Cenneti Nasıl Kaybettik?

Cenneti Nasıl Kaybettik?
İstanbul Modern'de açılan ve dijital medya ile videolardan oluşan 'Kayıp Cennet' adlı sergi, son yıllardaki ekolojik değişimleri ve doğanın tahrip edilişini dokunaklı bir dille ortaya koyuyor.



İstanbul Modern'de 25 Mart'ta açılan dijital medya ve videolardan oluşan Kayıp Cennet adlı sergi, ziyaretçilerini, yaşanan zamanın ve mekânın ötesinde evrene daha geniş bir açıdan bakmaya çağırıyor. Dev boyuttaki ağır ağır ilerleyen videolar, tavandan sarkan, yastık dolgusundan yapılma bulutlar, içine girilebilen tahta ev, sağlı sollu sinema salonları, süslü bir ağaç... Neresinden baksanız büyüleyici bir atmosfer...

Oluşturulan bu büyülü ortam gayet estetik bir algı ortaya koysa da serginin asıl amacı, insanı düşünmeye, fark etmeye hatta özeleştiri yapmaya yani eyleme davet etmesi. Dikkatli gözler, videoları inceledikten sonra çok geçmeden yapılanın, son yıllardaki ekolojik değişimlere bir bakış olduğunu anlamakta gecikmiyor. İnsanlar, diğer canlılar ve bunların içinde yaşadıkları daha geniş, kapsamlı fiziksel çevre arasındaki değişen ilişkiler üzerinde duran 'Göç', başka şansları olmadığı için hayatlarını denizde geçiren denizcilerin, kontrol edemedikleri bir fırtınanın ortasında kalışını anlatan 'Sonsuz Okyanusta Duruş', Sir Ernest Shackleton'un Güney Kutbu'na yaptığı gezinin görüntülerinin on dakikalık bölümünün sanatçının ön dişine yansıtıldığı 'Dayanıklılık' isimli çalışmaların hepsi, bütün evreni kontrol eden tek bir gücü hatırlatıyor gibi. Çalışmalarıyla evrenin ahenk içindeki hareketini yansıtan sanatçılar, bir yandan da Japonya'daki tsunami ve ardından gelen nükleer felaketle yüzleştiğimiz bugünlerde bizi geleceğimiz hakkında düşünmeye davet ediyor.

Kaybolan masumiyet...

Dijital medya ve videolardan oluşan sergide doğayla ilgili konular üzerinde duran yerli ve yabancı 21 sanatçının çalışmaları var. Küratörlüğünü Paolo Colombo ve Levent Çalıkoğlu'nun yaptığı Kayıp Cennet sergisi, çağdaş sanatçıların teknolojiyi kullanma biçimlerini ve doğaya, hayvanlar dünyasına ve son yıllarda dünyayı etkileyen önemli ekolojik değişimlere dair bir dizi güncel konuya yaklaşımlarını mercek altına alıyor. Sergide çalışmaları yer alan 21 sanatçının da çıkış noktası "Başlangıçtaki masumiyetin kaybedilmesi ve doğayla günümüz teknoloji dünyası arasındaki çarpışma" fikri. Bu nedenle serginin adı, ünlü İngiliz şairi John Milton'ın Âdem ve Havva'nın cennetten kovuluşunu anlatan şiirinden geliyor. Teknolojinin doğanın yerini aldığı düşüncesinden hareketle yapay doğa fikrini tartışmaya açan sergide, farklı kuşak ve coğrafyalardan sanatçılar bir araya geliyor: Doug Aitken, Francis Alys, Katerina Athanasopoulou, Jim Campell, Ergin Çavuşoğlu, Desertmed, Shaun Gladwell, Emre Hüner, Nina Katchadourian, Ali Kazma, Laleh Khorramian, Guy Maddin, Rivane Neuenschwander, Ulrike Ottinger, Tony Oursler, Qiu Anxiong, Pipilotti Rist, Charles Sandison, Kiki Smith, Bill Viola ve Pae White. Kayıp Cennet, 25 Temmuz'a kadar pazartesi hariç hafta içi her gün gezilebilir.

Haber: sanatalemi

Bu haber toplam 707 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim