Çınar Ve Şehir

Ahmet Tâlib ÇELEN

Nihad Sami Banarlı merhûmun sözüdür: “Türkler gittiği her yere iki şey götürür: Pınar ve çınar…” Bir köklülük, bir sağlamlık, bir uzun ömürlülük, bir şefkat tedâî ettirdiği için midir, milletimiz çınarı pek sevmiştir.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursada Zaman şiirinde geçen “Orhan zamânından kalma bir duvar/Onunla bir yaşta ihtiyar çınar” mısraları bütün sükûnetine rağmen benim içimde velveleler meydâna getirir. Bu, Müslüman Türk şehirlerindeki pınar-çınar kardeşliğini yazmayı çok istemişimdir. Aşağıdaki mısralar yıllar önce karalanmıştır. Ortaya çıkarmada hep tereddüt ettim; artık gün yüzüne çıksın dedim. Bilesiniz ki bu mısralar, içimizde Yahya Kemal’in Itrî şiirindeki “O dehâ öyle toplamış ki bizi/ Yedi yüz yıl süren hikâyemizi/ Dinlemiş ihtiyar çınarlardan” mısralarının uğultuları ile mayalanmıştır. Karınca kararınca…

 

ÇINAR VE ŞEHİR

Bir gün yolun geçerse bir şehrin kenarından
Ne kadar umur görmüş anlarsın çınarından.
 
Çınarsız şehirlerin kökü derine inmez
Orada hâl mâzîye, mâzî de hâle sinmez.
 
Çınar neymiş,  on asır önceden kalana sor
Yaydığı serinlikten ruhları dolana sor.
 
Her beldenin kendince bir kıymeti var ama
Çınarsız şehirlerde hiç an’ane arama.
 
Bulamazsın orada “dede”yi bilen bir kul
Torunlar vardır ama geldikleri yer meçhul.
 
O şehirde bilinmez artık geçmişin yâdı
Muhteşem bir mâzîye evlât olmanın tadı.
 
Üç kıtayı fethedip yıldız gibi kayanlar
Bir çınar gölgesinde atını sulayanlar,
 
Öldük demeyin sakın gittiğiniz âlemde
Çınarsız kalan dünyâ kıvranıyor elemde.
 
Çınar gibi yaşanan günleri andı gönül
Çınarsız şehirlere tutuştu yandı gönül.
 
Çınar ki el almıştır Osman Gâzi atamdan
Çınarsız şehirleri atamadım kafamdan.
 
Çınar fânî dünyada ebedîlik iksîri
Çınarsız şehirlere nasıl diyorlar diri?...
 
Susuzluktan damaklar yanarsa alev gibi
Bizi suya kandırır bir kuytu çınar dibi.
 
Ezelden iki kardeş, iki dost pınar-çınar
Birinden kavruk dudak, öbüründen rûh kanar.
 
Birinin gölgesinde birinin artar suyu
Birinin suyu ile uzar birinin boyu.
 
Çınarsızsa bir şehir pınarın da yok izi
Onlar aynı annenin sarmaş dolaş ikizi.
 
Çınarsız bir şehirde yaşanan ömre yazık
Çınarlı beldelerin havâsı rûha azık
                             *
Camimizde gölgelik, sokağımın süsüdür
O, mü’min şehirlerin zümrütten örtüsüdür..
 
İlhâmı her sanatta; hattım, mûsikim, şi’rim
Çınarsız bir dünyaya ben nasıl “benim” derim?
 
Sordum: Bu şehirlerden göçmüştür huzur niçin
Çınarsız şehirlere ağladım için için.
 
Dallarında bin yıllık hâtıralar gizlenir
En esrarlı sohbetler altında feyizlenir.
 
Bir çınarın altında bir pınardan su için
O zaman anlarsınız çınara hasret niçin.
 
Huzur huzur hep huzur uğultulu sesinde
Beş vaktin ritmi vurur esrarlı nefesinde.
 
Çınarın mânâsını ancak bir zümre anlar:
Gölgesinde muhteşem bir rüyâya dalanlar.
 
Çınarlı rüyâları görmek için “er” gerek
Çınara çınar gibi boy verecek yer gerek
        *
 
Bir gün yolun geçerse bir şehrin kenarından
Ne kadar umur görmüş anlarsın çınarından…
Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim