• İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Erdal Arslan: Eğitim Sistemi

Erdal Arslan: Eğitim Sistemi
Son günlerde kamuoyu Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yeni eğitim sistemiyle ilgili açıklamalarına kilitlenmiş durumda.

Ders kitapları haricinde, eline bir tek kitap almamış olanlardan her türlü akli ilimin zirvesine çıkmasına rağmen, bu ilmi irfanla besleyememiş materyalist ruhlulara; sadece yüksek öğretimde aldığı eğitimle yirmi yıldan uzun süredir ders verenlerden gerçek manada ilime, irfana sevdalı olanlara herkes bir şeyler konuşuyor, fikrini beyan ediyor.

Kimisi yeni sistemi yerden yere vururken; din eğitimini aşağılama fırsatı yakalamanın hazzını tadıyor, kimisi sistem kelimesini sadece hecelere bölebilecek düzeyiyle Amerika ve Avrupa’dan sistemlerin analiziyle karşı tezini ortaya koyuyor! Ve bu memleketin, bu milletin ve hatta İslam Medeniyeti’nin istikbalini ve ikbalini yüreğine kor yapan sevdalılar da taşın altına fikrini koyuyor!

Ben de yıllardır konferanslarımda, sohbetlerimde, seminerlerimde dilimi berbere götürecek sevide tüylendiren meselelerden daha doğrusu dil yaralarımdan sadece birine dem vurayım, fırsatını bulmuşken…

Türkiye’nin eğitim öğretime değil maarife ihtiyacı var azizim; eğitmekle öğretmekle değil irfan sahibi yapmakla mükellef olan Maarif Nezaretine muhtacız!

Sen ne verirsen onu öğrenen öğrenciye değil, bilgiyi, ilmi, irfanı talep eden talebeye ihtiyacı var!

Programında neyi yazarsan onu öğreten öğretmene değil, ilim aşılayan muallime ihtiyacı var!

Kelimelerin de ruhu vardır azizim!

Siz farkına varmasanız da şahsiyetinizi, kişiliğinizi, karakterinizi, ideallerinizi, hayatınızı etkiler kelimeler. Geleceğinizin teminatlarına öğrenci diye hitap edersen; “sadece kendisine verileni öğrenen” bir nesil yetişir. Talebe diye hitap edersen; “talep eder, ister, meraklanır, merakını giderme yoluna gider.”

Yeni nesillerin mimarlarına öğretmen diye hitap edersen; “mevzuatın kendisine talimatlandırdığı bilgiyi veren” devlet memuru yetişir. Muallim diye hitap edersen; “ilim verir, irfan verir, ders verir.”

Ve bir sistem değişikliğine gidilirken, o sistemin uygulayıcısı olan muallimleri yetiştirmek gerekmez mi önce? Yeni sistem çerçevesindeki yüksek öğrenim sınavları 4 yıl sonra yapılacak, niye? Çünkü yeni sistemin talebeleri dört yıl sonra mezun olacak. Peki bu yeni sisteme uygun Üniversite eğitimi ne zaman verilecek? Peki bu yeni sistemin uygulayıcısı öğretmenler (muallimler) kaç yılda yetiştirilecek?

Bu fakir de eğitimin “e” sini bilmeden kendi halince sistem değişikliği ile ilgili fikir beyan etti.

Sürç-i Lisan ettiysek affola!

Bu haber toplam 650 defa okunmuştur
  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim