• İstanbul 17 °C
  • Ankara 15 °C

Evetin masamıza koydukları

Ahmet Tâlib ÇELEN

Evetçilerin ekseriyeti orta yaşlı ve yaşlı. Peki bu kitle Ak Parti'yi kaç yıl daha taşıyabilir? 2023-2071 hedeflerine kimlerle ulaşacaksınız? Düşünmeliyiz. Ak Parti’nin bir an evvel gençlere ulaşması, bir gençlik kitlesi teşekkül ettirmesi şart. Gençliği olmayanın geleceği yoktur.

Evetçiler daha çok kırsal bölgelerden. Bunlar da hızla şehre göçüyor, şehirlileşiyor. Şehirlileştikçe solculaşıyor, kemalistleşiyor, sekülerleşiyor. Ak Parti çılgın yatırımlar yaptığı büyük şehirlerde bile istediğini alamıyor. Büyük şehirlerdeki destekçileri bile kır kökenli. Teşkilatta bu problem üzerinde düşünen kişiler var mı?

Evetçilerin eğitim seviyesi hayırcılardan düşük. Eğitim basamakları da insanlarımızı gittikçe solculaştırıyor, kemalistleştiriyor, sekülerleştiriyor. Erdoğan’ın “Eğitimde istediklerimizi yapamadık.” sözü bir şeylerin farkında olduğunu gösteriyor. Ne yapılacak?

Eğitimde neler oluyor? Ailesinin elinde saf, temiz bir çocuk, tahsili yükseldikçe kök değerlerinden uzaklaşıyor. Bu böyle gidemez. Eğitime neşter şart. Yusuf Kaplan Bey doğru söylüyor: “On yılda yüz yılın tohumlarını atamazsak biteriz.”

Eğitim solcu, ateist, kemalist, haz düşkünü… üreten bir bataklık. Bu sistem, bu hocalar, bu müfredat ve bu ders kitaplarıyla iktidar ne zamana kadar dindar kesimlerde kalır?

Şehirlilik, sekülerlik, eğitim ve konfor... Büyük şehirleri ve sahil şeridini solculaştıran, kemalistleştiren, hedonistleştiren faktörler. Tedbir ne?

Çare insanları köylere kovmak, okulları kapatıp insanları cahil bırakmak, konforu yasaklamak mı? Baskı ile varılacak bir yer yok.

İnsanlar ancak gönüllü olarak gerçekten değişebilirler.

Şu halde insanlarımızı şehirli, varlıklı ve tahsilli olsa da gönüllü olarak kök değerlerimize bağlamanın yegâne çaresi EĞİTİM. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz.

Sen bütün dalların birleştiği kök…

Köke bağlı hoca, köke bağlı sistem, köke bağlı müfredat, köke bağlı kitap... Modernitenin saldırısına ancak bunlarla karşı durabiliriz.

Eğitim topyekûn köke bağlanınca şehirlilik, sahiller, konfor... insanlarımızı avlayamayacak, köklerinden uzaklaştıramayacak.

Başkanımızın ilk el atacağı mesele artık çamura batmış eğitim olmalıdır.

Eğitimin bol okul yaptırmak, üniversite açmak, bedava ders kitabı dağıtmak olmadığını kabul ederek ilk adımı atabiliriz.

Hasretini çektiğimiz eğitim Müslüman hoca, Müslüman sistem, Müslüman müfredat, Müslüman ders malzemesi demektir.

Eğitimi düzeltmek gençliğin de düzelmesi demek olacağından yaşlı bir kitleye sahip olma problemi de ortadan kalkacaktır. Köklere bağlı eğitim millet hayatına ve devlet idaresine dâimî olarak gençleri akıtacak, vücuda taze kan pompalayacaktır.

Eğitimin düzelmesi de evleviyetle öğretmenin (aslı hocanın) düzelmesiyle mümkündür. Eğitim imanlı hocanın ellerine verilmediği müddetçe şikayetlerimiz bitmeyecektir.

Öğretmen, muallim/hoca; eğitim, maârif hâline gelmeden millet olarak varlığımız tehlikededir.

Yeni bir sisteme “Evet” denildiği bu günlerde “evet”in yüklediği mes’ûliyetleri herkes hatırlamalı.

"Seçim bitti, kazandık, artık dinlenmek zamanı." demeyiniz. Yapılacak işler dağlar gibi bekliyor. Âyette ne buyuruluyor?

"O halde boş kaldın mı hemen yorul." (İnşirah, 7)

 

Bu yazı toplam 159 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim