Durdu Güneş: Beynin Oyunları Karşısında Uyanık mıyız?

Durdu Güneş: Beynin Oyunları Karşısında Uyanık mıyız?
Bakanlığımız birimlerinin birinde, birim başkanı üzüntülüydü. Nedenini sorduğumda, “Maiyetimde çalışanlara konuşma yaparken, yöneticileri eleştirdiğim iddiasıyla biri beni şikâyet etmiş, soruşturma geçirdim.

Oysa iyi niyetli olarak söylediğim sözler farklı şekilde yansıtılmış, maalesef onu dinleyenler, beni dinlemeden bir kanaat oluşturmuşlardı” dedi.

Bu durum bana bir fıkrayı hatırlattı.

Rusya komünizmle yönetilirken, herkes kontrol altında ve kimse dönemin hükümeti aleyhine konuşamıyor. Hükümet aleyhine konuştu diye herkes birbirini jurnalliyor. Herkes yönetimin amansız baskısı altında ama hükümet aleyhine kimse konuşamıyor.

İki kafadar meyhanede bol bol votka içiyor. İyiden iyiye sarhoş olunca, hükümet aleyhine atıp tutmaya başlıyorlar. Her ikisi de gördükleri baskı ve zulmü anlatıyor, hükümeti lanetliyorlar.

Geç vakit olunca, meyhaneden eve gitmek üzere yola çıkıyorlar. Birlikte bir yere kadar geldikten sonra kendi evlerine gitmek için birbirlerinden ayrılıyorlar.

Ayrıldıktan sonra her ikisi de hükümet aleyhinde konuştuklarını hatırlayıp ihbar edilme korkusu yaşıyor.

Biri kendi kendine diyor ki, “Şimdi çok yorgunum, gidip yatayım. Sabahleyin ilk iş olarak gidip diğerini şikâyet ederim”.

Öbür kişi “Yarına kadar, ne olur ne olmaz, en iyisi ben eve gitmeden karakola gidip ihbarda bulunayım” diyor. Karakola gidip arkadaşını ihbar ediyor.

Sabahın ilk saatlerinde eve erken gidip yatan kişinin kapısını polisler çalıyor. Polisler, “Hükümete aleyhine konuşmuşsun, hakkında ihbar var. Karakola geleceksiniz” deyince, adam polislere diyor ki, “Aslında beni ihbar edenle, aramızda hiçbir fark yok. Ancak benim tek suçum sabahı beklemektir”

Beynimiz dışarıdan aldığı verileri eğer daha önceden o konuda bir veri yoksa doğru veri olarak değerlendirip bir öncül fikre dönüştürmektedir. Adeta beyinde bir şablon, bir raf düzeni oluşuyor. Daha sonra gelen veriler, bu raf düzeni içinde bir yere yerleşiyor.

Bu nedenle beyne giren ilk verilere çok dikkat etmemiz gerek. Farabi, “Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz” der.

Devamı: http://fikircografyasi.com/makale/beynin-oyunlari-karsisinda-uyanik-miyiz

Bu haber toplam 60 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim