Doğan Hızlan yazdı : Gençler Tanpınar’ı nasıl anlayacak?

Doğan Hızlan yazdı : Gençler Tanpınar’ı nasıl anlayacak?
HER yazar gününü mü anlatır? Sadece yayımlandığı günün kuşağı mı o yapıtı anlayabilir? Bazı kitaplar için özel bir çaba harcamak gerekir mi? Bazı yapıtlar için birikim koşulu var mıdır?Geçtiğimiz günlerde, bundan böyle her ay düzenlenecek olan Edebiyat Ko

dogan_hizlanHER yazar gününü mü anlatır? Sadece yayımlandığı günün kuşağı mı o yapıtı anlayabilir?

Bazı kitaplar için özel bir çaba harcamak gerekir mi? Bazı yapıtlar için birikim koşulu var mıdır?
Geçtiğimiz günlerde, bundan böyle her ay düzenlenecek olan Edebiyat Konuşmaları için, İKSV Salon’da Prof. Dr. Abdullah Uçman ve Doç. Dr. Handan İnci ile Ahmet Hamdi Tanpınar’ı konuştuk.
2000’li yılların başında bir Tanpınar patlamasından söz edilebilir. Özellikle hakkında yapılan konuşmaların birçoğu Huzur odağında yapıldı. Haliyle birçok okur Huzur romanını okudu, şair/yazarın nerdeyse bütün yapıtları, Huzur’un gölgesinde kaldı.
Huzur okundu ama yeterince anlaşıldı mı?
İçindeki katmanlara, eski deyişle, genç okur nüfuz edebildi mi?
Bunlara yüzde yüz olumlu yanıt verebilmek pek mümkün değil.
Abdullah Uçman’ın ve Handan İnci’nin bu konudaki görüşleri, saptamaları çok önemliydi. Çünkü ikisi de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde hoca.
Ayrıca, Tanpınar üzerine yazılanlardan, Bir Gül Bu Karanlıklarda adlı bir seçki kitabı yayınlamışlardı.
Yakın zamanda da Tanpınar üzerine yazılanlardan oluşan, Ahmet Hamdi Tanpınar -Anı ve Armağan Kitabı- kitabı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları tarafından yayımlanacak.

UÇMAN, Tanpınar’ı öğrencilik yıllarında okuduklarında yeterince anlayamadıklarını belirtti.
İnci de, insanın bilgilendikçe, edebiyat birikimi arttıkça Tanpınar’ı yeterince, gereğince anlayabileceğini söyledi.
Gençlerin soruları doğrultusunda ve iki öğretim üyesinin de genç öğrencilerinden edindikleri deneyimlerin sonucunda vardıkları net bir yargı vardı:
“Özellikle Huzur romanında yaşanan ikilem, bugün için de geçerli miydi?”
Sorunun yanıtı, evet değildi. Ayrıca gerek Uçman, gerek İnci okurların sadece Huzur’a odaklanmasının Tanpınar’ı anlamak için yeterli olamayacağını söylediler.
Acaba dünün sorunları, Doğu/Batı ikiliği, zevk bölünmüşlüğü bugün geçerli değil mi?
Konuşmaların sonunda bir genç kız okur, Huzur’u okuduğunu ama tam anlayamadığını söyledi.
Daha dikkatli oku demekten başka söylenecek bir söz yoktu.
Ayrıca başka bir tavsiyede bulunmalı.
O romana kadar Türk ve dünya romanından bazı kitapları okumadan bu romanı anlamak mümkün değil.
Biz her okuduğumuz kitabı hemen anlamak istiyoruz, oysa anlamak, algılamak bir birikimin sonunda gerçekleşebilir.
Büyük bir yazarı anlamak için, yoğun bir okuma emeği gerekir.
Ben, sorunsalları ortaya koyan yazarların mutlaka okunması, anlaşılması konusunda ısrarcıyım. Çünkü o topluma dair saptamaları, tahlilleri, tasvirleri, bugünün birçok düğümünü çözmekte yararlı olacaktır. Mutlaka onlara başvurulacaktır.
Okurların ve yazarların da Huzur’a odaklanarak, diğer kitaplarını es geçmeleri ise yanlış bir okuma alışkanlığıdır.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü, Abdullah Efendi’nin Rüyaları’nı, Mahur Beste’yi, Beş Şehir’i, mektuplarını, günlüklerini, ders notlarını, kısaca Tanpınar’ın kaleme aldığı her metni derinlemesine okumak gerekir.

GELECEK günlerde (30 Ekim-20 Kasım) yapılacak İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’ni izleyin. Yalnız Türkler değil, yabancı uzmanlar, öğretim üyeleri de bu konuda, bize yeni yaklaşımlar sağlayacak bilgiler verecekler.
İyi yazarlar eskimiyor.
Çünkü her yeni kuşak onları yeniliyor.

15.10.2010 Hürriyet

Bu haber toplam 473 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim