• İstanbul 25 °C
  • Ankara 24 °C

Ekrem Demirli: Emin Hoca

Ekrem Demirli: Emin Hoca

Emin Hoca ile ilk defa hazırlık sınıfı geçme sınavlarında karşılaşmıştım: Kur'an-ı Kerim sınavı için kendisini güç bela dekanlık binasında bulduğumda yüzünden hiç eksik olmayan tebessümüyle 'Naim (Süleymanoğlu) halter kaldırıyor, onu izliyorum, birazdan gelirim' demişti. Üniversitede karşılaştığım ilk hocanın halter heyecanı pek hoşuma gitmemişti doğrusu. Lakin dikkatimi daha çok çeken ise hocanın yüzündeki tatlı tebessüm, samimiyet ve 'babacan' tavrı idi. Biraz sonra neşeli bir edayla geldi, sınavı yaptı, gönlümde hocaya karşı bir muhabbet duygusuyla ayrıldım. Belki bir çok talebesi gibi benim için fakülte hayatının en kıymetli kazancı her dönem Emin Hoca'dan ders almak idi. Hocanın sadece derslerini takip etmiyorduk, ders dışında da olabildiğince hoca ile olmaya gayret ediyor, konuşmalarına ve sohbetlerine gidiyorduk. Hoca'nın odası bir dergah idi bizim için. Derslerde bitmeyen konular odasında sürer, hoca keyifle anlatır, farklı kaynaklardan süzülmüş bilgilerin bir ana fikir ekseninde yorumlanışını hayranlıkla izlerdik. Bilginin ne büyük bir haz, bilgiyle yaşamanın ne büyük lütuf olduğunu hocada görürdük. Fakülte yıllarında hocalarımızın ders dışında talebelerine ayırdıkları vaktin ne kadar kıymetli olduğunu ancak hoca olduğumda fark edebildim. Herhangi bir unvanın –bilhassa akademik olanın- pek muteber bir şey olmadığını Hoca'da fark etmiştim. Hoca Mevlana'dan İbnü'l-Arabi'ye, Cüneyd-i Bağdadi'den Hallac'a, Necmeddin Kübra'ya, Muhammed İkbal'den Nureddin Topçu'ya bir çok kişiden söz eder, söylediği her kişiyi ve düşünceyi takibe çalışırdık. O dönem okuduğumuz yazarların önemli bir kısmında hocanın rehberliği vardı. Rene Guenon hakkında söylediği birkaç söz bir ekolün kapısını aralamıştı bana. Hocanın anlattığı hikayeler, yorumladığı sözler ve düşünceler, daha sonra sohbetlerimizin ana konusu haline gelirdi. İki kadim dostum Abdullah Kartal ile Kamil Tiftik Uludağ İlahiyat'tan hocanın dolaylı talebeleri idi. Hocanın söylediği hemen her şeyi onlara aktarırdım. Bir keresinde –galiba Kamil söylemiştisıradan bir sohbetin ardından 'Bu hafta Emin hoca yok muydu yahu?' demişti: gerçekten hoca o hafta yurt dışına gitmişti.

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/akademi/ekrem-demirli/2019/08/09/emin-hoca

Bu haber toplam 155 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim