• İstanbul 19 °C
  • Ankara 18 °C

Doç.Dr. Fethi Güngör: Çocuk Karnemizin Kırık Notlarını Düzeltebilmek

Doç.Dr. Fethi Güngör: Çocuk Karnemizin Kırık Notlarını Düzeltebilmek
İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) tarafından mayıs ayında yayımlanan 2018 Dünyanın Çocuk Karnesi raporu, binlerce yıllık tecrübeye rağmen insanlığın çocuk karnesinde hâlâ mebzul miktarda kırık not bulunduğunu göstermiştir.
Yürek yakan bu raporu, toplumda farkındalık oluşmasına katkı sadedinde özetle dikkatinize sunuyorum.
 
Masum Çocukları Yetişkinlerin Kirli Savaşlarından Koruyabilmek
 
Çağımızda yaşanan bütün krizler, hak ihlalleri, ahlaki yozlaşma ve yoksulluk, en çok toplumların en savunmasız kesimi olan çocukları etkilemektedir (s.1). Çocuğun fiziksel, ruhsal, ekonomik ve manevi olarak korunması için yasal önlemlerin yanı sıra toplumun bilinçlendirilmesi, desteklenmesi ve güçlü bağlarla birbirine sıkı sıkıya bağlanması temin edilmelidir. Çocuğun korunması, onun “bir insan” olarak sevgi ve şefkate layık olması yanında, toplumun bir parçası olması ilkesine dayanır. Çocuğun fiziki, psikolojik, zihinsel ve ahlaki gelişimi için uygun şartların sağlanması, modern toplumların en temel vazifelerinden biridir (2).
 
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye başta olmak üzere bütün İslam ülkelerinin de taraf olduğu bu sözleşme, dünya devletlerince nicel anlamda en çok onaylanan insan hakları belgesidir (3). Ama buna rağmen çocuklar, sebeplerinden habersiz oldukları savaşlarda yoğun şekilde mağdur edilmektedir. Mesela, 2004-2009 yılları arasında ABD tarafından Pakistan’a yapılan drone saldırılarında 129 çocuk hayatını kaybetmiştir (6).
 
Bugün korunmaya muhtaç 50 milyondan fazla çocuk yerlerinden edilmiş vaziyettedir. Bu çocukların 28 milyonu savaşlar ve aşırı yoksulluk sebebiyle yer değiştirmek mecburiyetinde kalmıştır (8). Suriye’deki savaşla birlikte mülteci krizinin patlak vermesinden bu yana Yunanistan sınırından 480.000 çocuk geçmiştir. Bu çocuklardan 5.174’üne refakat eden hiç kimse bulunmamaktadır (9).
 
Ağır insani krizlerin en büyük tetikleyicileri olan savaşlar, toplumsal düzeyde onarılamaz psikososyal yıkımlara sebep olmaktadır. Savaşların çocuklar açısından iki önemli yönü bulunmaktadır. Bunlardan ilki, savaş mağduru olarak çocukların yaşadığı yıkım, yetim kalma ve istismara uğrama durumudur. İkincisi ise savaşlarda çocuk asker olarak kullanılmaları dolayısıyla yaşadıkları mağduriyetlerdir (12).
 
Çocuk asker olgusu, yıkıcı savaş şartlarının en acı sonuçlarından biridir. Çocukların hedeflerine yöneltemedikleri içsel kızgınlıkları, terörist gruplarca istismar edilmekte ve onların casus, gözcü, cinsel köle, canlı kalkan vb. şekillerde kullanılmalarını kolaylaştırmaktadır. Hâlihazırda en fazla çocuk asker Afrika ve Asya kıtalarında bulunmaktadır. Çocuklar Latin Amerika ve Ortadoğu’da da savaşçı olarak kullanılmaktadır (10).
 
Dünyamızda 153 milyonu kayıtlı olmak üzere 400 milyon civarında yetim çocuk bulunmaktadır. 2015 yılında UNICEF’ten edinilen istatistiki verilere göre, %95’i beş yaşından büyük olan yetim çocukların 15,1 milyonu ebeveynlerinden ikisini de kaybetmiştir. Asya, Afrika, Latin Amerika ve Ortadoğu, kronik yoksulluk, savaş ve işgal gibi sebeplerle milyonlarca çocuğun yetim kaldığı yerlerin başında gelmektedir. Asya’da 61 milyon, Afrika’da 52 milyon, Latin Amerika ve Karayipler’de 10 milyon, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da 7,3 milyon yetim çocuk bulunmaktadır. (13).
Bu haber toplam 132 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim