D. Mehmet Doğan’la Şiir ve İdeoloji Üzerine

D. Mehmet Doğan’la Şiir ve İdeoloji Üzerine
Buruciye Edebiyattan Talip IŞIK\'ın D. Mehmet DOĞAN ile şiir ve ideoloji üzerine yaptığı röportajın tam metni.

Nitekim bu neticesini vermiş, Anadolu’nun batısından güneyine Türkmen kitleleri onun askeri olmak için İran’a, Tebriz’e doğru harekete geçmişlerdir. Şah İsmail’in taraftarı Pir Sultan Abdal da aynı amaca hizmet eder tarzda şiirler yazmıştır.
 
Elbette, tebliğci şiir, tarikatlarda, tekkelerde her zaman tervic edilmiştir. Fakat bunun doğrudan siyasî sonuçlar gözettiğini söylemek mümkün değildir. 19. yüzyılın sonunda, batı tesiriyle ortaya çıkan fikir ve edebiyat akımları, nesri fazla tanımayan Osmanlı edebiyatı içinde şiirle kendilerini ifade etmeyi tercih etmişlerdir.

Şinasî, Namık Kemal, Ziya Paşa’dan itibaren modernleşme dönemi şiiri böyle bir yol takip etmiştir. Türk düşüncesi modernleşme döneminde bilhassa şiirde akılda kalacak şekilde kendini göstermiştir. Tanzimat sonrasında bu alışkanlık devam etmiş, Tevfik Fikret, Ziya Gökalp, Mehmet Âkif gibi isimler ideolojik denilebilecek fikir özüne sahip şiirler yazmışlardır.

Elbette bu önemli isimler dışında çok sayıda ideolojik şiir, düşünce şiiri yazan isim vardır. Bunların hepsini zikre gerek yoktur.

Fakat şiir kudreti itibarıyla yüksek olan Tevfik Fikret ve Mehmed Âkif’in yanına, onlardan biraz sonra gelen Yahya Kemal’i koymak yerinde olur. Daha sonraki nesilden Necip Fâzıl ve Nâzım Hikmet de zikredilmelidir. 


-Bu süreç Türkiye’de doğru okunmuş mudur, ya da bunun sonucunda Türk şiirinin ne tür kazanımları veya noksanlıkları olmuştur? Sonuçta yakın dönem edebiyatımıza baktığımızda açık bir şekilde Asım ve Haluk ikilemini, Necip Fazıl ve Nazım Hikmet fotoğrafını net olarak görebiliyoruz? Elbette ortak noktaları var ama şiir ve ideoloji açısından baktığımızda ne görmeliyiz sizce?


-İdeolojikleşmenin şiire kazandırdığı yalnızca geçici kitle ilgisi olabilir. Bunun dışında ideolojinin şiiri zayıflattığından şüphe yoktur.

Mehmet Âkif gibi, içinde bulunduğu çağın zorlamalarıyla cemiyete, halka faydalı olsun diye şiiri fikirle iç içe geçirenler yanında, Nazım Hikmet gibi bir ideolojinin yayılması veya zaferi için çalışanlar gözden uzak tutulmamalıdır.

İdeolojinin zaferi saiki, şiirin yenilgisine yol açmıştır elbette. Şiir-fikir dengesini belki de en iyi kuran Yahya Kemal olmuştur. Necip Fazıl’ın da ideoloji bulaşmamış şiirleri zamanının gerçek şiirinin güzel numuneleridir.


-Şiir, ideolojiden ayrıştırılmalı mıdır? İdeolojiler bu açıdan sanata ilham verebilir mi?

Şiir ideolojiden uzak durmalıdır. Ama fikirsiz şiir olmaz. İdeolojinin şiirleşmiş hali gerçek şiirden ne kadar uzaksa, şiirin ideolojikleşmesi de ölümcül bir hastalığa tutulması olarak yorumlanabilir. Günümüzde şiir sanatının zafiyetinin ideoloji çağından geçerken kaybettiklerinden kaynaklandığını söylemek yanlış olmaz.


-Günümüzde şiir ya bütünsel olarak ideolojinin bir aracı olarak kullanılmakta ya da şiir üzerinden mesaj verme kaygısıyla şairler sanatın mükemmeliyetçi boyutundan, farkında bile olmadan uzaklaşmaktadırlar?


-Şiirde mükemmeliyetçilik kaygısının günümüzde yeterince üzerinde durulması gereken bir hassasiyet olmadığı düşüncesindeyim. Mesaj şiirin özünde yoksa, üzerine yüklenen fikri şiirin taşıması mümkün değildir. Yani şiir kendiliğinden mesaj değilse, ona mesaj süsü vermek şiir sanatı açısından zafiyettir.


-Yakın dönem Türk şiirinde ne tür benzer örnekler ortaya koyabiliriz?


-Yakın dönemden örnek vermek ne derecede doğru olur?

-Şiiri ideolojilerin  kısır döngüsünden kurtarmalı mıyız, yoksa gerçekten şiir güçlü imgelerle, iç musikisi, semantik yapısıyla ve sanatsal gücüyle ideolojik bir misyon mu yüklenmeli?


-Şiire misyon yüklemek, onu nesirleştirme sonucunu veriyorsa, bundan kaçınmak şart. Bunun zıddı mümkün değildir de denilebilir. O yüzden büyük şairler, şiire misyon yüklemeden de mesaj verebilir; düşünce ortaya koyabilir. Veya okuyanlar böyle hisseder.


-Sayın Doğan, Türk kamuoyu sizi uzun yıllardır Türk Edebiyatı’na verdiğiniz önemli katkılarınızla tanıdı. Çalışmalarınız nesir üzerinde yoğunlaştı. İstiklal Şairi Mehmet  Akif Ersoy’un dışında. Önce Camideki Şair: Mehmet Akif, sonra yine Mehmet Akif’ten “Genç Safahat” isimli çalışmayı başarıyla şiir okuyucusunun beğenisine sundunuz. Bizlere bu iki önemli eser ve yüklendikleri misyondan biraz bahseder misiniz?


-Mehmet Âkif modernleşme döneminde en fazla kendimiz olarak var olabilmenin imkânlarını araştırdı. Bütün dürüstlüğü ile bunu yaptı. Şiirini bu yolda harcadı. Yine de yüksek şiir kudreti onun zaman zaman şiirin arşı âlâsına yükseldiğini gösteriyor. Biz Âkif’i şair olarak değil, fikir ve hareket adamı olarak, ahlâk adamı olarak da görmeliyiz. Esas öyle görmeliyiz. Öyle gördüğümüzde de onun şiiri kadar benzersiz bir büyük adam olduğunu görürüz.


Genç Safahat, dil ve anlama güçlüklerinden ötürü gençler tarafından zor okunan Mehmet Âkif’in şiir külliyatı Safahat’ı tekrar gençlerin kitabı haline getirmek için atılmış bir adım. Eğer gençler, bu seçmeleri beğenir ve ezberlerse, Safahat’ın bütününü okuma yönünde bir heyecan duyarlarsa, vazifesini yapmış olacaktır.


-Sonuç olarak şiir ve ideoloji konusunda toparlama yapmak gerekirse neler eklemek istersiniz?


-“İdeolojini söyle, şairliğini ölçeyim!” Bazı ideolojiler ne yapılsa, şiir ambalajına sarılamıyor. Bazı fikir veya ideolojiler ise, böyle bir ambalajla da sunulduğunda çok fazla rahatsızlık vermiyor.

 

 

 

http://www.buruciyeedebiyat.com/?mrt=dergiayrinti&verix=d__mehmet_dogan__la_siir_ve_ideoloji_uzerine_5

 

Bu haber toplam 2396 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kasım 2018 dergilerine genel bir bakış-314 Kasım 2018 Çarşamba 13:12
  • Kürşat Bumin hayatını kaybetti14 Kasım 2018 Çarşamba 10:17
  • Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman13 Kasım 2018 Salı 14:44
  • 1. Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar13 Kasım 2018 Salı 14:39
  • 24 yılda 513 camiyle bin 70 mescit satıldı13 Kasım 2018 Salı 10:16
  • Dünyanın en kanlı savaşının 100. yılı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:32
  • Alâeddin Yavaşça bizim için neden özel biri?10 Kasım 2018 Cumartesi 14:06
  • 8. Malatya Film Festivalinde Konuk Ülke Filistin10 Kasım 2018 Cumartesi 14:04
  • Serden geçti, davasından vazgeçmedi10 Kasım 2018 Cumartesi 09:40
  • Arabesk ve Anadolu Rock’ın kısa öyküsü09 Kasım 2018 Cuma 09:21
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim