Edebiyat, bloglara taşındı

Edebiyat, bloglara taşındı
Teknolojik gelişmelere kapılarını açan edebiyat dünyası, sanal ortamın içinde akıl almaz bir hızda ve çeşitlilikte, kendi yolunu bulma gayretiyle ilerliyor.

Ödevleri biz yapıyoruz
http://tosunnecip.blogcu.com/

Necip Tosun, kişisel bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, çantalara, ceplere girmesiyle birlikte, edebiyatın işleyişinin değişeceğini düşünüyor. Hatta gelecek yıllarda yazarların kendi blog ve sitelerinde yayınladıkları ürünlerin dergi ihtiyacını ortadan kaldırabileceği görüşünde. Dergilerde yayınlanan yazılarını blogunda bir araya getiren Tosun, internetin bilgiyi yaygınlaştırmakla birlikte anonimleştirdiğini de belirtiyor. 'Bakıyorsunuz yazınız ödev sitelerinin malzemesi olmuş, kamu malzemesi, kamu bilgisi olarak kullanılıyor, isimsiz olarak her ortamda yağmalanıyor. Birkaç isimsiz alıntıdan sonra bir ansiklopedik bilgi haline dönüşüyor ve sizden kopuyor.' Tosun, blogunu bilinçli bir tercihle takip ettiğini düşündüğü genç kitlenin ilgisinden memnun. Takipçileriyle girdiği ilginç diyaloglardan da söz ediyor: 'Ödev hazırlayanlardan biri mesaj atıyor: 'Ömer Seyfettin yazınızı ödevimde kullandım, bir de Ömer Seyfettin ile Sabahattin Ali öykücülüğünü karşılaştırır mısınız?' Meğerse ödevi oymuş. Hele bir mesajı unutamam. Bilge Karasu öykücülüğü ile ilgili tez hazırladığını, bu yüzden blogumdaki Karasu yazımı tezi için biraz daha genişletmemi istiyordu...'

Yazar ve okur arasındaki sınır kalkıyor
www.okuryatar.com

9 Şubat 2011'de yayın hayatına başlayan okuryatar'ın 15 kişiden oluşan ekibi sıkı bir çalışmayla ziyaretçi sayısı giderek artan bir adres olmayı hedefliyor. Blog'un adı 'kitap okumadan uyuyamayan kimse' anlamına geliyor. Kitapların incelendiği, karşılıklı yorumların yapıldığı, kimsenin yabancı kalmadığı ya da eski olmadığı bir topluluk olarak kendilerini tanımlayan okuryatar'lar, okumadan uyuyamayanların keyifle ziyaret edebilecekleri bir adres. Elma Yayınevi'nin Genel Yayın Yönetmeni ve okuryatar'ın yazarlarından Gaye Dinçel, edebiyat alanında da sosyal medyanın etkisinin yoğun biçimde hissedildiğini ve büyük bir güç olduğunu düşünüyor. Blog yazarlığının okuyucuyla daha yakın olmak anlamına geldiğini ifade eden Dinçel, bir kitap eleştirisi ya da tanıtımının blogda yayınlanarak etkisini artırdığını belirtiyor.

Bloglar kendi gündemini yaratma özgürlüğü sunduğu için güzel
http://muratgulsoy.wordpress.com/

Murat Gülsoy, TRT Türk'te yayınlanan Açık Şehir adlı programını ayrıca blogundan yayınlıyor. Edebiyat uyarlamalarının aktarıldığı sayfalar, hem edebiyat hem de sinema dünyasını keşfetmekte okura/izleyiciye yardımcı olacak nitelikte.
Murat Gülsoy blogunun içeriğini açıklarken 'İlgi alanıma giren kitaplardan, filmlerden söz ediyorum. Zaman zaman kısa öyküler ya da geniş kapsamlı denemeler yayımlıyorum' diyor. Gülsoy, temelde kendisi için tuttuğu notlar olarak bakıyor bloguna ve bu notların yazı, kurmaca, gerçeklik ve ilgili meselelere eğilen bir bağlamı olduğundan söz ediyor. 
Sanal ortamda açılan bir alana sahip olmanın verdiği gücün de farkında olan yazar: 'İnternet mevcut medyanın dışında alternatif bir mecra sunduğu için çok önemli. Herkes sözü kadar var bu ortamda. İnternet sayesinde daha özgür olduğumu hissediyorum. Eskiden bir yazı yazdığımda acaba nerede yayımlatırsam daha iyi olur diye düşünürdüm, şimdi böyle bir sorunum kalmadı. Blogumda ya da web sitemde bulunan bir yazı sürekli ve her yerden erişilebilir durumda, çok önemli bir arşivleme işlevi de görüyor.'

Gücü sınırsız olsa da 'gerçek' kitabı ortadan kaldıramayacak
http://kritisyen.blogspot.com/

'Müthiş tatminkar ama geçici büyüsüyle baki olmayacak bir sanal güç!' olarak tanımlıyor edebiyat ve internet ilişkisini Hande Öğüt. 'İzlenmeye, bu denli açılmaya direnmek mümkün, ancak insan egosunu besleyen, cezbeli yanları da az değil! Beş yıl kadar önce Yunanlı bir kadın yazarın, blog sitesindeki yazılarından oluşmuş bir romanını okumuş, şaşırmıştım. Blog siteleri nihayetinde, kitap 'sahibi' olamayanların, amatör yazarların özgürce yazabilecekleri, bireysel yaratım özgürlüğü içinde bir alan açıyor. Ama bloglardakilerin, ileride bir kitaba dönüştürülme arzusu kadim kalıyor. Bu tür pek çok kitap yayımlanıyor günümüzde. Ne denli kolay ulaşılır, gücü ne denli sınırsız olursa olsun bloglar, e-kitaplar, siteler, 'gerçek' kitabı ortadan kaldıramayacak.' 
Yazdıklarını arşivleme, biraz da süsleme niyetiyle, meraktan ve hevesten yola çıkarak keyfekeder yapılmış bir ev olarak gördüğü blogunun kısa sürede kamuya açıldığını fark ettiğinde, paylaşma hazzı ağır basmış Öğüt için.

Edebiyat sitelerinin çoğu tekdüze ve sıkıcı
www.egoistokur.com

Gazeteci Gülenay Börekçi, Egoist Okur'u okumanın daha egoistçe ama zevkli biçimleri de olduğunu kendine ve başkalarına hatırlatmak için hazırlamış. Bir buçuk ay önce yayın hayatına başlayan Egoist Okur'un ziyaretçi sayısından memnun olduğunu söyleyen Börekçi, aynı zamanda bir haber yayınlanır yayınlanmaz aldıkları hızlı tepkilerin yazmayı daha zevkli ve zihin açıcı hale getirdiğini düşünüyor.
Blogda Tahsin Yücel'den Leyla Erbil'e, Ahmet Büke'den Mehmet Mümtaz Tütüncü'ye birçok edebiyatçının katkısı göze çarparken; dinamik ve günü yakalayan Egoist Okur için Börekçi 'Yayındaki edebiyat sitelerinin çoğu tekdüze ve sıkıcı. Sanki edebiyat ruhsuz, heyecansız, ateşsiz bir şeymiş gibi. Baktım kimse benim zevkime göre bir şey yapmıyor, oturup kendim yaptım. 1,5 ay oldu henüz ama Egoist Okur şimdiden yoğun ilgi görüyor' diyor. Hızlı iş temposunun yanı sıra bloga nasıl vakit ayırdığını merak ediyoruz Börekçi'nin 'Akşamları dizi seyredeceğime blogumla uğraşıyorum diyelim. Görsellikten de ben sorumluyum, kolajları, artwork'leri hazırlarken nasıl eğlendiğimi anlatamam' cevabını veriyor.

Kötü okurlar gelmesin daha iyi
Egoist Okur'un her kesimden okuyucuyu kucaklamak gibi bir derdi yok. Hatta kötü okurlara kapılarını kapatıyor. Gülenay Börekçi, okur artırmak adına zevk almayacağı hiçbir şeyi bloguna koymamaya da kararlı olduğunu söylüyor. 'Siteyi, okumanın daha egoistçe ama zevkli biçimleri de olduğunu kendime ve başkalarına hatırlatmak için yaptım. Kimseye aldırmadan sadece kendini düşünerek, mecburiyetlerini unutarak, şahsi tercihlerinin peşine takılarak okumaktan güzel şey yok. Herkese tavsiye ederim.'

Akşam

Bu haber toplam 867 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim