• İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C

FETÖ ile mücadelede zaaflar var

Namık Açıkgöz

FETÖ ile mücadele konusu maalesef tavsamak üzere. Sadece Sayın Cumhurbaşkanımızın gayretiyle çözülecek bir mesele değil bu. Topyekûn bir toplumsal bilinç oluşmadıkça FETÖ ile mücadele başarıya ulaşamaz ve hatta, mevcut usulde devam edilirse, FETÖ daha da güçlenerek çıkar bu işten.


Daha 15 Temmuz günü yazmaya başlamış ve “FETÖ’cülerin derhal devreye girip kendilerini kurtarmak ve ya en azından gizlemek için FETÖ’cü olmayanları FETÖ’cü diye ihbar edecekler. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş olacaklar. Hem kendilerini gizleyecekler, hem de bir mağdur kitle yaratarak iktidarın altını oyacaklar” demiştim. Bunu bir kere değil, 4-5 yazıda söylemiştim. Sonucu 16 Nisan referandumunda gördük. En az % 54-55 olabilecek olan “evet” oranı, sırf bu mağduriyetler yüzünden % 51.40’ta kaldı. Biz mağduriyetlere dikkat çekerken, FETÖ ile mücadeleye zaaf verdiğimiz bile söylendi. Aslında ben ve benim gibiler (Benim gibiler, darbe teşebbüsünden 50 gün sonra falan ortaya çıkmaya başladı.), FETÖ ile mücadelede takip edilen yolun zaafından söz ediyorduk ama bir türlü meramımızı anlatamıyorduk. 16 Nisan akşamı, nasihat, musibet şekline dönüşünce haklılığımız ortaya çıktı.


FETÖ’cüler hâlâ, mağdur yaratma ameliyelerine devam ediyorlar. Çünkü kolay ve etkili bir yol. FETÖ ile mücadele şeklini tam oturtamazsan, bu ortamda, örgütlü hücreler daha etkili faaliyet gösterir ve sonuç alır. Şayet FETÖ mücadelesinde yöntem değiştirilmezse, 2019’a kadar iş işten geçmiş olabilir.
Meselaaa…. 


BYLOCK FİYASKOSU


Bylock meselesi başta çok abartıldı ve Bylock’u indirenlerin hepsi FETÖ’cü kabul edildi. Ama sonra görüldü ki, bazı isnadlar yanlışmış. Yanlış isnadlar düzeltilinceye kadar bir mağdur kitle yaratıldı.  Ayrıca, Bylock konusunda devlet o kadar hazırlıksızmış ki, hâlâ Bylock konuşmaları deşifre edilemedi ve hatta bu yazışmalara henüz ulaşılamadı bile söyleniyor. Koskocaman devlet, Bylock konusunda sınıfta kaldı. Tabii bu da FETÖ’cüleri sevindiriyor. 

 

KRİTERLER YETERSİZ


FETÖ ile mücadelede kurumlara göre değişen kriterler de çok can yakıyor. Bir kurumda işten atılma sebebi olan bir kriter, başka kurumda böyle bir işlem görmüyor. Bunun örneklerinin çok olduğunu gördük. Mesela FETÖ okullarında çocuk okutmak bir yerde sadece soruşturma konusu olurken, bir başka yerde işten atılma sebebi olabiliyor.


Bir acayip durum da kıstaslarda….


Çocuğu FETÖ okullarına göndermek, FETÖ bankasına para yatırmak, dernek ve sendikalarına üye olmak, FETÖ yayın organlarına abone olmak en objektif veri olarak görülüyor. FETÖ’cüsünüz ama ne çocuğunuzu okula gönderdiniz, ne bankasına para yatırdınız, ne dernek-sendikalarına üyesiniz ve ne de yayın organlarına abone oldunuz!... Mevcut durumda, yırttınız!... Bence asıl “mahrem imamlar”, çocuğunu FETÖ okullarına göndermeyen, bankasına para yatırmayan, dernek-sendikalarına üye olmayan ve yayın aboneliği bulunmayanlardır.

FETÖ, 15 Temmuz’da başaramama durumunda, yeni bir hamle için bu “mahrem imamlar”ını kullanmak üzere sütre gerisinde ve hatta FETÖ ile sıkı sıkı mücadele safında tutarak gizlemiştir. Dünyada siyasî ve askerî mücadele tarihi, bu tür “yedekleme” örnekleriyle doludur.


Bylock yazışma metinleri çözülmedikçe ve “mahrem imamlar” deşifre edilmedikçe, her an yeni tehlikelerin baş göstermesi mümkündür. Bu defa şekil değiştirerek yeni darbe teşebbüsleri olabilir. BU yüzden devlet ve iktidar, FETÖ ile mücadelede, mağduriyet yaratmadan, sonuç alıcı stratejiler geliştirmek zorundadır. Yoksa 2019 ufku çok karanlık görünüyor.

Bu yazı toplam 226 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim