“FETÖ’cüler Türk dünyasını da istismar etti”

“FETÖ’cüler Türk dünyasını da istismar etti”
Yerli Düşünce Derneğinin davetlisi olarak Kırgızistan’da düzenlenen Türk Filmleri haftasına katıldık. Kırgiztan’da bulunduğumuz beş gün boyunca Türkiye’yi Türk Dünyasından gözlemleme imkanı bulduk.

Fatma Gülşen Koçak  -  Türkiye’nin Türkiye’den ibaret olmadığını apaçık şekilde görmüş olduk. Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı Ve Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanı Yalçın Topçu Beyin bütün konuşmalarında vurguladığı birlik beraberlik mesajlarının ortak çalışmalara imza atma teklifinin Kırgızları heyecanlandırdığını görmek hepimizi mutlu etti.

Yalçın Topçu partiler üstü anlayışla Türkiye sevdası ve ideali çerçevesinde adeta diplomatik seferberlik başlatmışçasına sayılı günleri ülkemiz adına dolu dolu geçirme derdiyle TİKA temsilciliği Manas Üniversitesi Büyükelçilik başta olmak üzere Kırgızistanlı yetkililerle sürekli bir görüşme içerisinde oldu. Topçu’nun bu olağanüstü çabası gayreti Cumhurbaşkanımızın mesajlarını atayurduna taşımaktaki titizliği bütün katılımcılardan büyük takdir gördü. Açıkçası Cumhurbaşkanımızın çevresinde  liyakat ve sadakat sahibi böylesine vatan millet memleket sevdalısı insanların olması ülkemiz adına bir kazanç diye düşünüyorum. Topçu gibi küçük hesapların değil büyük inançların kutlu ideallerin sahibi olan insanlar Cumhurbaşkanımızın zorlu ve çetin yürüyüşünde her zaman yanında olacaklar sadece iyi günde değil meşakkatli zamanlarda da kaleyi terketmeyeceklerdir. Vatanımız içinden geçtiğimiz süreçte çelikten bir iradeye sarsılmaz bir sadakata meseleye tüm yönleriyle vakıf liyakat sahibi insanlara ihtiyaç duymaktadır. Yalçın Topçu’nun Kültürden sanata edebiyattan mimariye tarihten siyasete uzanan çok yönlü ufku bize umud vermiş ülkemiz adına sevindirmiştir.

Kırgızistan Türk Filmleri Haftası Atayurdunda Türkiye’nin sesi soluğu oldu. Kırgızların yoğun ilgisine mazhar olan programlar beş gün boyunca Türkiye rüzgarı estirdi. Biz de gerek Türk Filmleri Haftasını gerekse ülkemizi ilgilendiren önemli meseleleri Yerli Düşünce Derneği Başkanı Ordu Milletvekilli Metin Gündoğdu Beyefendi ile konuşma imkanı bulduk. Hayırlı haftalar dileyerek ilginize sunuyoruz efendim.

 Yerli Düşünce Derneğinin kuruluş gayesi nedir?

Yerli Düşünce Derneği başta Türk-İslâm coğrafyası olmak üzere birleştirici bir gayeyle yola çıkmış, bize ve tüm dünyaya bizden olanı hatırlatmak amacıyla çalışmalarına başlamıştır. İhtiyaç duyduğumuz, eksikliğini hissettiğimiz çoğu şeyin bizde mevcut olduğunu, milli kültürümüze ve köklü medeniyet anlayışımıza kulak verdiğimizde tamamlanacağımızı herkese göstermeye çalışıyoruz. Bu sebeple yerlilik ve millilik vurgusu yaparak evrensele ulaşmanın çok daha elzem olduğu kanaatindeyiz. Evrensele ulaşma yolunda temel aldığımız en büyük çalışmaların başını uluslar arası öğrenciler çekiyor. Türkiye’ye eğitim görmek için gelen öğrencilere ulaşıyor, onların tüm sıkıntılarını dinliyor, çözüm yolları üretmeye çalışıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır giderek artan bir nüfusa ulaştık. Derneğimizde her ülkenin bir temsilcisi var. Kardeş kahvaltıları adı altında kaynaştırma programları düzenliyoruz. Bu programlarda öğrenciler hem kendi kültürlerini tanıtarak kendilerini ifade etme fırsatı buluyor, hem de yalnız olmadığını görerek uyum sağlama sürecini kolaylıkla aşıyor. Ayrıca ülkemizde ve yurtdışında çeşitli kültürel faaliyetler düzenliyoruz. Kültürü tanıtmak her şeyden önce büyük bir mesuliyet gerektiriyor. Çünkü bir hazineye sahipsiniz ve bunu doğru kanallarla hedeften sapmadan yerine ulaştırmak, tanınmasını sağlamak zorlu bir süreci de beraberinde getiriyor. Biz ülkemiz için tüm bu süreçleri göz önünde bulundurup yerli bir bilinçle dokunabildiğimiz her alandan mutluluk duyuyoruz. 

 Yerli düşünceye sahip aydınlarımıza düşen vazife nedir?

Her şeyden önce şunu hatırlatmakta fayda var. Yerlilik sağın da solun da ötesindedir. Her ne kadar miliyetçi bir arka plan barındırdığı düşünülse de yerlilik her türlü siyasi ideolojinin üzerinde, kapsayıcı ve birleştirici bir kendini bilme hareketidir. Örneğin sol ideolojiye sahip bir yazar olarak bilinen Kemal Tahir yerlilik fikrinin şekillenmesini sağlayan isimlerin başında gelir. Aydınlarımıza düşen vazife ideolojileri ne olursa olsun bu toprakların evlâtları olduklarını unutmamaları, ithal fikirleri yüceltmek yerine bizde zaten mevcut olan değerleri görmeleri, göstermeleridir.

Dernek olarak bazı ülkelerde Türk Filmleri Haftası düzenliyorsunuz. Sinema muhafazakar kesimin uzak kaldığı bir alan. Bu çalışmayla neyi hedefliyorsunuz?

Yerli Düşünce Derneği olarak şimdiye kadar Azerbaycan, Kazakistan, Makedonya ve Kırgızistan olmak üzere  4 farklı ülkede Türk Filmleri Haftası düzenledik. Sinema modern zamanın kültür taşıyıcısıdır artık  ve bizler sinemanın birleştirici diline inanıyoruz. Ülkemizin hikâyesini, sosyal hayatını sinema aracılığıyla dünyanın diğer ucuna ulaştırabiliyoruz. Bu millet neye üzülür, nasıl mutlu olur bunu gösteriyor sinema. Yani yerliliğe de hizmet ediyor. Diğerleriyle kıyaslandığında muhafazakar kesimin bu alanda biraz daha pasif olduğu düşünülüyor. Oysa muhafazakar kesimin de bir hikayesi var, onları anlatan başarılı isimler var. Bu isimlerin gün geçtikçe arttığını hepimiz görüyoruz. 

 Kırgızistan kazanımlarınızı, izlenimlerinizi alabilir miyiz?

Bir ülkenin topraklarına “Ata yurt” demeniz her şeyi özetliyor. Kırgızistan çıkış noktamız, kültür birlikteliğimiz, medeniyet kardeşliğimiz. Hepsinden önce ortak kültüre sahip olmanın nasıl bir anlam taşıdığını gösteriyor bize. Kendinizi yabancı hissetmediğiniz topraklarda, biraz uğraşsanız anlayacağınız bir Türkçe ile konuşuluyor. Misafirperverlik, saygı ve değer verme birleştiğimiz noktalardan.

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlediğimiz Türk Filmleri Haftası bu fikirlerde yanılmadığımızı bizlere gösterdi. 5 gün boyunca 5 ayrı Türk filminin gösterildiği programımıza ilgi yoğundu. Her biri ortak bir hikayeyi izlediklerini söylediler. Bunun dışında Kırgızistan Kültür ve Turizm Bakanı ile iki ülke arasındaki iş birliğini artıracak görüşmelerde bulunduk. İlerde bu görüşmelerin meyvelerini toplamaya başlayacağımızı ümit ediyorum.

 Mecliste millet adına siyaset üreten bir milletvekili olarak sizce ülkemizin en önemli meselesi nedir?

Ülkemizin en önemli problemi 15 Temmuz'u merkeze koymak kaydıyla  terör olaylarıdır. Ülkemiz maalesef 1980'den beri PKK terörü ile uğraşmaktadır. Ayrıca DHKPC, DAEŞ, Elkaide gibi diğer terör örgütleri de ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmaya çalışmaktadır. Biz bunların dirliğimize ve kardeşliğimize kast etmek isteyen dış güçlerin maşaları olduğunun farkındayız. Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan köprü ülke konumundayız. Aynı zamanda enerji havzalarının da kavşak noktasındayız. Bu durum bizi bölgenin en güçlü ve aktif rol üstlenen ülkesi konumuna taşımaktadır.

Türkiye’nin dünya siyasetinde de söz sahibi olması kimleri korkutmaktadır?

Aynı zamanda Cumhurbaşkanımız   ve Devlet Başkanımızında Güçlü lider olması Dünyanın hamisi olduğunu iddia eden ülkeleri korkutmaktadır.  Türkiye'nin dizginlenemeyen yerli ve milli duruşu dış güçleri ürkütmüştür. Bu gibi nedenlerden dolayı ülkemizi zayıflatmak için terör örgütleri ile Türkiye'yi dizginlemeye çalışmaktadırlar. Artık bizim ülkemizi terörle ( bunu n adı ne olursa olsun) hizaya çekemeyecekler. Bölgemizde güçlü ve istikrarlı bir ülke olmaya devam edeceğiz. Terörün adı ne olursa olsun  söküp atacağız.

Fetö ile yürütülen istikrarlı ve kararlı mücadeleyi nasıl buluyorsunuz? Daha kesin Daha keskin olmak gerekmez mi?

 FETÖ ile mücadele dikkatli bir şekilde devam ediyor. Başta bazı aksaklıklar olmuş olabilir ama 15 Temmuz işgal girişiminden sonra devlet kendini korumak için daha sert tedbirler almak zorundaydı. Bu mücadele sürerken yaşanan bazı aksaklıklar Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu eliyle düzeltilecektir. Benim şahsi kanaatim Resulullah efendimizin dediği ölçü ile hareket edilmesi yönünde. Ne diyor o, "Suç işleyen kızım Fatma da olsa kolunu keser atarım." Devlet olarak ölçümüz bu ilke olmalı. Benim yakınım, dostum, ortağım denilerek birileri korunursa bunun hesabını yarın veremeyiz. Bu husus hak ve adalet açısından çok önemli, daha dikkatli hareket etmeliyiz. Bugün gelinen noktada oluşan rahatsızlıkları ve huzursuzlukları hızla ortadan kaldırmalıyız.

Kırgızistan’da ve  Türk dünyasının diğer ülkelerinde Fetö ile mücadele istenilen seviyede mi?

Üzülerek söylüyorum ki Türk Dünyası ülkelerinde FETÖ yapılanması devam ediyor. Bizler onlara "Bunların okullarını kapatın" demekle kalmayıp alternatif yapılar ortaya koymak durumundayız. Türk Cumhuriyetlerinde yeniden titiz bir çalışma yapılmalıdır. Tetkikler detaylandırılıp insan envanteri ortaya çıkarılmalı, böylece yeni isimlerle hareket edilmelidir. Her şeyden önce bölgede FETÖ'nün nasıl bir terör örgütü olduğu anlatılmalı, farkındalık yaratılmalıdır. Türk Dünyasında gezenler o bölgeyi istismar etmişler. Fetöcüler Türk Dünyasını istismar etmiş. FETÖ'cü olmayanlara iftira atıp para talep eden ekipler oluşmuş. Bu asılsız söylemler yüzünden FETÖ ile sağlıklı bir mücadele verilememiştir. Bizim Yerli Düşünce Derneği olarak bir diğer amacımız da buralarda yeni insan envanteri ile birlikte anavatana bağlı ve Türkiye Cumhuriyeti ile ortak hareket eden yapıları bölgede etkin hale getirmektir.

Ordulu bir vekil olarak Kültür ve Turizm bakanı olarak Numan Kurtulmuş’un seçilmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Kültür ve Turizm Bakanı'nın hemşehrimiz Numan Kurtulmuş olması  ilimiz açısından çok olumlu. Ordu ilimiz turizm alanında bölgede etkili bir konumda olmasına rağmen bu güne kadar ortaya çıkartılmayan birçok doğal güzelliğe de ev sahipliği yapıyor. Bunların gün yüzüne çıkması, gezi merkezlerimizin gündeme gelmesi ve altyapı yatırımlarının da çözülmesi için bunu büyük bir fırsat olarak görüyoruz. İnşallah bu fırsatı iyi değerlendirerek bölgenin turizmde parlayan yıldızı oluruz.

Son olarak işgal ve zulüm altındaki Kudüs’le ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Müslümanların ilk kıblesi olan Kudüs bizim için çok önemli. Resululullah efendimizin miraça çıkmadan önceki son durağı Mescidi Aksa'nın İsrail tarafından işgal edilmesine kimse müsaade etmez. Sesimizi yükseltmemiz ve İslam coğrafyası olarak ayağa kalkıp kendimizi hatırlatmamız gerekiyor. Bu zulüm ancak birlikle durdurulabilir.

Çok teşekkür ederiz.

Biz de size ve gazetemize teşekkür ederiz.

Yeni Akit

Bu haber toplam 291 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim