Cihat Zafer’den iki kitap birden: İstanbul’a Aşk Mektubu- Çarşılar Trenler Hatıralar

Cihat Zafer’den iki kitap birden: İstanbul’a Aşk Mektubu- Çarşılar Trenler Hatıralar
Cihat Zafer her ne kadar Ankara’da doğmuşsa da Adapazarı’nı çağrıştırır. Belki de bu yüzden İstanbul’a Aşk Mektubu yazıyor diye düşünülebilir. Fakat İstanbul bir hastalıktır, bazılarına göre aşk da! Hem de marazi bir hastalık!

Ben senin yanında iken de hasretim sana!

İstanbul’a Aşk Mektubu bir şehre tutkuyla bakışın vücut verdiği bir kitap. Tutkulu kişi edebiyat aleminden, güzel konuşan, hakkını vererek şiir okuyan birisi olunca işin rengi değişiyor.  

istanbula-ask-mektubua2d751ad66ebcd8753c1edc19dc350ac.jpg


Kitap böylece sesli okunacak bir eser oluyor. Bazı kitaplar vardır ki, pasif okumaya müsaittir. Onu bir köşeye çekilir sessiz sessiz okursunuz. Kimse ne okuduğunuzu anlayamaz. Kitap bitince iyi ki bitti dersiniz. Hayata dönersiniz. İstanbul’a Aşk Mektubu’nu böyle okumak mümkün değil. İşte rastgele birkaç satır: “Ağlamaklı birkaç lâle yetişmez ki yüzyıllık melâle…Tuğ kaftan ayni ipek şelale…Şimdi nasıl aksın müverrih gözünden? Boşuna kaldırdın boş kazanı yeniçeri. Bir göreydin yenisini, çerin, çöpün, çerinin…”

Cihat Zafer kendi metnini şiirleştirmekle kalmıyor, başta Yahya Kemal olmak üzere birçok şairimizin şiirlerinden parçaları metninin bütünlüğü içinde sunuyor.

Bir kitabı böyle bitirmek için Cihat Zafer olmak lâzım: “İstanbul! Senle dolu bir kalbin, aşktan başka çaresi mi var?”

İstanbul’a Aşk Mektubu’nun bu ikinci baskısı imiş. Nice yeni baskılara!

 

indir-008.jpgÇarşılar Trenler Hatıralar’da öncelikle Cihad Zafer’in çocukluğunun, gençliğinin şehri Adapazarı var. Bildiğimiz bir hatıra kitabı değil ama her cümlesi kim bilir hangi hatıraların çağrışımı. Uzunçarşı başlıbaşına bir şehir kahramanı. Hayatın bütün uğultularını bitmeyen bir senfoniye dönüştüren bir mekân. Hiçbir şeyle ilgilenmeden çarşıyı boydan boya katetmek… Bu mümkün olsa bile yakışık almaz. Sonra şehrin camileri, parkları, istasyonu, okulu, esnafı, memuru, şairi, şairanesi…Cihad Zafer bu kitapta başka yerlerden, şehirlerden de bahsediyor. Fakat Adapazarı her defasında bir yerden zuhur ediyor. Aslında Cihad Zafer için Adapazarını anlatmanın bir yanıyla kendini anlatmak, bir yanıyla da memleketi, bütün Türkiye’yi anlatmak olduğunu hissediyorsunuz.

Bu haber toplam 266 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suadiye Vapuru02 Eylül 2019 Pazartesi 10:51
  • Her Şey Mümkün30 Ağustos 2019 Cuma 14:18
  • Son Ayak İzi16 Ağustos 2019 Cuma 13:35
  • Huzur07 Ağustos 2019 Çarşamba 15:08
  • Yalnızız29 Temmuz 2019 Pazartesi 11:49
  • Bülbülü Öldürmek22 Temmuz 2019 Pazartesi 13:22
  • Deli Kadın Hikâyeleri16 Temmuz 2019 Salı 12:31
  • 40 Şehir Portresi13 Temmuz 2019 Cumartesi 10:55
  • Ocağımız Sönmesin12 Temmuz 2019 Cuma 15:21
  • Tek Kitapta Farklı Tarzlarda Öyküler ‘Taşın Dediği’11 Temmuz 2019 Perşembe 12:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim