• İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C

FETÖ, misyonerlerle kol kola çalıştı

FETÖ, misyonerlerle kol kola çalıştı
FATMA GÜLŞEN KOÇAK / PAZARTESİ SOHBETLERİ

Hain FETÖ’nün yıllarca misyonerlerle birlikte aynı hedef için çalıştığını söyleyen araştırmacı yazar Tuba Arıcı Kozan, “FETÖ’cülerin organize ettiği dinlerarası diyalog toplantılarında; üç dinin aslında birbirinin aynı olduğu tezi savunulmuş, İslam’ın Batı’ya uyumlu hale getirilmesi vurgulanmış ve nihayetinde Anadolu topraklarının Hristiyan ve Yahudilere pay edilmesi hedeflenmiştir” diyor.

Türkiye içinde bulunduğu coğrafya itibariyle olsun Türk ve Müslüman olmaktan kaynaklı olsun dün olduğu gibi bugün de Batı’nın her zaman hedefinde olmuş ve hedef olmaya da devam etmektedir. Kimliğini koruyarak büyüme kararlılığı taşıyan Türkiye, küresel sistemin oyun kurucularını rahatsız etmektedir.  Fetö gibi PKK gibi piyonları kullanarak Anadolu’yu İslamsızlaştırma, dolayısıyla vatansızlaştırma gayelerinin en büyük destekçisi misyonerler olmuştur. Çünkü İslam olma vasfını yitiren Anadolu, vatan olma vasfını da kaybedecektir. Son yıllarda gündemden düşse de misyonerlik bu topraklar için en büyük tehlikelerden olmaya devam etmektedir. Bu mesele ihmale gelmeyecek derecede önemlidir. Bu sebeple misyonerlik üzerine derinlikli akademik çalışmalar yapan araştırmacı yazar Tuba Arıcı Kozan ile kafamızı kurcalayan meseleleri üzerine konuştuk... 

İLK MİSYONER HZ. İSA’DIR

¥ Misyonerlik nasıl ortaya çıkmıştır?

Hıristiyan inancına göre misyonerlik, Hıristiyanlık dini ile birlikte ortaya çıkmıştır. Kilisenin kurucusu olan Hz. İsa aynı zamanda ilk misyonerdir. Kilisenin kurucusu ve temeli kabul edilen İsa Mesih’in Havarilerine tevdi ettiği en önemli görev de İncil’i bütün milletlere yaymalarıdır. Bu temel görev, dört temel İncil’de ve Yeni Ahid’in “Resullerin İşleri” bölümünde açıkça ifade edilmiştir. Misyoner kelimesi başlangıçta sadece papazlar için kullanılırdı. 17’nci Yüzyılda bütün ruhban sınıfını kapsayan bu kelime 19’uncu yüzyıldan itibaren de rahibeleri, öğretmenleri, doktor ve hemşireleri de kapsadı.

¥ Modern çağda nasıl başlamış?

Misyoner William Carey’in 1793 yılında Hindistan’a ayak basması, Modern Misyonerlik döneminin başlangıcı olmuştur. Bu dönemle birlikte misyonerlik faaliyetlerini gerçekleştirmek ve bu faaliyetleri finanse etmek amacıyla cemiyetler ve bakanlıklar kurulmuştur. Yine bu dönemde, 1600 yılından başlamak üzere Anadolu’ya ve diğer Osmanlı merkezlerine yönelik gözle görülür biçimde Katolik ve Protestan misyoner akını olmuştur. Başta Türkler olmak üzere, diğer Müslüman tebaa üzerinde gerçekleştirdikleri faaliyetlerinin başarısız olması sonrasında, dini azınlıklara yönelmişlerdir. Coğrafi Keşifler sonrasında Doğu’da Amerika’da Hıristiyanlık hızla yayılmıştır. 

BUDALA ORYANTALİSTLER 

¥ Oryantalistlerin misyonerlikle bağlantısı nedir?

Oryantalist ise İslam bilimleriyle uğraşan Batılı bilim adamları manasındadır. İslam tarihinin orta dönemlerinden başlamak üzere, İslam coğrafyasında misyon faaliyeti yürüten Batılı misyonerler, bu amaçla İslam dilini ve İslam ilimlerini öğrenerek faaliyetlerini buna göre şekillendirmişlerdir. Bütün bu çabaların biricik amacı, gerek o yüzyılda, gerekse sonraki yüzyıllarda Müslümanları dillerinin ve dinlerinin batıl olduğuna bizzat kendi dilleriyle inandırmak ve Hıristiyanlık dinine çekmektir. 

¥ Peki başarılı olmuşlar mı?

Oryantalistlerin çabaları zaman zaman İslam dünyasında karşılık bulabilmiştir. Nitekim Osmanlıların son dönemlerinde, bazı Batı hayranı aydınların eliyle misyoner müsteşriklere ait eserler, Türkçeye çevrilmek suretiyle yayınlanmıştır. 

¥Günümüzde de ülkemiz üzerinde hedef gütmekteler mi?

Özellikle İslam tarihi boyunca Müslümanlar arasındaki mezhep kavgalarını ve siyasi ihtilafları sık sık gündeme getiren oryantalistler, Babilik, Bahailik, Kadıyanilik, Bektaşilik, Alevilik gibi fırkaları sık sık gündeme getirmişler, böylece Ehl-i sünnet ile Şîilik arasındaki mevcut ihtilafları, dün olduğu gibi bugün de körüklemeye çalışmaktadırlar. Yine Batı’da cereyan eden İslam karşıtlığının altında yatan ana etken yine oryantalistlerdir.

Dinlerarası diyalog TUZAĞI

¥ Fetö’nün yıllarca savunduğu “dinlerarası diyalog”un misyonerlikle bağlantısı nedir?

En etkili misyoner stratejilerinden birisi de dinlerarası diyalogdur. 1960’lı yıllarda yapılan II. Vatikan Konsili’nde Katolik kilisesinin dışa açılma kararı alması ilerleyen dönemde diyalog faaliyet ve tartışmalarını gündeme getirmiştir. İlk başlarda kilisenin gittikçe artan sorunlar ve insanlığın geleceğini tehdit eden sıkıntılar karşısında Hıristiyan olmayanlarla iyi ilişkiler geliştirme söylemini vurgulayan diyalog anlayışı, daha sonraki belge ve dokümanlarda netleşmeye başlamış ve kilisenin temelde diyaloğu bir misyon vasıtası olarak gördüğü açıkça ifade edilmiştir. 

¥ ’Fetö büyük projenin gönüllü parçası oldu’ diyebilir miyiz?

FETÖ’cüler misyonerlerle kol kola çalıştılar. Aynı hedef ekseninde buluştular. Maalesef bu sinsi çalışmalara zamanında birçok akademisyen ve yazar destek oldu. Karşı çıkanlar üzerinde itibarsızlaştırma yıldırma operasyonları yapıldı. Fetö’cüler tarafından organize edilen dinlerarası diyalog toplantılarında şu maddeler esas alınmıştır:

1. İbrahimi üç dinin (Yahudilik, Hıristiyanlık, İslamiyet) kaynağı aynıdır.

2. Diyalog programları İslam anlayışının değiştirilmesi, İslam’ın Protestanlaştırılması, Müslümanların sekülerleştirilmesi ile Batı’ya uyumlu hale getirilmesi gerekmektedir.

3. Anadolu sadece Müslümanlar için değil, Yahudilik ve Hıristiyanlık açısından da önemli bir hazinedir.

4. Anadolu topraklarına sahip olma ve tasarrufta bulunma hakkının Hıristiyanlığa ve Yahudiliğe de tanınmalı. 

RADYODA PROPAGANDA

¥ Misyonerlerin en yaygın kullandığı metod nedir?

Ülkemizde olduğu gibi dünyada da yapılan misyonerlik faaliyetlerinin en çok bilineni kapı kapı dolaşarak İncil’in, Hıristiyanlık ve Hz. İsa ile ilgili kitapların dağıtılmasıdır. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte web siteleri yolu ile propaganda yapmaya ağırlık verdikleri de görülmektedir. Müjde FM ve Radyo Kumru gibi çeşitli radyo istasyonlarından da Türkçe Hıristiyanlık propagandası yapılmaktadır.

FENER’İN EKÜMENLİK HAYALİ

¥ Fener Rum Patrikhanesi’nin Ekümenik olduğunu empoze etme çalışmaları devam ediyor mu?

Patrikhane Ruhban okulunu açma ve ekümenik hayallerinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir. 

¥ Türkiye’deki Misyonerlik Faaliyetlerinde bir gerileme var mı?

Hayır. Yaklaşık 150 yıldır Anadolu topraklarında çeşitli yöntemlerle faaliyet gösteren misyonerler, bugün sadece açtıkları okullarda ve kiliselerde değiller, halkımızın evlerine, dükkânlarına, okullarına kadar gelmişlerdir.

DİKKAT! HEDEFLERİ BİZİ BÖLMEK

¥ Misyonerler, hangi kesim üzerinde yoğunluk yürütmektedir? 

İlk olarak yıllarca bu vatanda ortak kültür ve din birliği içerisinde kardeşçe yaşamış etnik grupları bir birine düşman etmekle başlamışlardır. Bu vesileyle başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere Anadolu’da yaşayan etnik ve dini farklılıklar üzerinde yoğun faaliyet göstermektedirler. Amaçları ise Türkiye’yi parçalamaktır. Misyonerlerin ateist PKK terör örgütüyle olan münasebeti artık bilinen bir gerçekliktir.

Ülke olarak millet olarak bunlara karşı uyanık olmalıyız.

kimdir?

Tuba Arıcı KOZAN: 1979’da Amasya’nın Taşova ilçesinde doğdu. Kadıköy İmam Hatip lisesinin ardından 2002 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde bitirdi. 2007 yılında MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Din Sosyolojisi Bilim dalında yüksek lisans yaptı. Diyanet’e bağlı çeşitli kurumlarda görev yaptı. Halen İmam Hatip Meslek dersi öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Evli ve bir çocuk annesi olan Kozan’ın çeşitli dergilerde yayınlanmış makale ve yazılarının yanında 2010 yılında yayınlanmış, “Türkiye’de Misyonerlerin Hedef Kitleleri ve Faaliyetleri” isimli bir de kitabı bulunmaktadır.

Yeni Akit

Bu haber toplam 109 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim