Ferhat Koç'tan: Issık göl ve Tokmak

Ferhat Koç'tan: Issık göl ve Tokmak
Türkiye Yazarlar Birliğinin Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlemiş olduğu 10.Türkçenin uluslararası Şiir Şöleni münasebetiyle 3 gündür Bişkek’teyiz.
sskgol

Türkiye Yazarlar Birliğinin Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlemiş olduğu 10.Türkçenin uluslararası Şiir Şöleni münasebetiyle 3 gündür Bişkek’teyiz. Şiir Şöleni etkinliği gercekleştirirken   fırsat buldukça şehri tanımaya  ve gezmeye çalışıyoruz. Bişkek’e  bu üçüncü  gelişim ilk ziyaretimizde kendileriyle sohbet ettiğimiz Kırgızlar bize : ‘Atalarınızın atlarla gittikleri ana yurtlarına sizler Demir kuşlarla tekrar geldiniz’ . Evet yüzyıllar öncesinde atalarımızın kervanlar halinde atlarla   aylar /yıllar süren Anadolu ya göçlerinden sonra bizler yıllarca birbirimizin varlığından habersiz yaşadığımız kardeşlerimizin yurtlarına geri  dönmüştük.

Bu son gelişimizin diğer gelişlerimizden önemli bir farkı bulunuyor. Oda ata diyarımıza buradan değişik zamanlarda ayrılan atalarımızın torunları ile birlikte geliyorduk. Amacımızda gayet açık aynı dili konuşan kardeşler olarak hasret gidermek, kucaklaşmak ve ortak dilimiz olan Türkçe ile şairlerimizin yazmış oldukları şiirleri dinleyerek gönül tellerimizi titretmek. Kültür ve medeniyetlerimizi paylaşmaktı.

Bişkek Kırgızistan’ın Başkenti olarak 1878 yılında kurulmuştur. Şehir Sovyetler Birliği döneminde (1926-1991 arasında) Bolşevik askeri önderlerinden Lenin’in yakın arkadaşı Mihail Frunze’nin anısına Frunze adıyla anılmıştır.. Bişkek’in ismi  önce Pişpekti olmuş sonradan değişikliğe uğrayıp Bişkek adını almıştır.

Bişkek, geniş yolların, mermer devlet yapılarının, Sovyetler Birliği biçiminde apartman bloklarının bir arada bulunduğu bir kenttir. Kent, bir satranç tahtası biçiminde tasarlanmış olup, sokakların çoğunun iki yanında ağaçları sulama amaçlı dar arklar bulunur. Bu yolla sulanan ağaçlar, yazları sıcakta gölgelik görevi gördükleri gibi, kenti de güzelleştirirler.

Kent bugün hızla yenilenen canlı bir yerdir. Sovyet döneminde bulunan birçok sanayi kuruluşu bugün ya kapanmış ya da küçülmüş olarak üretimlerini sürdürmektedirler 2002'de ABD Manas uluslararası havaalanını antlaşmayla Afganistan ve Irak’a karşı kullanılmak üzere "Gancı ABD üssü"ne çevirince, Rusya da benzeri bir antlaşmayla Kant'da kendi hava üssünü kurmuştur.

Sovyet dönemini saymazsak 20 yıllık bir geçmişi olan Kırgızistan Cumhuriyeti  5 milyonluk nüfusu ile bölgenin küçük ülkelerinden biri. Türkiye'nin dörtte biri kadar. Başkent Bişkek  geniş caddeleri ve mutlu insanlarıyla dikkat çekiyor. Herkesin yüzünde bir mutluluk ifadesi görüyorsunuz. Sonradan fark ettik ki ki bu sempatinin sebebi çekik gözlü olmaları. .Ne olursa olsun etrafınızda mutlu ifadeler görmek insanı rahatlatıyor. Temiz kafeleri, çeşit çeşit çayları, geniş caddeleri, Türkiye'den gidenlere ucuz gelmesi artıları olarak sayılabilir. çakır-çukur yolları, geceleri kararan caddeleri, merkezin dışında bakımsız yolları eksilerin başında gelse de  Bişkek Orta Asya'nın gelecek vaad eden başkentleri arasında..

Cumhurbaşkanı Almazbek  Atambayev, “2013 yılını Kırgızistan’da Emekçi Yılı’ ilan etmiş Kırgızistan'da kadın nüfus fazla. Daha da ilginç olanı çalışan kadın sayısının fazla olması hatta daha da ilginci üst düzey yöneticiler arasında hatırı sayılır derecede kadın olması..
Manas Üniversitesi kültürel zenginlik açısından da oldukça renkli. On üç milletten öğrenci bulunuyor. Bu da sizin  dünyayı daha hızlı algılamanıza ve öğrenmenize yardımcı oluyor.
Bişkek’ten bahsederken Kırgız yemeklerinden bahsetmemek olmaz. Herkesin bildiği geleneksel Kırgız yemeği at etinden başka bir çok yemek denemek mümkün. Kırgız mutfağı çevre ülkelerden oldukça etkilenmiş. Ruslara ait olan Borş çorbası, Özbek pilavı, samsa böreği, Kırgız mantısı ve yemeğin yanında içilen çeşit çeşit Çin çayı.... Özellikle yeşil çay tüketiyorlar

Cuma günü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’a esin kaynağı olan Issık Göl’e gidiyoruz. Tabi  ki yolumuz üzerinde bulunan  TOKMOK’a uğramadan olmaz.Tokmok Karahanlılaraın başkenti,şu anda önemli kalıntıları turizme açılmış. Tokmok’ta Karahanlılar’dan miras kalan Açık hava müzesini geziyoruz. Cuma namazını ise Çırpınklı/ Balıkcı köyde eda ederek Issık göl yolumuza devam ediyoruz.

Tokmok :Kırgızistan’ın kuzeyinde yaklaşık 75,000 (2005) nüfusa sahip bir şehirdir. Bişkek’in doğusundadır. Deniz seviyesinden 816 m yukarıdadır. 2004'ten 19 nisan 2006'ya kadar Çuy İli'nin idare merkezidir.

Kutadgu Bilig'in Yazarı Yusuf Has Hacib'in Yaşadığı Kırgızistanın Tokmok Kentinde Burgana Isimli Minare Ve Aynı Zamanda Gözetleme Kulesi bugünler kadar gelebilmiş.Türk İslam çağlarının başında kitleler halinde Müslüman olan Karahanlılar pek yabancı oldukları cami kültürü ile tanışmışlardır. Kısa sürede camiler inşa eden Karahanlılar için savaş hayatın bir parçasıdır. Cami kavramına uzak olsa da minare inşa etmekte zorlanmamışlardır. Karahanlılar uçsuz bucaksız bozkırlarda gelen orduları tespit edebilmek için gözetleme kuleleri kurmuşlardır. Cami minareleri olarak ise gözetleme kulelerini kullanmışlar ve yanlarına cami ekleyerek kuleleri de minare haline getirerek tasarruf etmeyi amaçlamışlardır. Bu sebeple sınırlarında bir çok cami bulunur.
Buruna Savaş Kulesi daha sonra kullanımı ile Buruna Cami Minaresi'nin  üst kısmı bakımsızlık nedeni ile Rus işgali döneminde yıkılmış ve dökülen tuğlalar farklı amaçlar doğrultusunda Rus ordusu tarafından kullanılmıştır.45m.yüksekliğinde olan minare 25 metreye düşmüş..
Burana Kulesi içinde sarma merdiven arasında kimin olduğu bilinmeyen bir türbe bulunmaktadır Ayrıca çevrede bulunan tüm tarihsel kalıntılar ve el işçiliği örnekleri kulenin içinde saklanmaktadır.

Issık göl dünyanın en büyük krater gölü. Gümüş gibi ışıldayan berrak sularında 40 m derinlikte yüzen balıkları görebiliyorsunuz. Göl, Kırgızistan’ın en önemli turizm alanlarından biri. Issık Göl, Kırgızistan’ın doğusunda yer alıyor.. Deniz seviyesinden 1607 m yükseklikte ve 6236 km2’lik bir alana sahip. Zirveleri karla kaplı yüksek dağlarla çevrili olmasına rağmen, Issık Göl’ün suları hiç donmuyor. Kırgızcada “Issık” sözcüğü, “sıcak”, daha doğrusu “ılık” anlamına geliyor. Ortalama derinliği 300 m civarında olan gölün en derin yeri 668 m. Yani Issık, dünyanın en derin beşinci gölü. Suları hafif tuzlu. Bu da onu Hazar Denizi’nden sonra, dünyanın ikinci en büyük tuzlu gölü yapıyor. Uzunluğu batı-doğu yönünde 182 km, kuzey-güney genişliği ise 60 km.

Bu topraklar, müziğin, şiirin atbaşı gittiği topraklar. Elbette bilginin, inancın da toprakları. İmam Serahsi bu ülkede yaşamış. Büyük bir edebiyatın yol açıcısı olan Hacib Yusuf’un şehri çok yakınımızda. 9 asır sonra dirilip hayatımıza giren Mahmud’un Kaşgar’ına da çok yakınız. Türkçe şiirin de atalarından Ahmed Yesevi uzağımızda değil. Ortak dilimizin anıtlarına, Orhun kitabelerine birkaç menzil mesafedeyiz. Bu topraklar bizim için mübarek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu haber toplam 1586 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim