• İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

Erol Göka: Adam Smith, bir yanlış anlaşılma şampiyonu

Erol Göka: Adam Smith, bir yanlış anlaşılma şampiyonu
Sanıyorum düşünce tarihinin en yanlış anlaşılan kişilerinden birisi Adam Smith’tir. “Liberal” sözü ilk kez kendisinden sonra 1812’de kullanılmış, “Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” mottosunu hiç kullanmamıştır.
Özgürlüğe ve tercihe dayalı bir pazarı savunduğunu, amacının devletin ve halkın zenginliğini sağlamak olan bir “ekonomi politik”ten yana olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım.
(Tıklayınız) Okumalarımı ilerlettiğimde şaşkınlığım daha da arttı. Bugün akademide “rasyonel seçim teorisi” diye bilinen ve Adam Smith’e bağlanan, insan davranışlarını hep kişisel çıkarların belirlediğini ileri süren bir görüş ortalığı kasıp kavuruyor. Ama bu görüş de onun Adam Smith’ten kaynaklandığı tezi de tamamen hatalı.

Adam Smith’in yanlış anlaşılması, sadece “Milletlerin Zenginliği” eseri esas alınarak, bu kitaba temel teşkil eden “Ahlaki Duygular Teorisi” adlı çalışmasının tamamen göz ardı edilmesinden kaynaklanıyor. Smith’in ahlak anlayışında insanın sempatiye, onay görme isteğine ve adalet erdemine dayalı müspet özellikleri, ekonomi anlayışında ise kişisel çıkar odaklı bir bakış söz konusu. Ama O, hiçbir zaman insan davranışının altında her durumda kişisel çıkarın yattığı gibi bir görüşü hiç savunmadı.

Smith, “Milletlerin Zenginliği”nde “Yemeğimizi, kasabın, biracının ya da fırıncının iyilikseverliğinden değil, kendi çıkarlarını kollamalarından bekleriz. Onların insanlığına değil, ben sevgisine hitap ederiz. Hiçbir zaman kendi ihtiyacımızı ağzımıza almaz, onların kendi faydasından söz ederiz” (s. 216) gibi kişisel çıkara vurgu yapan cümleler kurdu. Ama dikkat edilirse, buralarda konu, davranışlarımızın saikleri değil toplumsal iş bölümü. Smith, bunları söylerken iş bölümünün neden ve nasıl işlediğini, evrensel refahın kaynağı olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Ticari işlemler sırasında tarafların kendi çıkarlarını ve karlarını düşünüyor olmaları, pek tabiidir. Buradan yola çıkarak insan davranışına sadece ben sevgisinin ve çıkarın yön verdiğini söylemek abesle iştigal. Smith, hiçbir yerde insanın temel amacının kişisel çıkar olduğunu söylemediği gibi ekonomik refahın sadece insan davranışına bağlı olarak izah edilmesi onun bakışına taban tabana zıt.

Adam Smith, sadece kişisel çıkara ve akılcılığa dayalı bir bakışın insan davranışını anlamaya yetmeyeceğini, mutlaka cömertlik, yardımseverlik ve sosyal sorumluluk gibi erdemlerin de işin içine katılması gerektiğini savunur, en yararlı erdemin ihtiyatlı davranış olduğunu söyler. Ama ihtiyatlı davranış, asla kişisel çıkar ile aynı kefeye konamayacak “kendine hâkim olma” özelliğinin bir sentezidir.

Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/erolgoka/adam-smith-bir-yanlis-anlasilma-sampiyonu-2052019

Bu haber toplam 55 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim