C. Yakup Şimşek Yazdı : Marş Bizim Ya İstiklâl

C. Yakup Şimşek Yazdı : Marş Bizim Ya İstiklâl
İstiklâl Marşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel metnidir. Çünkü T.C.

Devlet ve millet doksan yıl önce hangi tehlikeye maruz kaldıysa bugün İstiklâl Marşı’mız da aynı muhatarayla karşı karşıyadır: yok olmak… Böyle giderse çok geçmeden onu kaybedeceğiz...

Peki, bir marş ne zaman ölür?..

Bir kitap ne zaman ölür?..

Bir metin ne zaman ölür?..

Hepsinin cevabı aynı: Kelimeler öldüğü zaman…

- İstiklâl Marşımızın kelimeleri öldü mü?

Ölüp ölmediğini anlamak için lütfen önce şunu cevaplandırın:

- İstiklâl, çehre, celal, hür, bent, garp, afak, serhat, medeniyet, hayâsız, canan, cüda, emel, mabet, namahrem, şehadet, ebedî, vect, ceriha, ruhumücerret, naaş, ebediyen, izmihlal gibi kelimeler ölüme terk edildi mi?

Ölüme terk edilip edilmediğini anlamak için lütfen cevap veriniz:

- Yukarıda sayılan kelimeler yeni nesle öğretiliyor mu?

Öğretilip öğretilmediğini ortaya koymak için lütfen cevap veriniz:

- Bu ve benzeri kelimeler ders kitapları ve devletçe yapılan imtihanlar başta olmak üzere resmî metinlerde kullanılıyor mu?

Şimdi lütfen cevap veriniz:

- Anladınız mı?..

İstiklâl Marşı’nın Yasaklanan Kelimeleri

TDK Tarafından “Osmanlıca” Diye Yaftalananlar

Millî marşımızda geçen kelimelerden kırk beş (45) tanesi TDK tarafından “Osmanlıca” veya “Osmanlıca artığı yabancı sözcük” diye yaftalanmıştır. İstiklâl Marşı’mızın bu kırk beş (45) kelimesi, yerlerine TDK tarafından “Türkçe, öz Türkçe” denilen kelimeler konmak suretiyle dilimizden atılmak istenmiştir. Bunların öldüğünü söylemeye dilimiz varmıyor. Fakat ne yazık ki ölüme terk edildiklerini görmemek de imkânsız...

İşte İstiklâl Marşı'mızın ağır hasta kelimeleri:

istiklâl, şafak, kurban, çehre, hilâl, kahraman, ırk, şiddet, celâl, hak, Hak, ezel, hür, bend, garb, âfâk, îmân, serhad, medeniyet, siper, hayâsız, va’detmek, dünya, cennet, vatan, fedâ etmek, cânân, Hudâ, cüdâ, rûh, mücerred, ma’bed, mahrem, şehâdet, ebedî, vecd, her, cerîha, na’ş, şan, emel, mahrem, ebediyyen, izmihlâl, hürriyet.

Bunların çoğunun yerine TDK’nin kendi icadı olan, bir kısmı için de Türkçede zaten var olan birtakım kelimeler getirilmiştir.

TDK tarafından bu kelimelere bulunan karşılıkları liste hâlinde dikkatlerinize sunuyoruz:

İstiklâl = Erkinlik, yadbağınç (OTCK) / bağımsızlık (ÖK)
Şafak = Tan (OTCK) / 1. Alaca karanlık 2. Tan ağartısı (ÖK)
Millet = Ulus (OTCK - ÖK)
Kurban = Sunam (OTCK)
Çehre = Bet, çehre, yüz (OTCK) / 1.Yüz 2. Görünüş (ÖK)
Hilâl = Ayça (OTCK - ÖK)
Kahraman = Er, alp (OTCK) / 1. Yiğit 2. Başkişi (ÖK)
Irk = Uruk (OTCK) / Anasoy (ÖK)
Şiddet = Çetinlik, sertlik (OTCK) / 1. Yeğinlik 2. Yüksek güç (ÖK)
Celâl = Öfke (ÖK)
Hak = 1. Tüze 2. Kazanım 3. Pay, sağpay (ÖK)
Hak = Tanrı (ÖK)
Ezel = Öncesizlik, üzel (OTCK) / Öncesizlik (ÖK)
Hür = Özgen (OTCK) / Özgür (ÖK)
Bend = Büğet (OTCK)
Garb = Batı (OTCK-ÖK)
Âfâk = Ufuklar (OTCK) / Çevrenler, gözerimleri (ÖK)
Îmân = İnan (OTCK) İnan, kutsal inanç (ÖK)
Serhad = 1. Uç, ucel 2. Sınır (OTCK) / Sınır (boyu) (ÖK)
Medeniyet = Soysallık (OTCK) / Uygarlık (ÖK)
Siper = 1. Dulda 2. Koruyucu engel 3. Kuytu (ÖK)
Hayâsız = Utanmaz, utsuz (OTCK) / Utanmaz, sıkılmaz (ÖK)
Va’detmek = Adamak, söz vermek, adançlamak (OTCK)
Dünya = Acun, yer (OTCK) / 1. Yeryuvarlağı 2. El gün 3. Çevre, ortam (ÖK)
Cennet = Uçmak (OTCK-ÖK)
Vatan = Otan, yurt (OTCK) / Yurt (ÖK)
Fedâ etmek = Vermek, uğruna vermek, gözden çıkarmak (OTCK) / Gözden çıkarmak, kıymak (ÖK)
Cânân = Sevgili (OTCK)
Hudâ = Kuday, Tanrı (OTCK)
Cüdâ = Ayrı (OTCK)
Rûh = Tin (OTCK)
Mücerred = 1. Soyut 2. Yalnız, ancak (OTCK) / Soyut (ÖK)
Emel = Umay (OTCK) / Umunç (ÖK)
Ma’bed = Tapınak (OTCK-ÖK)
Mahrem = Gizli, içli dışlı, özdeş (OTCK) / 1. Gizli, içrek 2. Sırdaş (ÖK)
Şehâdet = Tanıklık (OTCK-ÖK)
Ebedî = Bengi, sonrasız (OTCK) / Sonsuz, ölümsüz, bengi (ÖK)
Vecd = Urunç (OTCK)
Her = (OTCK)
Cerîha = Yara (OTCK)
Na’ş = Ölü (OTCK)
Şan = San (OTCK) / Ün (ÖK)
Ebediyyen = Hiç bir daha, hiç bir vakit, hiç bir zaman (OTCK) / Sonsuza değin (ÖK)
İzmihlâl = Sıngı (OTCK) / Yıkılma, çökme, dağılma (ÖK)
Hürriyet = Özgenlik (OTCK) / Özgürlük (ÖK)

Bu cetvelde dikkat çeken hususları maddeler hâlinde ifade edelim:

1. TDK tarafından karşılık bulunan kelimelerden on tanesi yalnızca Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu’nda, dördü sadece Özleştirme Kılavuzu’ndadır. Kalan otuz bir kelime her iki kılavuzda yer almıştır.

2. Marşın isminde geçen ve ana mefhumunu belirten “İstiklâl” kelimesi “Osmanlıca” diye yabancı sayılmış; Türkçeden atılması için yerine önce “erkinlik, yadbağınç” kelimeleri konmuş, sonra bunlardan vazgeçilip “bağımsızlık” sözü getirilmiştir. Dolayısıyla, “istiklal”in yok edilmesi (unutturulması) için üç çareye başvurulmuştur. Bu gayret “istiklal” kelimesini dilden atmak için TDK’nin ne kadar ısrarlı ve kararlı olduğunu gösteriyor. Gelgelelim “istiklal”in yanında duran “marş” kelimesi Fransızca olmasına rağmen Türkçe muamelesi gördü… Bu kelimeye ne 1930’ların Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu’nda ne 1970’lerin Özleştirme Kılavuzu’nda ne de 2010’ların Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu’nda Türkçe herhangi bir karşılık bulundu…
Kısacası, TDK 90 yıldan beri Fransızca “marş”a imtiyaz tanımış…
"Osmanlıca" olmak "Fransızca" olmaktan bu kadar mı aşağı sayıldı?..
Farzımuhal "Marş"tan önceki kelime "İstiklâl" gibi "Osmanlıca" değil de "Nasyonal" veya "İndependans" filan olsaydı muhtemelen onların yerine Türkçe kelime aranmayacaktı...

3. TDK İstiklâl Marşı’mızda geçen kelimelere 1930’larda verdiği karşılıkların bir kısmını sonradan değiştirmiştir. Birkaç örnek verelim:
“Irk” için önce “Uruk” sonra “Anasoy” demiş.
“Medeniyet” için önce “Soysallık” sonra “Uygarlık” demiş.
Emel” için önce “Umay” sonra “Umunç” demiş.
“Şan” için önce “San” sonra “Ün” demiş.
“Hür” için önce “Özgen” sonra “Özgür” demiş.

Not: “Özgen” kelimesi Türk lehçelerinde bulunmayan;  Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’ne göre Çatalca’da kullanılan bir kelime olup “Kuzukulağı otunun filizleri” demektir. Bunun “hür” kelimesiyle nasıl bir bağı olduğu sorulabilir. “Özgür” kelimesi ise Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’nde, Türk Lehçeleri Sözlüğü’nde veya Tarama Sözlüğü’nde olmayan bir söz… Bunu TDK’nin türettiği anlaşılıyor. Asıl merak edilen şu: TDK “hür” kelimesine karşılık olarak Türkiye Türkçesi ağızlarında ve diğer Türk lehçelerinde mevcut olan “erkin” kelimesini almayıp neden kelime imal etme yoluna gitmiştir?    

4. 1930'lardaki karşılığı değiştirilmeyen kelime altı tanedir:
millet (ulus), hilal (ayça), garp (batı), cennet (uçmak), mabet (tapınak), şehadet (tanıklık).

5. Arapça veya Farsça asıllı (TDK’ye göre “Osmanlıca”) kelimelerden on altı (16) tanesine karşılık bulma yoluna gidilmemiştir:
naz, helal, zincir, sel, zırh, duvar, canavar, kefen, şehit, şüheda, can, ezan, ki, din, secde, arş.

6. TDK’nin Güncel Türkçe Sözlük’ü, İstiklal Marşı’nda geçen şu kelimeleri "eskimiş kelime" olarak görmektedir:
celal, garp, afak, serhat, şüheda, cüda, vecd, ceriha, ruhumücerret, naaş, izmihlal.

Ders Kitapları ve İmtihanlarda İstiklâl Marşı Kelimeleri

İstiklâl Marşı’nın TDK’ce “eskimiş” olarak görülen kelimeleri şöyle dursun, "eskimiş" sayılmayan kelimelerinin dahi birçoğu, başta ders kitapları olmak üzere nerdeyse hiçbir resmî metinde – birkaç iktibas dışında – geçmemektedir. Nitekim İstiklâl Marşı’ndaki istiklal, millet, çehre, hür, medeniyet, hayâ, canan, emel, mabet, namahrem, şehadet, ebediyen, celal, garp, afak, serhat, şüheda, cüda, vecd, ceriha, ruhumücerret, naaş, izmihlal… kelimeleri ana sınıfından üniversite seviyesine kadar okutulan yüzlerce ders kitabının hiçbirine girememektedir. Aynı kelimeler devlet tarafından yapılan (ÖSS, LGS, OKS, SBS, YGS, LYS, ALS, KPSS vd.) imtihanların hiçbirinde çocuklarımızın ve gençlerimizin karşısına çıkmamaktadır.

Türkiye'de bir liseye, fakülteye veya memuriyete girebilmek için İstiklâl Marşı’nın kelimelerini bilmenin herhâlde hiçbir fayda ve manası yok… O hâlde o kelimeleri kim, niçin öğrensin?
Ma'rifet iltifâta tâbi'dir;
Müşterîsiz metâ' zâyi'dir...

Ne Yapılmalı?

“Ne yapılmalı” meselesi elbette öyle basit, rahat ve kısa bir formülle  izah edilemez. Herhâlde uzun vadeli, ciddi bir politika ve program lazım. Onu bu kısa yazıyla açıklamak imkânsız. Ancak bir ipucu verilebilir: Ülkemizde İngilizce, Almanca vd. yabancı dilleri öğretmek için sarf edilen paranın, zamanın, emeğin hiç olmazsa onda biri de İstiklâl Marşı ve benzeri temel metinlerimizin kelimelerini öğretmek için ayrılmalıdır.

Eğer hepsinin öğretilmesi ağır geliyorsa bari İstiklâl Marşı’na bir küçük imtiyaz verilmelidir.

Dedelerimiz “istiklal, hürriyet, millet, vatan, mabet, hilal, iman” için canlarını verdi.

Biz bu kelimelere kitaplarda yer veremeyecek miyiz?

"Marş" ne kadar bizimse "istiklal" de o derece bizimdir...

14.03.2011

Bu haber toplam 901 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim