D. Mehmet Doğan Malatya intibalarını yazdı

D. Mehmet Doğan Malatya intibalarını yazdı
Malatya mevsimi Şehirlerin en fazla kendileri oldukları günler, haftalar, aylar hatta mevsimler vardır. Elbette İstanbul her zaman İstanbul’dur. Ama erguvan mevsiminde, nisan ayında İstanbul bir başka İstanbul’dur...
Malatya mevsimi

Şehirlerin en fazla kendileri oldukları günler, haftalar, aylar hatta mevsimler vardır. Elbette İstanbul her zaman İstanbul’dur.
Ama erguvan mevsiminde, nisan ayında İstanbul bir başka İstanbul’dur...

Bursa’nın da erguvan zamanı var, fakat manolyalar açtığında bir başka güzeldir bu şehir. Ankara’nın hüzünlü güzünü, Trabzon’un kısa süren yazını bu şehirlere mahsus zamanlar olarak kayda geçebiliriz. Amasya’nın mahfuz güzelliği, elma ağaçlarının o güzelim rengiyle dalları süslediği sonbaharda katlanmaz mı?

Bu şehirleri görenler bir de bu mahsus zamanlarda gitmeli.

Malatya’ya 1977’den beri defalarca gittim. Fakat hiçbiri haziran sonuna rastlamamıştı. Kırmızı kiraz renginin solmaya, sarı kayısı renginin hâkim olmaya başladığı bu günler, Malatya’nın mahsus günleri olmalıdır.

Daha havadan bakarken, Malatya gibi yeşil bir şehrin, elbette çevresiyle birlikte, nadir bulunduğunu fark ediyorsunuz.

Bu yeşilin yüzde doksanının kayısı ağaçlarından kaynaklandığını da inince öğreniyorsunuz. Malatya ve kayısı, mahalli tabirle “mişmiş” birbirinden ayrılmaz iki kelime.

Bunu ilkin Malatya’ya 60 kilometre mesafede, Vahap Küçük’ün misafiri olduğumuz Doğanşehir’de hissettik. Olgunlaşmış kayısılar dalları kolaylıkla ulaşmamız için bize doğru eğiyordu adeta...

Doğanşehir’i Kaleciğe benzettim. O da Ankara’ya aynı mesafede! Fakat Malatyalılık daha çok hoşuma gitti, soyadımı taşıyan bir ilçesi var!

Malatya’da mahalli kültür havzaları üzerine konuşmak için davet edilmiştik. Malatya’nın güzel bir kültür kuruluşu olan Bilsam’ın bu davetinin bir tarafı da ertesi akşam yapılacak şiir şöleni idi.

Malatya’dan önce tanıdığımız Malatyalı şair dostumuz Cumali Ünaldı yıllardır memleketinde berber olma hayalini gerçekleştirirken, biz de Ahmet Kot, Ali Ural, Ömer Erdem gibi şair dostlarımızla ve değerli edebiyat hocası Prof. Abdullah Uçman’la buluştuk. Onlar Adıyaman’da yapılan bir şölenden geliyorlardı.

Bütün şehirlerimiz değişiyor. Fizikî değişme kolaylıkla fark ediliyor. Malatya ilk gördüğümüz 1977’den bu yana fiziken çok gelişmiş, serpilmiş, yaygınlaşmış. Nüfusu 400 bini geçmiş.

Peki manevi hayat, kültür hayatı aynı şekilde gelişebiliyor mu? Bunu ölçmek kolay değil elbette.

Kültürel değerlere önem veriliyor, mimari mirasa sahip çıkılıyor artık. Gençlerin okuma yoluyla kültürel mirasımızı benimsemesi sağlanmaya çalışıyor. Elbette bunun her zaman sağlıklı olarak işlediğini söylemek de mümkün değil.

Malatya’da belediye başkanı Ahmet Çakır’ı ziyaret ettik. Mutantan görünüşlü yeni bir belediye binası yapılmış. Şehrin merkezindeki hükümet konağının karşısında bulunun mütevazı belediye binası da ortadan kaldırılmış!

Yeni bina gösterişli, fakat kullanışsız. Başkanın odası, çatı katı gibi. İçinde kocaman kocaman sütunlar var. Başkanın konuşmasını biz duyamıyoruz, bizim sesimiz başkana ulaşmıyor!

Binayı çok ünlü bir mimarımız tasarlamış. Mimarımız gösterişi halletmiş, fakat kullanışlılığı, yerindeliği halledememiş. Sırf gösteriş için, pahalıya mal olan binalar yapmak çözüm mü?

Kullanışsız, ısıtılması zor ve iş akışını yavaşlatan bir yapı... Yeni binayı görünce eski binanın yıkılışına üzüldüm. Çünkü bu yapı, cumhuriyet döneminin bir belediye binası olarak şimdiki binadan kullanışlı idi. Belki büyüyen şehrin ihtiyaçlarına cevap veremeyecek duruma düşmüştü. Ek binalarla bu mesele de halledilebilirdi.

Malatya ile ilgili yazılabilecek çok şey var...

Kültürümüzü canlandırmak için yapılan acemiliklerle, güzele, iyiye ulaşma yolunda yapılanların tam zıddına sonuçlar vermesiyle ilgili yazılacaklar var.

Bunları bir günlük yazının çerçevesinde halletmek mümkün değil...

Malatya’nın bugün konuştuğu konuları gündemine alan çok fazla ilimiz yok. Bu gelecek için bir fırsat. Bir önemli imkân da, Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran.

Ankara’nın kültür çevrelerinin yakından tanıdığı, kitap sahibi valilerimizden olan Ulvi bey, kültürle kitapla ilgili faaliyetler yanında, Malatya’nın önemli geçim kaynağı kayısının kalitesinin korunması yönünde adımlar da atıyor...

Malatya’yı mevsiminde görmeyenlere, tavsiyemiz: Şimdi Malatya mevsimi! Bu şehirde tarihi de, yayla havasını da teneffüs edebilirsiniz...
Bu haber toplam 922 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim