Doç. Dr. Mehmet Emin Uludağ: Geç gelen adalet

Doç. Dr. Mehmet Emin Uludağ: Geç gelen adalet
Adil düzen ve helal lokma Kur'an ve sünnet merkezli bir medeniyetin sade ve huzur verici özeti olduğu aşikardır.
Kur’an’da adalet aynı zamanda iktisat diye geçer. İktisat, kazanılanın helal dairede elde edilmesi ve meşru dairede ölçülü harcanması olarak bilinir. Bu adil düzendir. Kazanç helal olmazsa ve ölçülü harcanmazsa düzende adil olmaz. Kazanç aynı zamanda alın teri olmazsa paylaşım da adaletli olmaz.
 
Yıllardır ne helal kazancı hayatımızın esası yapabildik ne de adaleti zamanında tecelli ettirebildik.
 
Bir çok dava adamı bütün ömrünü adil düzen ve helal lokma üzerine merkezileştirdi. Böyle bir neslin oluşması için çok çaba sarf ettiler. Maatteessüf bu mücadeleler büyük bir hüsranla neticelendi çoğu zaman. Ve takipçilerine elde kalan hüzünlü bir mazi, elemle dolu bir an, ümitle bakılamayan bir yarın bıraktılar. Çünkü onlar da hep geç gelen adaletten ve helal kazanılmayan lokmadan şikayet ettiler.
 
Evet, anne rahminden dışarı çıkacakken boğulacak olan çocuğun aldığı nefes veya attığı çığlık gibidir herhalde geç gelen adalet.
 
Mahkemede idamına karar verildikten sonra idam sehpasına götürülüp tam boğazına geçirilen ipte sallanırken ve boğulacakken ipten alınıp hayata döndürülen andaki yaşama sevinci gibidir geç gelen adalet.
 
Ameliyat masasındayken kalbi duracak ve yaşam fonksiyonları bitecek denildiği ve neredeyse ameliyatın yarıda bırakılacağı anda yeniden hayata dönülen anlardaki sevinç gibidir her halde geç gelen adalet.
 
Bir ömrü mutlulukla geçiren ve bir huysuzlukla mahkemeye gidip gelen yaşlı çiftin tam boşanma kararını imzalayacak ve aileyi bitirecekken yeni bir insafla, boşanmadan vazgeçilen andaki sevinç gibidir geç gelen adalet.
 
Evlattan ümidin kesildiği, artık ebeveynin semtine uğranılmayacak dendiği, hatta sırtında sepete koyup huzur evinin kapısında konulacağı bir anda can simidi gibi getirilen ve bir daha evlattan ayrı düşülmeyen anın sevinci gibidir geç gelen adalet.
 
Yıllarca hapiste yatıp tam da buraya alıştım ve ölümüm de burada olacaktır derken ve vasiyetini de yaparken yanlışlıkla buradasınız, beraat ettiniz. Devlet baba gibidir. Bak sizi yıllar sonra da olsa affeder diyerek dışarıya attığı; ya da darbenin travmasıyla bütün şefkatin rafa kalktığı anda ve dahi devletin bekası bütün hakların üstündedir dendiği durumda sorgusuz sualsiz yıllarca içeride yatıp daha sonra da bir özür bile dilemeden dışarıya çıkarılan andaki duygu gibidir galiba geç gelen adalet.
 
Kaderin adaletiyle hapse düşmüş ancak beşerin zulmüyle hayatı perişan olmuş hatta dışarıda bıraktıklarının yaşamı kendininkinden daha vahim duruma duçar olmuş kişinin beşerin bu zulmüyle aymazca hayatı perişan edildiği ve ümidinin tam da söneceği anda yıldız böceği gibi hayatına ışık tutan şey gibidir herhalde bu geç gelen adalet.
 
Üniversite kürsüsünde ideal olanı büyük bir titizlikle anlatırken ve gerçekliği de onun arkasına takarken hatta bunların bütünün ayrılmaz bir parçası olduğunu söylerken profesörün bir vesileyle karşısına çıkarıldığı o talebesinin, gücün etkisiyle ve kendinden intikam almak istercesine sen burada hoca(...) değilsin sanıksın sanık diyerek ve tutukluluğunun devamına isteyerek ardından da cübbenin gücünü göstererek odasına giden ama vicdanı onu o koltuğa oturtmayıveren çok uzun zaman geçtikten sonra ben ne yaptım diyen kişinin eliyle gelen şeydir galiba geç gelen adalet.    
 
Başı ağzında ama elleri yılanın boğazında olan, her an hayatı sonlanacak gibi durmadan efor sarf eden ve son anda kurtuluverenlerin yaşadığı sevinç gibidir herhalde geç gelen adalet.
 
Büyük ümitlerle ve sadece beklentisini Allah’tan dileyerek belli makamlara getirilmesiyle adil düzeni kuracak kişilerin zamanla sistematik duyarsızlaştırılmalarıyla ve makamın sarhoşluğuyla düştükleri öğrenilmiş çaresizlik durumlarıyla adaleti erteleyip ve helal kazancı kirletip dümene uzun bir zaman su akıttıktan sonra kendine gelmeyi düşünen ama fırsatı kaçıranların sunduğu şey olsa geç gelen adalet.
Bu haber toplam 77 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim