D. Mehmet Doğan: Zihin tarihimizde 26 Ağustos Malazgirt Zaferi

D. Mehmet Doğan: Zihin tarihimizde 26 Ağustos Malazgirt Zaferi
26 Ağustos 1071, Malazgirt Zaferi, bu sene Cumhurbaşkanımızın iştiraki ile kutlanıyor. Bu kutlamalara daha önce katılan cumhurbaşkanı olmuş muydu? Yanlış hatırlamıyorsam, 900. yıldönümüne (1971) dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay katılmıştı.

Malazgirt Zaferi’nin zihin tarihimizdeki seyri konusunda Beşir Ayvazoğlu’nun Karar’daki yazısı aydınlatıcı (17.8.2017). Yahya Kemal’in Fransa dönüşü vatan üzerinden bir milliyetçilik düşüncesine sahip olduğu kendi ifadesinden anlaşılıyor. Vatan kavramının tam bir açıklık kazanmadığı, muhayyel “Turan yurdu”nun cazibesini koruduğu ve Osmanlı Devleti’nin Anadolu’yu aşan sınırlara sahip olduğu bir dönemde Anadolu merkezli bir millet kavramı üzerinde düşünmek elbette daha çok Anadolucu olarak bilinen ve 1924’te Anadolu Mecmuası’nı çıkaran ilim ve fikir adamlarına yakışır. Ayvazoğlu, Yahya Kemal’in 1922’de yayınlanan iki yazısında konuyu ele aldığını belirterek öncülüğün ona ait olduğunu ihsas ediyor.

tarama_2.jpg

Malazgirt Zaferi'nin 900. yılı Türkiye çapında faaliyetlerle kutlanmıştı. Yukarıdaki ayraç 1971 yılında Türk Tarih Kurumu'nun bu münasebetle düzenlediği sergide dağıtılmıştır. 

Anadolucular, millî tarihimizin Anadolu üzerinden okunması gerektiği tezini Mükrimin Halil Yınanç başta olmak üzere savundular. Tarihi hanedan ismi taşıyan devletlerden değil, halk ve toprak üzerinden  okumak ciddi bir zihniyet değişikliği olarak görülebilir. (Anadolu Mecmuası Latin harfleriyle TTK tarafından yayınlandı, Aslan Tekin-Zeki İzgöer’in aktarımıyla). Bu dergide 26 Ağustos’un millî bayram olması gerektiğini açıkça yazan Necip Âsım (Yazıksız)’dır. “Millî Bayramımız” başlıklı makalede, Malazgirt Zaferi’nin millî bayram olarak kutlanması gerektiğini belirten yazar, “Bu günü her Anadolu Türk’ü hiç olmazsa kalbine yazmalı ve içinden taziz etmelidir” temennisini dile getiriyor. Bunun sebebi, o sıralar Malazgirt Zaferi’nin kutlanmasının pek ihtimal dahilinde olmamasıdır.

Nitekim, ne Atatürk devrinde ve ne de İnönü döneminde Malazgirt zaferinin kutlandığına dair bir bilgiye sahip değiliz. “Malazgirt” deyince, 1950’ye kadar merkez nüfusu 2 bini bulmayan, elektrikten mahrum, ulaşılması güç, sadece bir ilkokul ve bir fırına sahip köy görünümlü bir kasabadan söz ediyoruz. (İktisat ve Ticaret Ansiklopedisi, 1952)

Bir taraftan Yahya Kemal’in fikirlerinin tesiri, diğer taraftan Nureddin Topçu’nun 1939’dan itibaren Hareket dergisinde yayınlanan yazıları, Selçuklu tarihi araştırmalarının gelişmesi ve Osman Turan’ın eserlerinin peşpeşe yayınlanması, Malazgirt ekseninde bir tarih başlangıcı düşüncesini zihinlerde yaygınlaştırdı. 1966 sonunda Ankara’da, DTCF sümeroloji profesörü Emin Bilgiç öncülüğünde Selçuklu Tarih ve Medeniyeti Enstitüsü’nün kurulması, konuyu çeşitli zeminlere taşıyan önemli bir gönüllü hareketi olarak görmelidir. Enstitü’nün kuruluş gayesi olarak “Malazgirt zaferinin 900. yılının mahiyetine lâyık şekilde muhtevalı olarak kutlanması, Doğu Anadolu’da ilk Selçuklu eserlerinin tamiri ve Malazgirt’te bir ‘Fetih Âbidesi’nin inşası” belirtilmişti. Bu maksatla Selçuklu Araştırmaları Dergisi çıkarılmış, bu derginin 3. sayısı 1971’de “Malazgirt Zaferi Özel Sayısı” olarak yayınlanmıştır. (Sorumlu müdürü: Faruk Sümer, Selçuklu tarihi araştırmacısı Altan Köymen 4 yazısı ile dikkat çekiyor, 641 sayfalık kalın bir cilt). Derginin bu sayısının sunuşunda Emin Bilgiç, Devlet Planlama Teşkilatı’nda söz sahibi bazı idealist arkadaşların konunun 1969 İcra Planı’na girmesini sağladığını belirtmektedir. İcra Planı’nda, Malazgirt zaferinin 900.yıldönümünün “millî ölçüde bir olay” olarak kutlanması kararı yer almıştır.

Aynı yazıda, 1970 ve 1971 bütçelerinin muhtelif fasıllarına kutlama ile ilgili ödenekler konulduğu ve Malazgirt Fetih Âbidesi için de 1970 bütçesinde 1 milyon, 1971 bütçesinde ise 4 milyon lira ayrıldığı belirtilmektedir. Enstitü’nün Malazgirt Marşı yarışması açtığı ve bu yarışmayı Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun şiirinin kazandığı da hatırlanmalıdır.

Aylardan Ağustos, günlerden Cuma 
Gün doğmadan evvel iklîm-i Rum'a 
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma

Yeni bir şevk ile gürledi gökler 
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber

Malazgirt Zaferi’nin 900. yıldönümünde her şeye rağmen tesirli bir başlangıç yapıldığını söyleyebiliriz. Cumhuriyet ideolojisinin Atatürk’le başlayan bir tarih başlangıcını esas aldığı bilinmez değildir. Yakın geçmişi ile bağ kurmaktan imtina eden, bu yüzden Osmanlı ve islâmî dönem tarihimizi geri plana atan, fakat bin yıllar öncesinden kimlik unsurları devşirmeye çalışan bu ideolojiye rağmen 1971’de, hem de 12 Mart müdahalesiyle yeni bir atatürkçülük furyası estirildiği bir dönemde, Malazgirt Zaferi’nin 900. yıldönümünün üst seviyede kutlanması, ideolojiyi aşan bir devlet aklının varlığının delili olabilir.

İki binli yıllarda, hem Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümüne, hem İstanbul’un Fethi’ne ve Malazgirt Zaferi’ne atfen üç tarih öne çıkarılmaktadır: 2023, 2053 ve 2071. Böylece Cumhuriyetin 100., İstanbul’un Fethi’nin 600. ve Malazgirt zaferinin 1000. yılı hedef olarak gösterilmektedir. Bu bütüncü, kapsayıcı bir tarih yaklaşımı olarak okunabilir. Türkiye zemininde bir devlet ve millet kavramı Malazgirt’le başlayıp, Fetih’le tahkim edilip Cumhuriyetle süreklileştirilebilir. Tabii bu yıldönümlerinden en yakını 2023...Diğer yıldönümlerini kutlamaya bu hedefleri ortaya koyanların ömrü yeter mi? Allah bilir, ama muhal!

İşin özü de bu zaten: Şahıslar geçicidir, devlet kalıcı.

Yine de, Malazgirt Zaferi’nin 1000. yılını değilse bile 950. yıldönümünü bugün yaşayanlardan bir çoğunun kutlayabileceğini söyleyebiliriz: Yıl 2021!

Bu haber toplam 701 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim