Fatma Tuncer: Suriyeli üç çocuğun tarihe geçen sözleri

Fatma Tuncer: Suriyeli üç çocuğun tarihe geçen sözleri
Çocuk deyince tasavvurlarınızda oyun ve oyuncaklar canlanır öyle değil mi? Zira çocuk hayatın provasını oyunlar ve oyuncaklar vasıtasıyla yapar, erişkinlerin davranışlarını oyun aracılığıyla taklit eder.

Ondan ne istediğini sorduğunuzda yüzünüze utangaç bir yüz ifadesi ile bakar ve hayalindeki oyuncağı söyleyiverir. Çünkü oyun onun işidir, oyun onun hayatla kurduğu köprüdür. Fakat savaşın çocukları için bu mümkün değil. Onlar çocukluğun sokağına uğramadan geçer ve erişkinlerin rollerine zorlanırlar. Omuzlarına ağır bir yük biner çocukların ve bu yükü taşıyabilmek için var güçleri ile çaba gösterirler. Oyunlar artık sadece hayallerinde kalmıştır savaşın çocuklarının. Savaş, ölüm, yoksulluk ve mahrumiyetinin her türlüsünü getirir masum dünyalarına. Savaşın çocukları ne çocukluğu yaşabilirler ne de gençliğin tadına varabilirler. Artık vakit minicik cüsselerine yüklenen o ağır yükü taşımakla geçmektedir.

 

Suriyeli bir çocuk son nefesini verirken işaret parmağını kaldırıyor ve “Hepinizi Allah’a şikâyet edeceğim” diyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde, “Çocukların hepimize ait olduğuna” vurgu yapılır. Yani hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın hangi etnik ya da kültürel yapıya sahip olursa olsun çocukların haklarını korumak, onların güvenliğini sağlamak biz büyüklerin sorumluluğu altındadır. Eğer çocuklar evlerinin bahçelerinde özgürce oynayamıyor, gökyüzünde uçurtmalarını uçuramıyor, kendilerini güvende hissedemiyor ve yaşamlarını parçalanan ceset görüntüleri arasında geçirmek zorunda kalıyorlarsa, bunun vebali hepimizindir. Eğer biz onları koruyamamışsak, Suriyeli kız çocuğunun tarihe geçecek ve kulaklarımızda hep yankılanacak o sözünü her çocuğun söyleme hakkı vardır: “Hepinizi Allaha şikâyet edeceğim.”

Küresel terörizmin yağdırdığı bombalar nedeniyle enkazın altında kalan bir kız çocuğu, “Amca fotoğrafımı çekme üstüm müsait değil” diyor. Zira teröristler işgallerini sürdürürken bize ait diyebileceğimiz bütün değerleri tahrip ediyor. Mahremiyet sınırlarımızı deliyor, bireysel sınırlarımızı ihlal ediyor ve bizi cansız bir nesneye dönüştürüyor. İslam kültürü ile büyüyen bir kız çocuğu yıkıntılar altında kalıyor ve varlığıyla bütünleştirdiği kültürel değerleri korumak istiyor.

Devamı: https://www.milligazete.com.tr/makale/1918576/fatma-tuncer/suriyeli-uc-cocugun-tarihe-gecen-sozleri

Bu haber toplam 52 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim