• İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

Dânişmendliler'den kalan dini yapıların en eskisi

Dânişmendliler'den kalan dini yapıların en eskisi

Cami-i Kebir Mahallesi'nde, kapalı çarşının hemen yanında yer alan ve Kayseri'nin en yüksek minaresine sahip olan cami, Kayseri'yi kendilerine başkent yapan Danişmendliler'in üçüncü hükümdarı Melik Muhammed Gazi tarafından 1134- 1143 yılları arasında yaptırılmış. Melik Gazi'nin türbesi de caminin güney duvarına bitişik olarak yer alıyor.

Anadolu'nun en nüfuzlu hükümdarı Emir Gazi'nin oğlu ve Danişmendliler'in üçüncü hükümdarı olan Melik Muhammed Gazi, 1143 yılında Kayseri'de vefat etti. Dindar ve hayırsever bir hükümdar olan Melik Muhammed Gazi; Rumlar, Haçlılar ve Ermeniler'le cihad etti. Başta Abdülmecîd bin İsmâil el-Herevî olmak üzere çok sayıda din âlimini çeşitli ülkelerden davet ederek Anadolu'da İslâmiyet'in yayılması için çalıştı.

KAYSERİ'DE BULUNAN CAMİLERİN EN ESKİSİ VE EN GÜZELİ

İslam şehirlerinde ulu camiler bulundukları şehrin veya banilerinin adıyla anıldığı gibi Cuma camisi ve cami-i kebir gibi isimlerle de anılmışlardır.

Kayseri Ulu Camii, Dânişmendlilerden kalan kapsamlı dinî yapıların en eskisi olup hanedanın üçüncü hükümdarı Melik Muhammed zamanında (1134-1143) inşa edilmiştir. Sultan Camii olarak da anılmıştır. Sonradan Selçuklu Devleti'nin hükümdarı I. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında 1205 tarihinde emirlerden Muzaferüddin Mahmud bin Bağban adlı emir tarafından imar edilmiştir. Sözü edilen cami bir dönem Kayseri'de bulunan camilerin en eskisi ve en güzeli olarak, Kapalı Çarşı'nın yakınında ve şehrin hemen ortasında yer almıştır.

XVII. yüzyıl ortalarında Kayseri'yi gezen Evliya Çelebi de bu caminin şehrin en eski camisi olduğundan ve minaresinin eşsizliğinden bahseder. Tesis tarihinden beri yer yer onarım görmüşse de 1716 tarihinde meydana gelen zelzelenin etkisiyle kubbe ve kemerleri ile sütun ve duvarları yıkılmış beş sene kadar harap hâlde kaldıktan sonra 1722 tarihinde Matbah-ı Âmire Emini Kayserili Hacı Halil Efendi tarafından eski mimari şekli yenilenerek imar ve inşa edilmiştir.

Mevcut Türk eserlerinin en eskisi olan Cami-i Kebir 35x50 metre ebadı ile inşası sırasında mevcut mabetlerin en büyüğü idi. Ancak, Hunad Camii inşa edildikten sonra bu vasfını kaybetmiştir. 42 kemer ayağına istinat eden damı düz ve döneminde toprak ile örtülü idi.

Devamı : http://www.fikriyat.com/kultur-sanat/2018/06/08/dnismendlilerden-kalan-dini-yapilarin-en-eskisi

Bu haber toplam 400 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim