Erbay Kücet'ten: Şiirin Şöleni- Bişkek'teydi

Erbay Kücet'ten: Şiirin Şöleni- Bişkek'teydi
Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 21 yıl önce Bursa’da gerçekleştirilen “Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şöleni” nin 10.

Kırgızistan Yazarlar Birliği ve Manas Üniversitesi’nin de katkıları olan Şölenin açılış programı eski ismi Frunze olduğunu öğrendiğimiz Bişkek’in en büyük salonlarından Flermonia Konser Salonu’nda yapıldı. Her zaman olduğu gibi kültürel etkinliklerin müşterisi fazla olmadığından katılımcılar dışında birkaç kültür dostuyla gerçekleşen açılışta otuzu aşkın ülkeden gelen şairler salonu doldurmuştu. Muraddin Ölmezov(Karaçay), Abdullah Begiyev(Karaçay), Albına Vasilevna Lyubımova(Çuvaşistan), Gülnaz Kutuyeva (Başkurdistan), Çulpan Çetin (Tataristan), Elena Sleptsova (Saha Yakut), Andrian Lukin Vasilevic (Saha Yakut), Androsov Gavril Gavrilevich (Saha Yakut), Samunov Sergey Mihayloviç (Altay Özerk Bölgesi), Brontoy Bedurov (Altay Özerk Bölgesi), Ecaterina Ganeva (Moldava), Dilaver Osman(Kırım), Seyran Süleyman (Kırım), Akbar Yolchuyev (Azerbaycan), Azimov Elşan Bakhşeyişoğlu (Azerbaycan), Mahir Garayev (Azerbaycan), Tanagöz İlyasova (Kazakistan), Sabri Alagöz (Bulgaristan), Leyla Şerif Emin (Makedonya), Zeynel Beksaç (Kosova), Hüseyin Kerim Ece (Hollanda) Alexander Kotozhekov (Tuva Hakas) ve kırka yakın Kırgız şairin heyecanları yüzlerinden okunuyordu. 

Kırgızistan Kültür Bakanı Sultan Raev’in, “Bugün tüm Türk dünyasından gelen şairlerle, küreselleşen edebiyatımızın geleceğini konuşacağız. Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesine hep beraber katkıda bulunacağız” diyerek düşüncelerini paylaşmasının ardından Cumhurbaşkanı Genel Sekreterimiz Prof. Dr. Mustafa İsen, Bişkek Büyükelçimiz Nejat Akçal, TYB Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz da konuşma yaptılar. 

İlk şölenden beri Türkçe’nin Uluslararası Şöleni Daimi Heyet Başkanlığı görevini üstlenen Mehmet Doğan’ın neredeyse Türk Şiiri Bildirgesi olarak kabul edebileceğimiz konulara teması alkışlarla kesilirken Doğan’ın, “Uzaklardan, çok uzaklardan geldik. Fakat yakın, çok yakına geldik! Kırgızistan, Türkiye’ye birçok komşu ülkeden daha yakın. Bu dil, din ve gönül yakınlığı. Destanların diyarından çıktık, vardığımız yerlerde destanlar yazdık. 29 Mayıs, tam da bu gün… Tam da 560 sene önce… İstanbul, dünya başkenti, genç Sultan Mehmet Han tarafından fethedildi. Peygamber müjdesiyle nice serdar şereflenmek istedi. Bu kutlu fetih ceddimiz Mehmet Fatih’e müyesser oldu. Hepimiz için bayram günüdür.” Derken duygularına hakim olamadığının delili nemlenen gözleriydi. İlk şiir şöleninin Bursa’da gerçekleştirildiğini hatırlatan Doğan, “Bursa’da dikilen çınar, dal budak verdi. Kazakistan’da Almatı, Türkmenistan’da Aşgabad, Kıbrıs’ta Girne, Fransa’da Strazburg, Kırım’da Akmescid, Makedonya’da Üsküp, Azerbaycan’da Bakü ve Kosova’da Prizren… Ve nihayet dilimizin 10. şöleni için Kıgızistan’da, Bişkek’teyiz. Bize bu günleri gösteren Allah’a hamd olsun! Türkçe’nin 10. Şiir Şölenindeyiz, şiirimizin başkenti, payitahtı, başkalası, astanası, ordosu Bişkek!” sözlerinin ardından salondan yoğun alkış aldı. Şölenin Kırgızistan’ın ulu yazıcısı Cengiz Aytmatov’a adandığını da söyleyen Doğan, “Cengiz ağamızı dünya tanır! Türkiye’de eserleri an çok basılan ve okunan yazarların başında gelir Cengiz Aytmatov. Bütün hikâyeleri, romanları Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. O toprağının rengini, kokusunu; halkının kimliğini yüksünmeden, şerefle taşıdı. Kırgızların, umum Türklerin yüz akı oldu. Gününü bir asra bedel kıldı, muhteşem eserlerini zamanı aşarak yazdı. “Mankurtlaşma” kavramını dünya literatürüne armağan etti. Zihnimizi açtı, ufkumuzu genişletti. Yaygın coğrafyalarda yaşayan hepimiz zaman zaman mankurtlaşma eğilimleri ile karşılaştık. Mankurtlaşan oğulların analarını, babalarını saymadıklarını gördük. O Manas destanını 20. asırda yeni bir tarzda yazdı. Onun ilhamını Manas’tan aldığından, çağdaş bir Manasçı olduğunda şüphe yok. Siyasi sınırlar kültürleri sınırlayamaz” dedi. 

Kırgızistan Yazarlar Birliği Başkanı Çolponbek Abıkeyev ve Manas Türkiye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Balcı da birer selamlama konuşması yaptılar. Daha sonra katılan şairlerinin selamlama konuşmalarının ardından Bişkek Milli Orkestrası Konseri ile ilk gün sona erdi. 

İkinci gün programı Türkiye Manas Üniversitesi Kasım Tınıstanv Konferans Salonu’nda, Kırgız şairi ve edebiyatçısı dostumuz Altınbek İsmailov’un sunumuyla gerçekleşti. Yusuf Has Hacip başta olmak üzere tanınmış şairlerimiz adına düzenlenen şiir fasıllarında şiirler okundu. Verilen aralarda yapılan sohbetlerin konusu da yaşanılan yörelerdeki sanat ve kültürel çalışmaları olurken şairlerin birbirleriyle samimi durumlarını gördüğünüzde iki gün önce değil de sanki yıllardır görüşmedikleri dostlarıyla bir araya geldiklerini sanırdınız. İkinci gün programında Kırgız edebiyatının usta ismi Cengiz Aytmatov’un kabri ziyaret edilirken Mehmet Sılay’ın Kur’an tilaveti dikkat çekti. 

Üçüncü gün programına ise erken saatlerde Kırgızistan’ın incisi Isıkgöl’e hareketle başlandı. Issıkgöl’e giderken Kutadgu Bilig'in Yazarı Yusuf Has Hacib'in Yaşadığı Tokmak Kentinde Balasagun’da bulunan minareden söz etmek gerekiyor. Minarenin aynı zamanda Gözetleme Kulesi görevini de yaptığı söylenenler arasında. Şairlerimizin birçoğunun çıktığı minareden Adem Turan’ın okuduğu ezanı Kerbela’da yarım bırakılan ezana benzetmem ne kadar doğruydu bilemem ama o an içimden öylesi gelivermişti. Bruna ziyareti, bölge gezisi ve yol üzerinde kıldığımız Cuma namazı sonrasında çocuklara dağıtılan şekerlerden çocukluğunu hatırlamış olacaklar içimizdeki büyüklerin de avuçla şeker almalarına bir anlam veremediğimi de burada ifade etmek isterim. Uzun ve meşakkatli bir yolculuğun ardından Isıkgöl’e ulaşan şairler burada sırasıyla Sezai Karakoç ve Halime Hüdeyberdiyeva adına Şiir Fasıllarının ardından Osman Özbahçe’nin yönetiminde Şiir Atölyeleri de gerçekleşti. Isıkgöl Manzarası karşısında geceyi şiir okuyarak geçiren şairlerin sabahın ilk ışıklarıyla Bişkek’e dönüşlerinde gözlerindeki mutluluğu görmenizi isterdim. Isıkgöl dünyanın en büyük krater gölüymüş. Akşam güneşin batımında ve sabah güneşin doğuşunda milletvekilimiz Mustafa Kabakçı’nın deklanşörünün çalıştığına şahitlik edenlerdendim. 

Bişkek’e dönüldüğünde Manas Üniversitesi salonunda düzenlenen törende şairlerimize Türk süsleme sanatlarından ebru, tezhip ve minyatürün bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan özgün beratlar Bekir Soysal tarafından hazırlanmıştı. Şölenin sanat danışmanlığı görevini üstlenen Soysal’ın el emeği göz nuru denilen eserlerden olması dikkate şayandır. Katılım beratlarının ardından her şölende verilen büyük ödülleri açıklayan Mehmet Doğan oldu. 

Bu yıl Büyük Ödüller Yusuf Has Hacib adına olanı Brontoy Bedurov'a, Manas adına olanı Hicabi Kırlangıç'a, Namık Kemal adına olanı ise Rifat Salahov'a takdim edildi. 

Akşam Manas Üniversitesinin onurumuza verdiği veda yemeğinde ise Kırgız Halk Şarkıları yanı sıra geleneksel oyunları ve Manas okuyucuları geceye damgasını vurdular. 

www.kalem.biz

Bu haber toplam 1445 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim