Erbay Kücet: Cıngar Çıkarmıştık

Erbay Kücet: Cıngar Çıkarmıştık
Genellikle muhalif nitelendirilen mizahın geçiş dönemlerinde öne çıkan söylem aracı olduğunu belirtirken Karagöz, Ortaoyunu, Meddah gibi seyirlik türler ile Nasrettin Hoca ve Bektaşi fıkralarının mizahımızda yer aldığını hatırlatmakta yarar var.

Daha çok sıkıntı ve kargaşanın yaşandığı dönemlerde, halkın mizah aracılığı ile ortak şuuru yakaladığına şahitlik edenlerdeniz.  Mizah yapmanın veya mizahla iştigal etmenin veya nasıl ol-un-maması üzerine yazılanları, söylenilenleri de ciddiye aldığımızı ifade etmek isteriz. Mizahı sululuk olarak gören bir zihniyetten bugünkü gülmecelere kuşbakışı göz attığımızda aslında mizah kavramının insanın doğasından geldiğini söyleyebiliriz.  Mizah ile uğraş vermenin ne denli zor olduğunu ifade ederek mizah alanında uğraş verenleri serinletmenin görevimiz olduğu bilincindeyiz.  

Kavgaya yol açmanın, gürültü, patırtı çıkmasına neden olmanın, bahane bulup kavga etmenin argodaki karşılığı ‘çıngar çıkarmak’ terimi dergiye isim olarak koyulduğunda doksanlı yılların başındaydık. Her alanda olduğu gibi İslamî düşünce ve yaşayış biçiminde yaşanılan veya yaşatılan popüler kültüre karşı ‘Cıngar Mizah Dergisi’ çalışmasında görev almamız istenildiğinde ülkemiz ve dünyada gidişat güllük-gülistanlık değildi.  Ruanda iç savaşı, McDonald's’ın Moskova’da şube açması, Yugoslavya’nın Kosova'ya girmesi, Güney Afrika'da ırkçı rejime karşı savaşan Nelson Mandela’nın özgürlüğüne kavuşması, Jülide Ateş’in Türkiye güzeli seçilmesi ve ilk tüp bebeğin doğuşu, hacı adaylarının tünel faciası, Irak’ın Kuveyt'i işgali, Berlin Duvarı'nın yıkılması, Bahriye Üçok’un, kargo paketi patlaması ile ölümü, Türk Hukuk Kurumu başkanı Muammer Aksoy’un öldürülmesi, Millî İstihbarat Teşkilatı eski müsteşar yardımcısı Hiram Abas’ın öldürülmesi, Tansu Çiller’in siyasete atılması,  1961’de kaldırılan tramvayın İstiklal Caddesi'nde çalışmaya başlaması, Cemil Çiçek’in "Flört fuhuştur", "feminizm sapıklıktır" sözlerine kadınların düdükle cevabı, Amerika’nın Irak'a füze saldırısı, Amerika’nın "Çöl Fırtınası" operasyonunu Kuveyt'i kurtarmak için yaptığını söylemesi, 2. Körfez Savaşı, Irak’ın, İsrail'e Scud füzesi yollaması, Manukyan’ın vergi rekortmeni olması, Yıldırım Akbulut’un, başbakanken genel başkanlığı kaybeden ilk siyasi olması, Rusya, Beyaz Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Moldova, Azerbaycan, Ermenistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Kırgızistan liderlerinin bir araya gelerek Sovyetler Birliği'ne son verip Bağımsız Devletler Topluluğu'nu kurduklarını açıklamaları ve Türkiye'de ilk Kürtçe gazetenin yayınlanmaya başladığı sıcak günlerde görsel sanatlar ile İslamî düşünce arasında çelişki varmış gibi gösterilmesi karşısında 16 Kasım 1990 da yayın hayatımıza ‘Cıngar’ın girmesi ses getirmişti.  Yazı İşleri Müdürlüğünü Hasan Demir, Teknik Sorumluğu ise Ahmet Efe’nin üstlendiği derginin sahibi M. İhsan Arslan, ilk sayıda ‘Tebessüm’ başlıklı yazısı ile “….insan ne kadar mutlu olabiliyorsa bizde kendimizi o kadar mutlu addedeceğiz” diyerek okuru selamlamıştı.

‘Yarası Olan Gocunsun’

Cıngar’da o güne kadar muhtelif gazete ve dergilerde yazı ve çizgilerine aşina olunan isimlerden aklımızda kalanlara göz atacak olursak; Yüksel Namlı, Cemal Satkın, Ahmet Yozgat, Necmettin Çanak, Faruk Akören, Macit Tunç, Erhan Dündar, Metin Keskioğlu, Soner Hızarcı, Dağıstan Çetinkaya, Abdurrahman Doğan, Niyazi Çöl, Mehmet Keskinkılıç, Tuncay Karakuş, Bahadır Boysal, Kasım Özkan gibi karikatüristler ile yazı kadrosunda İbrahim Sadri, Zeki Ceyhan, Hasan Demir, Tayfun Sarıkaya, Abdurrahman Dilipak, Halil Kaleli, Selim Bakır, Yaşar Güçlü ile birlikteydik.

Dinin mizah ile ilişkisi, nerede başlayıp nerede biteceği, nelerin mizah kapsamında değerlendirilip nelerin hakaret diye addedileceği, muhafazakâr insanların bu konudaki düşünceleri üzerinde duracak değiliz. Yüksek Öğretim Kurulu’nun tez çalışmalarına göz attığımızda mizah üzerine araştırmaların arttığını söyleyebiliriz. “Türk edebiyatında mizah, mizah dergiciliğimiz, cumhuriyet döneminde mizah vb.” başlıklarla mizah kavramına açıklık getiren çok sayıda incelemeye rastlanılmaktadır.

Cıngar, yayınlanan diğer mizah dergilerinin seviyesine hiçbir zaman inmemiştir.  Mizah ve dinî düşünce ilişkisi üzerinde hassasiyetle durup,  inanç ve akaid konularına çok dikkat edilmiştir.  Titiz çalışmalara imza atıldığı halde yaşanılan bazı sıkıntılar çözülemediğinden “Veda sahife(fi)fesi” başlığı Cemal Satkın imzalı yayınlanan 47. sayısında dergide yazar ve çizer olarak görev almış olanlarla olan diyaloglarını komikleştirmeye gayret etse de ‘Cıngar’a veda edildiğinde takvimler 4 Ekim 1991 Cuma gününü gösteriyordu.

Dinozor, Fit, Cümbür, Ustura ve Cafcaf mı? akıbetleri Cıngar oldu.

Bu haber toplam 190 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim