında özetle şunlara değindi:

Agora bölgesindeki mezar taşları çeşitli yerlerden çıkarılıp getirip oraya atılmış mezar taşları. Aralarında çeşme taşları bile var. Bir düzenleme yapılmamış. Bu taşların sahibi Kültür Bakanlığı, onun için izin almak gerekiyor. Mezarlıklardaki taşlar üzerinde herkes izin almadan çalışabilir.

İzmir’de taşları okuyoruz. Bu konuda belediyelerin, destekçilerin vereceği yardım ile çok iyi işler çıkarabiliriz. Yaptığımız kazılarda önemli üç tane eser çıktı. Bir heykel, bir lahit en önemli sürpriz Yalı Camisinin yanında bulunan 1748 yılına ait Medrese Kitabesi oldu. Bu kitabe kayıp kitabeydi, aranıyordu sonunda bulundu.

Birçok yerde istinat duvarları mezar taşlarından yapılmış. Osmanlılarda her meslek grubunun ayrı mezar taşı başlığı vardır. Taşların birçoğu kırılmış, kaybolmuş. Zamanla parçalar bulunabilir. Taşlar; başucu taşları, lahit taşları, ayakucu taşları olarak incelenir. İslam da cenaze toprağa gömüldüğü için lahit parçalıdır sonra birleştirilir. Romalılarda lahit taş oyularak bütün olarak yapılır. Biz de servi ağacı mezarlıklarda önemli, Türk süsleme sanatında çok kullanılmıştır. Servi ağacı bizde hayat ağacı olarak bilinir. Servi ağacı mezar taşlarına da çok fazla işlenmiştir. Ayrıca; Türk süsleme sanatında hurma, sarmaşık mezar taşları ve çeşme taşlarında da çok fazla işlenmiştir. Bazı mezar taşlarında boya izlerine de rastlanmış ama bunun zaman tespiti yapılamamıştır.

Bu tip motifler Türkistan’dan bu yana Türklerde süre gelen motiflerdir.

Agora bölgesinden çıkan mezar taşlarının hemen hepsi cami resimli mezar taşları. Bazıları kent tasvirli de olabiliyor. Cami tasvirli mezar taşlarının neredeyse hepsi kadın mezarlarına ait. Güneş tasvirli mezar taşları da kadınlara ait. Bu taşların bulunanları bir yere toplanıyor. Bu yanlış bir davranış. Tarihi eser yer değişemez. Tarihi eserler yerinde kıymetlidir.

Pek çok kültürde güneş tasvirleri kullanılmış. Güneş hareketleri taş resimlerinde çok fazla yer almıştır. Ay, yıldızlar, saksı çiçekleri çok fazla bulunmaktadır. Bunlar çok kıymetli mezar taşlarıdır. Ay yıldızın yer aldığı önemli mezar taşları da ortaya çıkmıştır, bunlar çok eski tarihlere dayanmaktadır.

Türkler atalarına, atalarının mezarına saygı duyan milletiz ama mezarlarda bir düzenleme yapmıyoruz. Hayat ağacı çok milletin resimlerinde yer alıyor yalnız Türklerde değil. Bu toprakların tapusu taşlar değil, bu toprakların tapusu biziz. Diyerek sözlerine son verdi.

Konuşmanın bitiminde katkıda bulunan Prof. Dr. Yavuz Akpınar hocamın dediği gibi: Üniversitelerin şehir tarihinde etkisi olmalıdır. Yapılan bu çalışma şehir kültürü açısından önemlidir. Üniversiteler bu işleri daha geniş alanlara yaymalıdır.

Prof. Dr. Kenan Erdoğan’ın mesajı (Celal Bayar Üniversitesi):

Ehlinden, uzmanından bir konuyu dinlemek ne güzel bir şey, bulunmaz fırsat ama hep bir şeyler engel oluyor bu gün sınav görevi dün başka bir toplantı vs. Ama vakti müsait olanların, hele İzmir'de yakın bölgede olanların, şiir, tarih, kültür, sanat, edebiyat meraklılarının kaçırmaması gereken programlar bunlar. Hocaya ve katılanlara selam, hürmet ve muhabbetler…

Levent Ertekin’in notu (TYB İzmir Şube Başkanı):

O her ne kadar mütevaziliği elinden bırakmasa da "Keşşaf" tanımı tam da Ertan Daş Hoca için söylenmiş. Anadolu’nun bozkırı Afyon’da dünyaya gelip İzmir'in bilinmeyen tarihine ışık tutan kazılarda hep onun imzasını görmemek hak namına haksızlık olur.

Türkiye Yazarlar Birliğinin Bu haftaki konuğu Ertan hoca son kazılarından biri olan bazısına göre Agora bazısına göre Namazgahta bizden olan bizim olan tapu kayıtlarımızı gün yüzüne çıkartmaya çalışıyor. Yığınların molozların altında Kaşifi bekleyen Osmanlı dönemi mezar taşları üzerindeki çalışmasında her bir taş şehrin bilinmeyen bir yüzüne ışık tutuyor. Tıpkı adı bilinen ama kitabesi yok olmuş Yalı Medresesinin kitabesi ile geçmişe bir ışık yakılıyor.

Sağolasın Ertan Daş…

İzmir tarihine yaptığın katkı için bir İzmirli olarak sana teşekkürlerimizi sunuyoruz…


img_0025.jpgimg_0045.jpgimg_0080.jpg
Bu haber toplam 139 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim