Elif Sönmezışık: Kelime Günlüğü ve Umur

Elif Sönmezışık: Kelime Günlüğü ve Umur
İnsanları, olayları ve hayatı tarifte,önce kelimelere iş düşer. Kelimeler zihnimize aracısız ulaşır ve sıralaması, ahengi, anlam serüveni, biçimi ve sesiyle zihnimize imgeler çizer. Hayatın bütün yenileriyle çoğu kere kelimeler aracılığı ile karşılaşırız.

İlahî manada insanın bir kelimeye karşılık gelme çabasıyla ilişkilendirilen dünya serüvenini anlamak, kelimelerin önemini kavramada biraz olsun bize yardım eder. Kelime insana nispet edebildiğine göre epey değerli bir şeydir.

Ama her kelime o kadar da değerli değildir. Hatta bazıları vardır ki değersizden de ötedir, çirkindir, berbattır. Ama fıtratımızdaki mümkünler sıralamasında kâmil olmak kadar sefil olmak da var. Onun için illaki bir yerlerde sefil kelimelerle de karşılaşırız. Bu bizim inkâr edemediğimiz gerçeğimiz. Bu çirkin kelimeleri görmüyor değilsem de bahse değer bulmuyorum.

Bu yazıdan maksadım çoğu kere “ruzname” demeyi sevdiğim günlükte birikenlerden bir kelime seçip çıkarmaktı. Aslında bütün bunlar bahar yüzünden oldu. Yenilenmeye gayretiyle şu sıralar hepimizi kendine hayran bırakan dünyanın güzelleşme gayreti, güzel kelimeleri hatırıma getirip durdu. Onları listeledim kaçıp gitmeden ve onlara “bahar kelimeleri” dedim. Baktım olmuyor, bir tanesini seçip yazmaya yeltendim. Ama kelime bahsi baharı aşıyordu. Hepimiz hayatın dört mevsimine uyak kelimeler taşıyorduk ceplerimizde. O zaman mevsime göre kelimeler de değişsin istedim. Ve önce “umur”dan dem vurmak istedim.

 

UMUR

Künye: Arapça kökenli bir kelime olan umuriş anlamına gelen emr kelimesinin çoğulu. İşler, eskimiş anlamı. Daha güncel manası ise aldırış etme ve önem verme. Gündelik dilde sık sık geçen hâlleri; umursamak, umurunda olmak, nadiren de olsa umur görmek (görmüş, geçirmiş, tecrübeli olmak).

***

Bugün bir meclise varıp “Umurunuz hayrolsun” deseniz fazla bilen çıkmaz. Umur daha çok künyede geçen ikinci anlamıyla anılır. Kubbealtı Lugatı ise bu manaların, anlam kaymasından doğduğunu dile getiriyor. Yani bugünkü bizler, aslını değil gölgesini benimsemişiz.

Umurla ilk tanışıklığım bir dua sayesinde oldu. Yıllar önce çok kıymetli bir huzurda, bir şey istemenin haddime düşmediğini kalp ile tasdik dil ile ikrar ettiğim bir esnada, buna karşılık duyduğum cümledeki üç kelimeden biriydi. “Hayırlı ömür, hayırlı umur, hayırlı ölüm…” Umur, ömür ile ömrün arasındaydı. İlk bakışta insanın dünya diliyle biçilecek “değerini” belirleyen şu işler-güçlerdi işte. Ama yalnızca dünyalık değildi, her iki dünya için vazgeçilmezdi. Umur ömre eşlik ediyordu, ayrıca ölüm düşüncesinin de eşlik etmesi isteniyordu. Ömürsüz ve ölümsüz umur yoktu. Hayatta yer değiştirmeden yaşanan bütün hengâme oydu.

Devamı: http://www.yenisoz.com.tr/kelime-gunlugu-ve-umur-makale-37566

Bu haber toplam 64 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim