• İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

Cihan Aktaş: Mustazafların haysiyeti

Cihan Aktaş: Mustazafların haysiyeti
Yaptığın şeye, söylediğin söze inanmadığında bir boşluğa düşersin. Hayat zaten yeterince ağır son yıllarda, bir de içtenlik kaybı olduğunda insan nasıl koruyabilir ki insana güvenini?
 
Çankırı’da, Sefer Usta’nın yerindeyiz. Mekânın asıl adı Derya Lokantası ama halk arasında “Sefer Usta’nın Yeri” olarak anılıyor. Yeğenim Ömer’le Bedesten Sokak’tan geçerken methini duyduğum kahveyi içmek için uğramıştım lokantaya. Sefer Tekmen Usta’nın eşi Müjgân Hanım da yanımıza oturduğunda, birden kalabalık bir grup olduk. Söz sözü açtı; Müjgân Hanım hoşsohbet bir insan. Dokuz yıldır çalışıyor açılalı kırk bir yıl olan lokantada. Yemek işine karışmadan, masaların ve mutfağın düzeniyle, kasayla ilgileniyor. “Kasa bende ama beyime hesap veriyorum şunu şuraya verdim şunu şuraya” diye anlatıyor. Bazen garsonluk da yapıyor, ancak mutfağa girmiyor. Evde yemek yapıyor ya…
 
Sonra meczup konukları geldi, karşı masaya oturdu. Sefer Usta bana izah etti işaretlerini. İki elini sağa sola salladığında “tavuk”, karnını ovduğu takdirde “işkembe” yemek istermiş.
 
Zeki Bulduk bize Müstesna Deliler Albümü’nde anlatmıştı: Meczup denilen, sözü dinlenmediği için gizeme veya anlamsızlığa sürgün edilmiş kişi. Ne garip bir şey sırf entrikaya çalışan aklın kadavraya çıkartılmaması oysa. Sanki aklıselim bilinenler insanlığı büyük felaketlere sürüklemezlermiş gibi… Meczup biraz da hayatın dayattığı hırslara tamah etmediği için kenara çekilmiyor mu?
 
Hırs, kibir, tamah… Çok kolay yayılan kişilik hastalıkları. Nasıl güven duyabiliriz insanlara, daha önemlisi nasıl güven uyandıran bir insan olabiliriz?
 
Sefer Usta’nın yerinde her gün beşten fazla meczup ağırlanıyor. Bazen köyden alışverişe gelenler de ikrama dâhil oluyor. Bereket başka türlü nasıl hâsıl olabilir? “Bu ülkeyi büyük kıtlık bekliyor” diyor Sefer Usta. “İsraf, saygısızlık, bir şey beğenmezlik…”  1873-1875 büyük kıtlığını, açlığını yaşamış bir şehir Çankırı.  Sefer Usta ve Müjgân Hanım’ı sokağa atılan ekmekler endişeye düşürüyor. Emek silikleşince israf artar. İşsizliğin çoğalmasıyla ekmek israfı arasında bir bağ yok mu?
Bu haber toplam 164 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim