D. Mehmet Doğan´ın 5 vakti

D. Mehmet Doğan´ın 5 vakti
Adem Turan; Sözlük üstadı, Vakıf adamı, Türkçenin mücadele adamı D. Mehmet Doğan\'a gününü nasıl geçirdiğini sordu..

Ezan sesiyle uyanmak, bu uyanışın gereğini yapmak… Fanî varlığımızı ebedî olana yöneltmek… Abdest, namaz ve her sabah 2 sayfa Kur’an…

Zihnî faaliyet için günün en müsait, en verimli dilimi. Bir önceki günün dimağda meydana getirdiği yığılma uykuyla bertaraf edilirken sabahın diriltici tazeliği içinde düşünmek, çalışmak, yazmak…

İlk iş mutad “sözlük” çalışması. Kelimelerin rengârenk bahçesinde sabah gezintisi. Anlam kelebeklerinin uçuşması…

Maksat karın doyurmak değil, çay içmek!

Kahvaltı sabahın vazgeçilmez törenlerinden biri. Maksat karın doyurmak değil, çay içmek! Yeni bir günü hissetmek. Zeytin çeşitlemeleri vazgeçilmez. Memleketin gerçek balı. Kalecik eskiden beri balıyla meşhur. Tereyağları kremaya dönüştü. Anacığımın turfan çalkadığı, böylece yağla ayranı ayırdığı günlere dönmek mümkün olsa keşke.

Eski sütlü, yoğurtlu (yani kargabeyinli, yani pekmezle yoğurdun o basit fakat vazgeçilmez terkibi).. Olmazsa, bulgur çorbası… Çay ve şeker kapalı ekonominin sınırlarını fazla ihlal etmez. Biraz misafirliktir; onlar gelince görünür olur. Sabah sağılmış süt, akşam çalınmış yoğurt ve erkenden çalkanmış turfandan alınan yağ…

O zamanlar tabiî olmayan, emeğimizle bizzat elde etmediğimiz bir şey soframızda yoktu. Ekmek bile…Un tarlamızdandı, annemiz somunları mahalle fırınında eliyle pişirirdi. Çarşı ekmeği, “has” ekmek… nadir uğrardı soframıza.

Tabiî bir yıldır soframızdan eksik olmayan ve günlük mutad kullanılması gereken tansiyon ilaçları da hayalimizden geçmezdi…

İnternette kısa bir kaydırak

Yazı arayışı. Günlük gazetelere hızlı bakış. İnternette kısa bir kaydırak. “Ağ”a fazla takılmadan ve kalemi kullanmadan mevzuu satıra dökmek. Yazı. Hafta beş gün.

Kalan zamanda kitap ve dergi mütalaası…Kitap çok, dergi de. Alt kat kütüphane, iş yerimiz, “dükkân”ımız. Kitaplar kütüphanelerin raflarını çoktan yetersiz ilan etmiş. Sağda solda kitap kümeleri, merdivene doğru hamle etmiş kitap kalabalığı…

D. Mehmet Doğan öğle aralığında hangi kapıları aralıyor?

Başbakanlık yüz metre ötemizde

Evin kapısını aralıyarak TYB Merkezine doğru yola çıkış…

Mutad hat: Metro. Ostim-Kızılay. Ankara’nın ilk (ve hâlâ bitirilmiş tek) metro hattı, Kazılay’dan Batıkent’e kadar. Biz son istasyondan bir önceyiz. Metro dışı yollar, bilhassa binek arabası ile şehrin merkezine gitmek, tam Kızılay’ın merkezinde Güvenpark’ın yanında Müdafaa Caddesindeki Yazarlar Birliği’nin önüne arabayı park etmek mümkün olsa bile, her zaman safasını sürmek zor. Çünkü Güvenpark ve Birliğin önü Ankara’nın mutad gösteri sahnesi. Başbakanlık yüz metre ötemizde. Çoğu zaman şeffaf polis kalkanları arasından geçerek binamıza ulaşabiliyoruz. Bu çoğu zamanlarda göstericiler polislerden daha az sayıda oluyorlar! Her gösteri, park sahasının tahliyesi demek.

İkindi vakti D. Mehmet Doğan dünyanın neresindedir?

Kitaplar, dergiler, gazeteler…

Türkiye Yazarlar Birliği merkezinde. Açısı geniş bir merkez. Türkiye’yi ve dünyayı taramaya müsait. Yazar okulu var veya Mesnevî dersi, ya da yakınlarda yapılacak büyük bir faaliyetin hazırlığı. Mutad bazı bürokratik işler, yazışmalar. Telefonlar.

Dostlar, yazarlar, çizerler… gençler, yazı meraklıları. Okuyucular.

Kitaplar, dergiler, gazeteler…

Çay her zaman değişmez refikimiz.

Çaya küçücük bir limon parçası atmak (asla çaya limon sıkmak yok!), Erzurumlulardan edindiğimiz güzel bir alışkanlık… Çayın “limonlu çay” olması, tadı, aromayı ve sağlığı etkileyen bir şehirli yorumu.

Ahmet Fidanla mutad muhavereler, Ulvi Bey’le günlük gündem sohbetleri. Çetin Bey eskisi kadar sık uğramıyor. Muhsin de öyle.

Zaman zaman Kızılay’da kitapçı turu

Zaman zaman Kızılay’da kitapçı turu. Sıhhiye’den Bakanlıklar’a kadar çok sayıda kitapçı var. 1970’lere kadar Kızılay’da bulvara nazır birkaç kitapçı mevcuttu, şimdi yok. Çünkü bu dükkânlar kıymetlendi, kitap kârları kiraları taşımadı. Kocabeyoğlu Pasajı şehrin merkezinde kitaba ulaşılabilen bir yerdi. Sonra kitapçılar Zafer çarşısına indiler. Bir kitapçılar çarşısı olarak Zafer Çarşısı, bir zamanlar bizim Dergâh kitabevi ile “açılım” yaptığımız bir yer. Dergâh’ı Akabe kitabevi takip etti, sonra Fatih’in kitapçı dükkânı. Fatih’in kitapçı tekkesi Âdil handa devam ediyor.

O kadar “solcu” kitapçı arasında birkaç nazar boncuğu… Bir zaman geldi ki, buna da tahammül edilemedi.

Şimdi kitapçılar kâh yer altında, kâh yer yüzünde. Akçağ en kolay uğranılabilecek bir kitabevi. Yayınevi olarak da Ankara’nın en çok kitap üretmiş kurumu… Pınar kitabevi Kurtuba Kıraathanesi oldu.

Akşamları hangi minval üzeredir?

Şiirin ve musıkinin tahaccümü

Kışları TYB’nin mescidinde. Yazları değişik yerlerde. Zamanımızın Hacıbayram Şeyhi Dr. Emin Acar arada sırada uğrar, Yazarlar Birliğinde namaz kılınan küçük odanın feyzinden bahseder.

Yazarlar Birliği’nin ziyaretçiler bakımından en kesif zamanı ikindi ile akşam arası. Şiirin ve musıkinin tahaccümü. “Batan gün kana benziyor/Yaralı cana beneziyor…” Şam-ı gariban, şam-ı muğber…Sohbetlerin koyulaşma vakti. Yazar Okulu hocalarının ders öncesi son çayları.

Eve dönüş hattı yine metro. Akşam haberleri evde. Yarına bırakılamayacak bazı işler, yazılar veya okumalar…

D. Mehmet Doğan geceyi/geceleri nasıl yaşıyor?

Erken yatan bir yazar.

Olağan uyku saati, 10.30-11.00’de başlıyor.

Erken kalkmak için tabii bir başlangıç.

Adem Turan konuştu

 

Bu haber toplam 1404 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kasım 2018 dergilerine genel bir bakış-314 Kasım 2018 Çarşamba 13:12
  • Kürşat Bumin hayatını kaybetti14 Kasım 2018 Çarşamba 10:17
  • Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman13 Kasım 2018 Salı 14:44
  • 1. Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar13 Kasım 2018 Salı 14:39
  • 24 yılda 513 camiyle bin 70 mescit satıldı13 Kasım 2018 Salı 10:16
  • Dünyanın en kanlı savaşının 100. yılı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:32
  • Alâeddin Yavaşça bizim için neden özel biri?10 Kasım 2018 Cumartesi 14:06
  • 8. Malatya Film Festivalinde Konuk Ülke Filistin10 Kasım 2018 Cumartesi 14:04
  • Serden geçti, davasından vazgeçmedi10 Kasım 2018 Cumartesi 09:40
  • Arabesk ve Anadolu Rock’ın kısa öyküsü09 Kasım 2018 Cuma 09:21
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim