• İstanbul 28 °C
  • Ankara 32 °C

D. Mehmet Doğan: “Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım*”

D. Mehmet Doğan: “Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım*”
Kelimeler kelimeleri çağrıştırır, şehirler isimleri...Kış dersiniz, soğuk, kar, soba hatıra gelir; yaz dersiniz sıcak, ter, yayla.
Şehir bir anlamda yetiştirdikleridir, yaşattıklarıdır ve benimsedikleridir.
“Erzurum” denildiğinde hafızamızda hangi isimler resmigeçit yapmaya başlar? 
Kadı Darir, Nef’î, İbrahim Hakkı, Emrah, Sümmani, Nureddin Topçu, Hüseyin Avni (bu ikisi Mehmed Âkif’i de davet eder hafızamıza). Daha yakına gelelim: Alvarlı Lütfi Efe, Mükerrem Kemertaş...
Erzurum ilk ağızda bunları hatıra getirir. En azından bende bu isimleri öncelikle çağrıştırır. 
Sonra liste genişletilebilir. Mesela Ahmet Hamdi Tanpınar...Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Mümtaz Turhan, Nevzat Kösoğlu...
Listede Erzurumlular kahir ekseriyeti teşkil ediyor, tabii olarak. Fakat Erzurumlu olmayanlar da var. Mehmed Âkif, Tanpınar... gibi. Nasıl Erzurumlu isimlere ilaveler yapılabilirse, Erzurum dışından başka isimleri de listeye eklemek mümkündür. Mesela ben Orhan Okay’ı muhakkak eklerim, “Erzurum gazeli”yle Yahya Kemal’i de unutmam:
Yârin ki her tebessümü dağ üstüne bağ olur
Ankaralıyım. Ankara ile ilgili bir de kitabım var: Ömrüm Ankara!  “Ankaralı olduğum kadar Erzurumluyum” desem, bunu mübalağa olarak görmeyiniz. Elbette hangi şehrimizin adı geçse, bizde bir benimseme hissi uyanır. Hiçbirini ayırmadan bunu yaparız. Bu yüzder rahatlıkla “Türkiyeliyiz” diyebiliriz. Sadece bugünkü siyasî sınırlarımız değil, ötesindeki şehirler için de benzer bir hissiyat ortaya çıkar. Tebriz, Halep, Pirizren, Üsküp...Daha fazla doğuya, batıya, güneye ve kuzeye giderek listeyi kabartmak istemiyorum. Bu şehirlerin hepsinde defalarca bulundum, hiç yabancılık çekmedim, gariplik hissetmedim. 
Erzurum’u kışla hatırlarız, soğukla hatırlarız. Çetin tabiat şartları Erzurumluyu dirençli kılar, mukavim yapar. Erzurum’un bana hatırlattığı kelimelerden biri “müdafaa”, yani “savunma”dır.
Erzurum kilidi mülkü islâmın!
“İslâm mülkünün, ülkesinin kilidi Erzurum...” cümlesi müthiş bir müdafaa hissi telkin ediyor. Bu kilit yakın tarihimizde birkaç kere açılır gibi oldu, hicran ve felaket yıllarımızdı... Elhamdülilah Erzurum İslâm mülkünün kilidi olmaya devam ediyor. Erzurum ayakta kaldıkça ülkemizin varlığından emin olabiliriz.
Erzurumla yüzyüze ilk tanışıklığımız 1970’lerin başında...Ondan önce Erzurumlu dostlar tanıdım, Erzurum’u tanımanın önsözü gibi. Ve onlar bende Erzurum muhabbeti hasıl etti. Erzurumun tarihine, kültürüne, edebiyatına, lehçesine vakıfım. Erzurumla ilgili yazdıklarım küçük bir kitap hacminde. 
Bugün bana Erzurum’un çağrıştırdığı kelimeler, kıymetbilirlik, kadirşinaslık ve vefa... 
Erzurum’da hatırlanmak, kadri bilinmek, kıymeti takdir edilmek...Benim için büyük armağan. Şehrin vefası bir kütüphane şeklinde tecessüm ediyor. Hayatını kitaplar arasında geçirmiş bir kalem emekçisi için ifadesi müşkil bir güzellik. Bir yazarın cennet tasavvurunda mutlaka kütüphane vardır. 
Yazarlık hayatımın 50. yılını geride bıraktım... 
Yazmak, işin tabiatında olan birtakım güçlükleri göğüslemek demek bir anlamda. Bu yüzden elli yılımız mücadelelerle geçti. Zor günlerimiz oldu, sıkıntılı zamanlar yaşadık. Yine de karamsarlığa kapılmadık, hiç bir zaman ümitsiz olmadık. 
Bedel talep etmedik, mükafat beklemedik, ödül ummadık. Doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam ettik, Allaha hamd olsun. 
Bu kütüphane, hem de Erzurum’da, benim için gerçek bir mükafat. 
Ankara’da belediyelerin şehir kütüphaneleri, semt kütüphaneleri kurması için çok gayret sarfettim, fakat muvaffak olamadım. Erzurum belediyesi böyle kütüphaneler kurarak bir adım öne geçti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mehmet Sekmen kitaba, kültüre âşina. Onda müthiş bir dinamizm, hiç eksilmeyen bir enerji var. Ne zaman karşılaşsak bu enerjinin bizi kuşattığını hissediyorum.  
Sayın başkan başta olmak üzere, emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. 
Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım.
Bu kütüphanenin tabelasına bakıp göğsümü gere gere “Erzurumdayım ve Erzurumluyum” diyorum!
 
 
* Erzurum’da “D. Mehmet Doğan Kütüphanesi”nin açılışında yapılan konuşma
 
 
Bu haber toplam 1043 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim