D. Mehmet Doğan: Yeni atatürkçülük ilkesi: Büst ıslanmasın, çocuklar ıslansın!

D. Mehmet Doğan: Yeni atatürkçülük ilkesi: Büst ıslanmasın, çocuklar ıslansın!
Tek parti devrinin Atatürk kültü, Atatürk’ün heykellerini, büstlerini de Atatürk ile özdeşleştirir ve kutsar.

Bu yüzden büste dokunmak, heykele zarar vermek olağanüstü tepkilerle karşılanır. Yıpranmış bir heykeli değiştirmek veya bir heykeli bulunduğu yerden başka bir yere nakletmek ciddi sıkıntılara yol açar. 

Bu sakat zihniyetin fideliği Milli Eğitim’in bir türlü reforma tabi tutamadığı müdredattır. Okullarımızda Atatürk objektif olarak anlatılmaz. Gerçek Atatürk yerine efsane Atatürk anlatılır. “O mavi gözler, o yele saçlar, o gür kaşlar!”

Haber şu:

“Edirne'nin merkeze bağlı Tayakadın Köyü'nde bulunan Şehit Cem Havale İlkokulu'nun birinci sınıf öğrencileri Damla İnceoğlu, sınıf arkadaşı Dilay Büyükkılıç ve ikinci sınıf öğrencisi Masal Cam, yağmur yağışı sırasında teneffüse çıktıklarında okul bahçesindeki Atatürk büstünün yağmurda ıslandığını gördü.

3 minik öğrenciden Dilay Büyükpiliç, arkadaşlarına Atatürk'ü yağmurdan korumaları gerektiğini söyleyince, birlikte koruma kararı aldılar ve çıktıkları iki tenefüs boyunca yağmur altında büstü şemsiye ile korumaya çalıştılar.

Bu anın fotoğrafını çeken bir velinin sosyal medyada paylaştığı bu an günün en çok konuşulan konusu olurken çok sayıda beğeni ve paylaşım aldı.

Atatürk'ü çok sevdiğini ve yağmurda ıslanmasına dayanamadığını söyleyen Dilay, "Dışarı çıktığımda Atatürk'ün yağmurdan ıslandığını gördüm. Arkadaşım Damla'ya, 'Atatürk'ü yağmurdan korumamız lazım' dedim. O da bana 'ver şemsiyeni koruyalım' dedi. Boyum büste ulaşmadığından dolayı şemsiyemi Damla'ya verdim. Bu sırada arkadaşım Masal'da yanımıza geldi. Hep beraber Atatürk ıslanmasın diye şemsiye tuttuk. Biraz biz ıslandık ama olsun, Atatürk ıslanmadı" dedi.” 

Bunu haber yapan, dağıtan ve yayın yoluyla duyuran zincir, gerçekte Atatürk’e ve atatürkçülüğe hizmet etmiyor. Hurafelere belenmiş bir kült, daha net söyleyelim “din” oluşturmaya çalışıyorlar. Uluhiyet derecesine yükseltilmiş bir Atatürk, büstlerine ve heykellerine de hulûl ediyor! Onlara dokununca Atatürk’e dokunmuş oluyorsunuz, onları yağmurdan koruyunca Atatürk’ün ıslanmamasını sağlamış oluyorsunuz!

Çocukların Atatürk’ü büstlerinden ayıramaması, öğretmenlerden sirayet eden bir idrak sefaleti. Mesele Atatürk büstleriyse, heykelleriyse, iş kolay; onlara gerekli gereksiz tazim göstererek işi hallederiz.

Aslında ülkede bu zihniyetle mücadele edecek gerçek atatürkçüler olması lâzım. Onun mücadelesini, fikirlerini öne çıkarıp bugüne bir şeyler söylemek önemlidir. Eğer Atatürk büst ve heykele hapsedilirse, fikir öldürülmüş demektir.

Bu haber mini mini çocuklara şunu söylüyor: Çocuklar bırakın Atatürk’ün fikirlerini, siz onun büstlerini, heykellerini yağmurdan koruyun; hatta bu uğurda siz ıslanın, hatta hasta olun, ölün, önemli değil.

İdeoloik sığlığın vardığı nokta bu: Atatürk’ün fikirleri, yol göstericiliği konusunda bir şey yapamayanlar, Atatürk kültünü yükseltmeye devam ediyorlar.

Atatürkçülük pozitivist bir düşünce olmaktan çıkarılıyor, hurafevî bir ideolojiye dönüştürülüyor.

Bu haber toplam 438 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim